25 Şubat 2003 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  

 



6 milyar dolarlık hibe başa bela mı?

"Herkes tek tek kendisi için doğruları yaptığında, toplum için sonunda çok kötü bir şey oluyor"

     Amerika’nın Irak’ı işgaline katkılarımızın(!) karşılığı olarak gelecek 6 milyar dolarlık hibe, kimilerini havalara uçuruyor. Ama Prof. Asaf Savaş Akat aynı görüşte değil. Akat, Ekonomistler Platformu’nun Devlet eski Bakanı Kemal Derviş’e verdiği yılın ekonomisti ödül töreninde yaptığı konuşmada, döviz rezervimizin daha da artmasından duyduğu kaygıyı dile getirdi:
     "Müthiş bir döviz arzı fazlası var. Dövizleri biriktirdikçe biriktirdik. Bu döviz fazlasını ne yapacağız? Şimdi Irak pazarlığı sonucunda ABD’den de bir 6 milyar dolar gelecek. Onu ne yapacağız?"
     
     Bindiğin dalı kesmek
     Çoğunuz, tasarruf edebildiğiniz her kuruşunuzu dövize çevirerek, kendinizi enflasyondan koruduğunuzu düşünüyorsunuz değil mi? Akat’a kulak verirseniz, fevkalade yanıldığınızı belki siz de fark edersiniz:
     "Uzun sürmüş bir enflasyonun karışık bir matriks oluşturduğunu kabul etmeliyiz. Herkes tek tek kendisi için doğruları yaptığında, sonunda toplum için çok kötü bir şey oluyor. Ben enflasyona karşı kendimi korumak için dolar alıyorum. Ve gerçekten de 50 bin dolarım, 50 bin dolar olarak duruyor bir kenarda. Ama öte yanda 1 milyon dolarlık mülkümün değeri 300 bin dolara düşmüş. 700 bin dolar zarardayım. Ama 50 bin dolar orada duruyor! Herkes Türk lirasına geçse, ben de geçerim. Ama ya geçmeyenler olursa... Adam böyle deyip yine dolarda kalıyor..."
     Lafın kısası hepimiz elbirliğiyle kendi bindiğimiz dalı kesiyoruz.
     Pekiyi bir yanda Irak, diğer yanda IMF, öte tarafta Kıbrıs... Önümüzde bu kadar çok sayıda belirsizlik ve sorun varken, ekonomi nasıl bir seyir izleyebilir?
     
     5 senaryo
     Bu sorunun yanıtı, şu an için geçerli en az 5 senaryodan hangisinin gerçekleşeceğine bağlı:
     a) Kıbrıs sorunu çözülemeyecek, IMF ve Irak sorunu çözülecek.
     b) Irak’ta işler iyice karışacak, IMF ve Kıbrıs sorunu çözülecek.
     c) IMF ile ilişkiler tıkanacak. Kıbrıs ve Irak sorunu çözülecek.
     d) Kıbrıs sorunu da, Irak’ta savaş da, IMF’yle pürüzler de kısa sürece çözülecek.
     e) Kıbrıs sorunu da halledilemeyecek, IMF’yle ilişkiler de sarpa saracak, Irak’ta da çözüme ulaşılamayacak.
     Diyebilirsiniz ki, keşke böylesine dağ gibi sorunlarla karşı karşıyayken, ekonominin başında deneyimli, ehil kadrolar bulunsaydı... İş dünyasında bu görüşü dillendirenlerin sayısı hiç de az değil. Akat’a göre ise, kadroları zayıf olsa da, AKP hükümetinin fazla saçmalama şansı yok:
     "Galiba artık yolun sonuna iyice yaklaştık. Bütün gelecekleri sattık. Satılacak gelecek kalmadı. O yüzden de bu hükümet popülist olmuş - olmamış hiç fark etmez. O kadar sıkı ve dar bir elbise içindeyiz ki, kim gelse 3 aşağı 5 yukarı aynı şeyleri yapmak zorunda..."
     
     Her sabah sandık başına
     Mantıken doğru ama siyasette mantık pek işlemiyor. Üstelik AKP’nin şimdiye kadarki performansı da ortada. Sıkı elbisenin gerekleri, ancak son anda ite kaka yerine getirilebiliyor. Hele AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan 9 Mart seçimlerinin ardından bir başbakan olsun bakalım. "Ben halka yaptığım vaatleri sonuna kadar tutacağım" demeye devam ederse ortada ne sıkı elbise kalır, ne de IMF’nin sopası... Laf aramızda iyi mi, kötü mü olur, onu da bilemiyorum. Zira bu kadar borç yükü altında, bu kadar sıkı elbiselerin birini giyip diğerini çıkartarak Türk halkının boğazı nereye kadar sıkılabilir diye de ciddi kaygılar duyuyorum.
     Prof. Akat dalgalı kura güveniyor: "Dalgalı kur geldi mertlik bozuldu. Artık Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları hükümete her sabah oy veriyor. Hükümetin halini beğenmezse döviz alıyor, beğenirse dövizini satıp borsaya gidiyor. Hükümet de buna göre kendine çekidüzen vermek zorunda kalıyor." Törende Akat’a itiraz, yakın arkadaşı Derviş’ten geliyor: "Dalgalı kur çok büyük fahiş hataları önlüyor, ama işi çözmüyor. İşi çözecek olan siyasilerdir."
     
     mtamer@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
AKP’nin ateşle imtihanı

Melih AŞIK
Ortak kazığı...

Fikret BİLA
ABD’ye bakış

Hasan CEMAL
Irak’tan iyimser senaryo çıkarmak!

Güneri CIVAOĞLU
Mönü

Can DÜNDAR
Sayın AKP milletvekilleri!

Abbas GÜÇLÜ
Mumcu’nun taslağı şimdiden delik deşik

Hurşit GÜNEŞ
At pazarlığı mı?

Sami KOHEN
Kuzey Irak’ta yeni tehlike

Mehmet Y. YILMAZ
Gölge etme, başka ihsan istemem!

Derya SAZAK
Anayasa 92 ve tezkere

Meral TAMER
6 milyar dolarlık hibe başa bela mı?

Güngör URAS
Borç büyüyor

Serpil YILMAZ
Müteahhitler ABD’nin komutasında

M. Ali BİRAND
Kıbrıs'ta son tango

© 2002 Milliyet