25 Şubat 2003 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  

 



Irak’tan iyimser senaryo çıkarmak!

     Bizim ülkemizin kritik kavşakları, geçiş dönemleri hiç bitmez. Bugün yine öyle bir durumdayız. Tarihin hızlandığı bir zaman dilimini yaşıyor Türkiye. Ankara eğer tercihlerini iyi yapar, doğru kararlar alırsa önümüz açılır.
     Ama öncelik Irak’ta!
     Savaşın hızla bitmesi şart.
     İkinci olarak:
     Saddam sonrasında Irak’ın kaosa düşmemesi, normalleşme rayına çabuk oturması gerekiyor.
     Bu iki önkoşul gerçekleşebilir mi?
     Savaş, kendi başına birçok bilinmezi bağrında taşır. Irak’ta ne olacağını kapalı kapılar arkasında önceden kestirmek güç. Ama yine de genel beklenti, Saddam’ın çabuk devrileceği ve kaos yerine normalleşme kapısının açılacağı yolunda.
     Bu iki önkoşulla birlikte:
     (1) Tezkere pazarlığı...
     Ankara - Washington hattındaki gelişmeler, Amerika’yla bu pazarlığın olumlu sonuçlanacağını gösteriyor. Bakanlar Kurulu’nda dün imzaya açılan tezkere TBMM’ye sevkediliyor.
     Tezkerenin mali boyutu, yani hibe ve krediler Türkiye’nin ekonomide düze çıkmasına yardımcı olabilecek. Ama bir şartla: Geçmişin bol kepçe popülist politikalarından sakınılması lazım.
     (2) IMF ile anlaşma...
     Yukarıdaki koşul, bizi ister istemez IMF ile program pazarlığına getiriyor. Hükümet, başka yol var mı arayışlarıyla bu alanda birkaç ay kaybetti. Ama şimdi manevra alanının fazla olmadığını gördüğü anlaşılıyor.
     Piyasanın sopası nedir sorusunu yeni hükümetin de, biraz gecikmeyle de olsa, yerli yerine oturtmaya başladığına dair işaretler çoğalmış durumda. Mali disiplin ve yapısal değişim konusunda kararlılık eğer Ankara’nın gündemine iyice oturursa, tezkere pazarlığından gelecek parayla ekonomi iyileşme yörüngesine daha çabuk girer.
     (3) Irak’taki Türkiye...
     Amerika’yla birlikte Kuzey Irak’taki Türk askeri varlığı da güçlenecek. Bu bakımdan Amerika’yla güvenlik boyutlu görüşmelerin tamamlandığı anlaşılıyor.
     Bir noktaya dikkat şart:
     Türkiye, Irak Kürtleri ve Arapları ile karşı karşıya kalmaktan, daha açık deyişle çatışmaktan özenle kaçınmalı. Her iki tarafın çıkarları da bunu gerektiriyor. Ama bu arada özellikle Iraklı Kürt lider Barzani’nin kendi elindeki kartların değerini iyi tartması ve Türkiye’ye dönük tavrına itina göstermesi lazım.
     (4) Ve Kıbrıs’la AB...
     ‘Çözümsüz’ bir Kıbrıs, Türkiye’nin Avrupa Birliği yolunda engel. Bunun böyle olduğunu hafta içinde Tayyip Erdoğan’ın ağzından bir kez daha duydum. AKP liderliğinde Kıbrıs’ı çözme kararlılığının devam ettiği görülüyor.
     Bunun gibi AB yolunun gerektirdiği demokratikleşme adımları da yeni hükümetin gündeminde. Bazıları atıldı, bazılarının hazırlıkları devam ediyor. Irak açısından ABD ile işbirliğine giden Türkiye’nin, ilişkilerinin AB boyutunu da göz ardı etmekten kaçınması hükümet için olumlu bir puan...
     Bu arada Ankara, baştan beri Washington’la tezkere pazarlığı ile IMF ve Kıbrıs pazarlıklarının uçlarını birbirine bağlamak için ilginç bir çaba içinde. Anlaşılan Irak’tan dolayı Amerika karşısında güçlendiğine inandığı elini, IMF ve Kıbrıs’ta lehine kullanmak istiyor. Hükümet yetkilileri bu yöntemin sonuç verdiğine inanıyor.
     Özetlersek:
     Irak’ta savaş çabuk biter, petrol fiyatı patlamaz, Saddam sonrası kaos doğmazsa... Türkiye, Kuzey Irak’ta kendisini çıkmaza sokmazsa... Ekonomide mali disiplin ve yapısal değişim mantığından sapılmazsa... Irak dolayısıyla Amerika’dan sağlanacak hibe ve krediler yerinde kullanılır, çarçur edilmezse... Kıbrıs’ta çözüm kararlılığı sonuç verirse...
     Türkiye’nin önü açılır!
     Bu ihtimal de var mı?
     Evet var.
     
     h.cemal@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
AKP’nin ateşle imtihanı

Melih AŞIK
Ortak kazığı...

Fikret BİLA
ABD’ye bakış

Hasan CEMAL
Irak’tan iyimser senaryo çıkarmak!

Güneri CIVAOĞLU
Mönü

Can DÜNDAR
Sayın AKP milletvekilleri!

Abbas GÜÇLÜ
Mumcu’nun taslağı şimdiden delik deşik

Hurşit GÜNEŞ
At pazarlığı mı?

Sami KOHEN
Kuzey Irak’ta yeni tehlike

Mehmet Y. YILMAZ
Gölge etme, başka ihsan istemem!

Derya SAZAK
Anayasa 92 ve tezkere

Meral TAMER
6 milyar dolarlık hibe başa bela mı?

Güngör URAS
Borç büyüyor

Serpil YILMAZ
Müteahhitler ABD’nin komutasında

M. Ali BİRAND
Kıbrıs'ta son tango

© 2002 Milliyet