24 Şubat 2003 Pazartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



"Gülüm" filmini seyredince...

     BAZI filmler vardır, seyredip çıktıktan sonra, aklınızda bir şey kalmaz, bazılarında ise, bir sahne hafızanıza kazınmıştır, kolay kolay çıkmaz, öyle filmler de vardır ki, hem hafızanıza takılı o sahneyi, hem de, yıllar sonra, seyrettiğiniz o filmi hemen hatırlarsınız...
     "Gülüm" de o filmlerden biri...
     * * *
     ZEKİ Ökten’in bu filminin konusu "aile içi çekişme, çatışma ve çelişkileröle dolu...
     Birinci ailenin "Rutkay Aziz, Güler Ökten, İdil Fırat" kızı, ikinci ailenin "Tarık Akan, Nebahat Çehre, Okan Bayülgen" oğlu ile evlenmiş, birbirlerini severek evlenmişler, bir süre sonra sevgi filan bitmiş, geçimsizlik hırgür başlamış... Genç adam mutluluk üzerine yazılar yazan, konferanslar veren biri ama, kendisi mutlu değil, her haltı karıştırıyor, her seferinde karısını bir hediyeyle, bir çiçekle uyuttuğunu sanıyor.
     Genç kadın, uyumuyor, yutmuyor, o da intikamını "sanal ihanetle" alıyor, geçiyor bilgisayarın başına internette dolaşıyor.
     * * *
     İKİ ailenin reisi, yani babalar emekli, vakitlerini balık tutarak geçirmeye çalışıyorlar, kızın babası vurdumduymaz biri, oğlanın babası ise sessiz, sakin duygu dolu, küçük kızlarının ölümüne neden olduğu ameliyata izin verdiği için, karısı tarafından suçlanmış, kadın çekip, güneyde bir yerde balıkçılık yapan kardeşinin yanına gitmiş...
     Kızın ölümü bir sır, ne olmuş, niçin ameliyat olmuş, pek belli değil, bu yüzden annesi kocasını affetmiyor, kocası da bunu sır gibi saklıyor.
     * * *
     KONU bu, basit gibi görünse de, "bizden" olduğu için hem duygusal, hem de iyi çevrilip, iyi oynandığı için insanı etkiliyor, bu, bir Fransız, İtalyan, Amerikan filmi olsaydı, bu kadar sıcak olabilir miydi?
     * * *
     TARIK Akan, "Eylül Fırtınaları"ndan sonra ikinci defa "Baba" rolünü oynuyor, müşfik, duygulu, sevecen bir baba...
     Eğer Okan Bayülgen’i televizyondan tanıyıp, hakkında karar vermişseniz, bu filmi seyredince yanıldığınızı anlarsınız.
     * * *
     UNUTULAMAYACAK sahneye gelince...
     Boşanmanın eşiğindeki genç kadın (İdil Fırat) kahvaltı sofrasında babasını (Rutkay Aziz) suçluyor, onun da gençliğinde ne haltlar karıştırdığı, annesine neler çektirdiğini sayıp döküyor.
     Kızının, söylediklerinin doğru olduğunu bilen anne, (Güler Ökten) sanki geçen yılları yeniden yaşıyor, donup kalıyor, yüzündeki ifade, milyonlarca çileli kadının fotoğrafı...
     İkinci bir sahne daha var...
     Güneydeki balıkçının (Sümer Tilmaç) "Yahu burada bir denizaltı batmıştı, bu koyda mı?" diyene verdiği cevap...
     "Size de yirmi yıldan beri, aynı şey sorulursa...
     * * *
     "GÜLÜM" bize göre, ileride "sayılacak" olan Türk filmlerinden biri...
     Herhalde beğenmeyenler de çıkacaktır, mesela "Tarık Akan’la, Okan Bayülgen’e baksanıza. Böyle uzun boylu babanın, bu kadar kısa boylu oğlu olur mu?" diyenler de çıkacaktır.
     Sanki uzun boylu babanın oğlu uzun, kısa boylu babanın oğlu, kısa olurmuş gibi...
     Maksat eleştiri olsun!..
     
     h.pulur@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Lozan’dan sonra...

Çetin ALTAN
Mutlu evlilikler üstüne

Fikret BİLA
Tek tezkereyle tüm sorunlar çözülecek

Yasemin CONGAR
Pazarlığın ardından...

Hasan PULUR
"Gülüm" filmini seyredince...

Derya SAZAK
Özal, AKP, tezkere

Ece TEMELKURAN
İmparatorluk ve Sokaklar-2

Osman ULAGAY
Verimlilik liginin dibindeki Türkiye

Güngör URAS
Bankalar para kazanamıyor zarar ediyor (...ama vergi ödüyor)

© 2002 Milliyet