
|

Gidiş savaşa doğru olunca...
Savaş olacak mı? Evet, Amerika Irak’ta vuracak Saddam’ı düşürmek ve düzen değişikliği yapmak için...
Türkiye savaşa girecek mi?
Hayır girmeyecek.
Elde silah savaşacak olan önce Amerika, sonra İngiltere...
Türkiye ne yapacak?
İki şık var:
(1) Ya Kuzey Cephesi için de Amerika’ya izin verecek. (2) Ya da izin vermeyip, 1991 Körfez Savaşı’nda olduğu gibi Amerika’ya sadece hava saldırıları ve başka bazı destekler için başta İncirlik olmak üzere üslerini kullandıracak. Tabii bu arada Kuzey Irak’taki askeri varlığını her durumda güçlendirecek.
Türkiye savaşa girmeyecek diyorsun. Oysa bu şıklar savaşa girmek anlamına gelmiyor mu?
Saddam eğer bunlardan dolayı Türkiye’ye saldırırsa, savaş bizim için de kaçınılmaz hale gelir. Fakat Saddam hedef büyütecek böyle bir çılgınlığı 1991’de yapmamıştı. Bu sefer de yapacağına ihtimal verilmiyor.
Kuzey Cephesi için Amerika’ya izin çıkacak mı? Yani TBMM’ye tezkere gelecek mi?
Gelecek gibi.
Sonunda uzlaşma bekleniyor.
Dün kulislerdeki genel beklenti böyleydi. Kapalı kapılar arkasındaki pazarlıkların daha çok Irak Kürtlerinin silahlandırılması ve Saddam sonrası Irak ordusunun niteliği ile ilgili konularında düğümlendiği kulaklara çarpıyordu.
Amerika’ya Kuzey Cephesi için izin Türkiye’nin çıkarlarına uygun mu? Pazarlık iyi yapılıp sağlam kazığa da bağlanırsa, uygun olduğunu düşünüyorum.
Neden?
Türkiye’nin Irak’ta savaşı engelleme şansı yok. Tek süper güç Amerika’dan başka dünyada kimsenin böyle bir gücü olmadığı görülüyor.
Bu nedenle savaş patladığında, Amerika’yla işbirliği yapmıyor olsa da, Kuzey Cephesi için hayır demiş olsa da Türkiye yine zarar görecek.
Üstelik bu sefer Washington’la ilişkileri limonileşeceği için zararlarını karşılaması çok daha güçleşecek. IMF ile işler daha beter yokuşa sürülecek. Bütün bunlardan Türk ekonomisinin zaten bıçak sırtında olan dengeleri olumsuz etkilenecek.
Yani hesap kitap meselesi!
Ayrıca, konu yalnız ekonomiyle sınırlı değil. Saddam sonrası Irak’ta nasıl bir devlet düzeni kurulacak? Kürtler, Türkmenler, Şii, Sünni Araplar yeni düzende nasıl bir yer kapacaklar? Federal düzen coğrafi mi, etnik mi bir temele oturacak? Ordu üniter mi olacak? Kürtlerin ordusu mu, polis gücü mü olacak?
Ve Kerkük, Musul, petrol...
Türkiye’nin ulusal güvenliğini, siyasal çıkarlarını çok yakından ilgilendiren bütün bu konularda ‘söz hakkı’na sahip olabilmesi için de Türkiye’nin "Ben bu oyunda yokum!" deme lüksüne sahip olduğunu sanmıyorum.
Hem çıkarları, hem coğrafyası maalesef buna el vermiyor. Manevra alanı fazla geniş değil.
Ama Türkiye bu coğrafyasını akıllı oynayarak Saddam sonrası Ortadoğu’sunda ve 11 Eylül dünyası’nda kendi yerini daha cazip kılabilir. Kısa sürecek bir savaştan en az zararla ve yakın geleceğe iyi yatırım yaparak çıkabilir.
Evet, savaş kötü!
Kimse savaş sözünü duymak istemiyor. Keşke Saddam belasından savaşsız kurtulsak, çözüm barışçı olsa...
Ama gidiş savaşa doğru.
Türkiye de hesabını kitabını buna göre yapmak zorunda. Yapıyor da. Hükümet, Washington’la ‘tezkere oyunu’nu kötü oynamadı bugüne kadar. Dileriz, bundan sonrası da iyi gelir.
h.cemal@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|