
|

Özal, AKP, tezkere
Irak’ın Kuveyt’i işgali üzerine 1990 yazında patlayan Körfez krizi "Özal’ın savaşı" olmuştu.
Cumhurbaşkanı Özal, 2 Ağustos’taki işgalden Bağdat’a hava saldırısının başladığı 17 Ocak 1991’e dek, ABD Başkanı George Bush’u (bugünkü başkanın babası) Irak’a silahlı müdahaleye yönlendiren liderler arasında başı çekiyordu. ABD’nin günümüzdeki tek destekçisi Tony Blair gibi 1990’da İngiltere Başbakanı olan Margaret Thatcher da Saddam’a karşı askeri güç kullanımından yanaydı. Tek fark, Thatcher’ın sağda, Blair’in solda olmasıdır!
Körfez krizi, Özal’ın Türkiye’yi Çankaya’dan yönetmesi için aradığı fırsatı verdi.
Özal, Başbakanlığı Yıldırım Akbulut’a bırakarak Köşk’e çıkmıştı. Saddam’ın Kuveyt’i işgaliyle "tek adamölığını uluslararası zemine taşıdı. İçeride durumu tartışmalı Cumhurbaşkanı Özal, dünya arenasında başta ABD Başkanı Bush olmak üzere kurduğu güçlü ilişkilerle Körfez’deki gelişmelere yön veriyordu. Buna rağmen, Özal’ın Türkiye’yi savaşa sokma planı tutmadı.
AKP’nin bugün karşılaştığı "tezkere sorunu"nu Özal da yaşadı. Kendi tayin ettiği Başbakan Akbulut, Özal’a direndi. Meclis’ten hükümete "savaş yetkisi" verilmesini isteyen Cumhurbaşkanı bunu sağlayamadı. ANAP grubunda Mesut Yılmaz ve arkadaşları Özal’a karşı çıktılar. Daha sonra tezkere, hükümetin Türkiye’ye bir "saldırı olması" koşuluna bağlanarak getirildi.
Üsler ve hava sahası ise 17 Ocak 1991’de savaşın başladığı gün TBMM kararıyla açıldı.
Dönemin Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Engin Güner, ABD’nin isteğine rağmen harekatın başladığı gece İngiltere’den kalkan B - 52 bombardıman uçaklarına Türkiye üzerinden geçiş izni verilmediğini bildiriyor.
Özal, Körfez krizi öncesinde Saddam Hüseyin’in Kuveyt’i işgal edeceği konusunda Başkan Bush’u uyaran ilk bölge lideriydi. Ancak, Saddam’ın savaştan sonra kalması halinde olacakları göremedi. Hesabı şuydu: Irak yeniden yapılanacak, Türkiye masada yer alarak Musul - Kerkük’teki tarihi haklarını elde edecekti. Bu toprak kazanımı değilse de petrolden pay alma düşüncesinin ürünüydü. Özal, Kuzey Irak’taki Kürtlerin hamiliğine soyundu. Barzani ve Talabani’yi Ankara’ya davet etti, "kırmızı pasaportöla ABD’ye gönderdi. Ancak Kuzey Irak’taki gelişmeler göç dalgasıyla birlikte Türkiye’nin başına yeni sonuçlar açtı, PKK terörü tırmandı. Çekiç Güç sayesinde ABD, bölgeye yerleşti.
Bir koyup üç alma hevesine dayalı Körfez zararının yüz milyar doları bulduğu hesaplanıyor.
TBMM’nin yaklaşan Irak savaşında "Kuzey cephesi" için Amerikan askerlerinin geçişine izin veren tezkereyi görüşeceği bu hafta Türkiye tarihi bir eşikten geçecek.
ABD’nin senaryosu tutmazsa, Özal’ın kaderini Gül hükümeti de paylaşabilir.
Kaybeden Türkiye olur!
dsazak@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|