26 Şubat 2003 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  

 



Kar kuşları

     Kar bitmedi. Bitemedi. Bütün sesleri emerek kaplıyor asfaltı beyaz. Bazen tam asfalta değecekken yukarı doğru hareket ediyor taneler. Rüzgarın tüy çocukları... Minnacık hayali manolyalar gibi bu çocuklar; dokununca bozuluyor, değince ölüyor. Yine de durmadan yağıyor.
     Kuşlarda da anlaşılmaz bir inat; kuşlar durmadan uçuyor. Bilhassa serçeler, bakmadan canlarının lokma kadar oluşuna, öyle meşgul meşgul, ciddi ciddi.
     Bir kuşun işi ne kadar mühim olabilir ki? Kar yağarken nereye yetişmeye çalışır kuşlar? Durmak varken saçaklı sığınaklarda niye kanat çırparlar? Kuşlar bir güncük uçmayıverse ne olur ki?
     
Bu savaş çıkacak
     Dizlerini naylonla örtmüş ihtiyar adam. Önündeki mendile dizdiği, bu havada asla satamayacağı ufak tefek şeylere bakıyor. İstanbul Teknik Üniversitesi’nin önünde eylem var. Çocuklar, polis çemberlerinin arasında sıkışıp kalmış, bağırıyorlar.
     Savaşa karşı bağırıyorlar.
     "Kızım, kızım!" diyor, "Eylem mi var yine?"
     Savaş karşıtı diyorum, çocuklar, diyorum, bağırıyorlar.
     "Bağırsınlar" diyor, "Bu savaş çıkmasın! çıkmasın yahu!"
     Çıkacak, diyorum. Maalesef çıkacak. Herkes karşı ama... Yine de, işte...
     Ellerini çıkarıyor ihtiyar, naylonun altından. Ucuz şarap gibi küfrediyor.
     Gülüyoruz niyeyse. Saçma ama, gülüyoruz işte.
     "İyidir, iyidir" diyor, "Bağırmaya devam!"
     
Kaç kişi ölürüz?
     Bu savaşta kaç kişi ölecek acaba? Bir insan - ben gördüm bir keresinde - bir iki dakikada ölüveriyor. Son bir nefes alıyor derin, sonra gidiveriyor. Aniden uyuyuvermiş gibi, basitçe. Öyle ki, niye kalkıp yürümediğine şaşıyor insan. Ölü insanların yüzü müthiş yaşayanlarınkine benziyor.
     Bunu, herhalde öyledir diye düşünüyorum, AKP milletvekilleri de biliyor. Ne anlatayım ben, savaşın olmaması gerektiğini mi, on kere anlattığım şeyleri yeniden mi?
     Doğru, her zaman bellidir zaten. Mesele yapabilmekte. Cesaret etmekte... Öyle görünüyor ki, cesaret edemeyecekler. "Biz bu savaşı istemiyoruz" diyemeyecekler. İkna oldukları bütün gerekçelerin ölümün yanında fasarya olduğunu bile bile bu ülkeyi bu savaşa sokacaklar. Başlarına neler geleceğini onlar herhalde benden daha iyi bilirler...
     Fakat o ihtiyar adam orada oturacak. Azap gibi, inat gibi. Ben burada, tam burada duracağım böyle. Hiçbir şey olmasa bile, gıcıklık olsun diye.
     Kar yağacak yine de. Bitmeyecek. Bitemeyecek.
     
Kuşların inadı
     Ama işte her kar yağdığında bu kuşlar uçuyorlar. Ne bileyim ben, uçuyorlar işte. İnat gibi bir şey. Tuhaf. Bütün sesleri emiyor kar yere değdiğinde, bu savaş da belli ki bütün sesleri yutacak. Ama bu kuşlar, hakikaten garipler:
     Şak şak şak!
     Kanat çırpıp havaya bir ses bırakarak.
     Kar yağacaksa yağsın bırak!
     Bu kuşlar buradan yine ve hep uçacak!
     Şak şak şak!
     
     ecetem@hotmail.com
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Kırk katır, kırk satır

Çetin ALTAN
Kış çilesi, "tezkere" ham hum şaralopu ve Köyceğiz...

Melih AŞIK
Yol arkadaşı...

Fikret BİLA
Uçaksavarlar kime?

Hasan CEMAL
Kuzey Irak’ta Kürt devleti!

Güneri CIVAOĞLU
Tavşan kakası

Abbas GÜÇLÜ
Sabreden kazanır mı?

Hurşit GÜNEŞ
Yardımla beraber bütçe ve borç finansmanı

Nail GÜRELİ
By-pass’lı tezkere

Sami KOHEN
Kuzey Irak’a müdahale nedeni

Mehmet Y. YILMAZ
Dürüst promosyon yapan gazeteye, yüksek tiraj hediye!

Hasan PULUR
Pazarlık ve genç hariciyeci Macit

Meral TAMER
Küresel muhalefete ABD katkısı

Ece TEMELKURAN
Kar kuşları

Güngör URAS
Bankaları yüksek bono faizi yaşatıyor

M. Ali BİRAND
Tezkereyi TBMM'ne red mi ettireceğiz?

© 2002 Milliyet