25 Şubat 2003 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  

 



Sayın AKP milletvekilleri!

     Cumhuriyet tarihinin en zor kararlarından birini vermek size nasip oldu.
     Ülkenizi, bir savaşa sokup sokmamaya karar vereceksiniz.
     Hem de dünyanın, halkınızın, cumhurbaşkanınızın, başbakanınızın karşı olduğu bir savaşa...
     İstenmediğiniz topraklarda, istemediğiniz bir harekata cevaz verecek veya itiraz edeceksiniz.
     ***
     Farklı bir hükümet olma vaadiyle seçime girdiniz.
     Statükonun değil, halkın sesine kulak verecektiniz.
     Dünya egemenlerinin değil, mazlum milletlerin yanında olacaktınız.
     Zulme nokta koyacaktınız.
     Halk size inandı, oy verdi, hükümet oldunuz.
     Lakin iktidar denen turnusol kağıdı, anında sınava çağırdı sizi; getirip koydu önünüze tezkereyi...
     Amerika yaman bastırdı; hükümetiniz bir noktaya kadar direndi; sonunda "Burası demokratik bir ülke, kararı Meclis verir" deyip topu size, yani milli iradenin temsilcilerine attı.
     Ve işte diğerlerinden farklı olup olmadığınızın test vakti gelip çattı.
     ***
     Dünya, "Savaşa hayır" diyor.
     Türkiye halkının yüzde 94’ü savaşa karşı çıkıyor.
     Başından beri, savaşa katılmak için, anayasal bir zorunluluk olan uluslararası meşruiyeti şart koşan, BM Güvenlik Konseyi kararı isteyen Türkiye, şimdi gayri meşru bir saldırganlığın işbirlikçiliğine soyunuyor.
     Kürtlerle komşu olma korkusuyla Amerika ile komşuluğa zorlanıyor.
     Parasızlıktan evlatlarını komşusunun üstüne salan bir baba gibi "at pazarlığı" yapıyor.
     Haydi sevdiğiniz dilden konuşalım:
     "Tezkereye ‘evet’ derseniz, Müslüman bir halkın bombalanması için Amerikan askerini Türkiye’ye çağıran mebuslar" diye geçeceksiniz tarihe...
     ***
     Bu sefer hacca kaçmak yok.
     Belki yine gizli bir oturumun perdesiyle örteceksiniz utandığınız kararı...
     "Ben içeride karşı çıktım", "Ret verdim" kandırmacasına sığınacaksınız.
     Ama torunlarınız öğrenecek gerçeği...
     Onlar sizi unutmayacak.
     Irak halkı da Türkiye’yi...
     ***
     Oysa biliyorsunuz "Irak savaşı" filan değil bu; "Amerika’nın dünya petrol yataklarına egemen olma savaşı"...
     Savaştan beslenen şirketlerin pay kapma yarışı...
     Ne Avrupa’nın, ne Arap dünyasının, ne Birleşmiş Milletler’in desteklediği bir bölüşüm kavgası...
     "Öyle değil" diyecekler bugün; öcülerle korkutacaklar sizi:
     "Kürt devleti kurulur" diyecekler.
     "Ekonomi çöker" diye tehdit edecekler.
     Hükümetin düşebileceğini söyleyecekler.
     Oyunuzu kullanmadan önce şunu düşünün:
     Atanız sayılan ilk Meclis, Anadolu’nun ortasında sıkışıp kaldığı bir dönemde işgal askerlerini yurttan kovmuştur.
     Oturduğunuz koltukları borçlu olduğunuz bu halk, bu cumhuriyeti emperyal baskılara direnerek kurmuştur.
     Milli iradeye mi, Amerikan baskısına mı boyun eğeceksiniz?
     Soru bu...
     Cevabı siz vereceksiniz.
     Ve o cevapla tarihe geçeceksiniz.
     
     can.dundar@e-kolay.net
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
AKP’nin ateşle imtihanı

Melih AŞIK
Ortak kazığı...

Fikret BİLA
ABD’ye bakış

Hasan CEMAL
Irak’tan iyimser senaryo çıkarmak!

Güneri CIVAOĞLU
Mönü

Can DÜNDAR
Sayın AKP milletvekilleri!

Abbas GÜÇLÜ
Mumcu’nun taslağı şimdiden delik deşik

Hurşit GÜNEŞ
At pazarlığı mı?

Sami KOHEN
Kuzey Irak’ta yeni tehlike

Mehmet Y. YILMAZ
Gölge etme, başka ihsan istemem!

Derya SAZAK
Anayasa 92 ve tezkere

Meral TAMER
6 milyar dolarlık hibe başa bela mı?

Güngör URAS
Borç büyüyor

Serpil YILMAZ
Müteahhitler ABD’nin komutasında

M. Ali BİRAND
Kıbrıs'ta son tango

© 2002 Milliyet