
|


Çağla Şıkel gözetim altında
Nişantaşı’nda ‘Chinese Unlimited’, Mirror’da yeni mönü, Anjelique’de parti, ‘Yaşamın Üç Yüzü’, Etiler’de Sultanahmet Köftecisi, Ritz-Carlton’da sushi günleri, Gatto’da Ferdi Özbeğen coşkusu, The English Pub...
Efendim, hava muhalefeti nedeniyle ancak evimin civarında olan semtleri, yani Etiler, Levent, Sarıyer ve İstinye’yi turluyorum. Cuma günü röportaj için Etiler-Zeytinoğlu Caddesi’ne gittik. POSTA’nın Fotoğraf Servis Şefi sevgili Muzaffer Kantarcıoğlu ile saat 17.30’da röportaja başladım. Saat 20.15’de röportaj bitti, çıktım. Aman Allah, arabam yok ortada! Şaka değil. O 3 saatin içinde kar arabayı örtmüş. Etiler’den İstinye’ye bir saatte gittim. Ayet-el Kürsi okuyarak. Bizim yokuş zaten evlere şenliktir. Normal zamanda bile zor inilir. Sonunda eve sağ salim geldim diye iki rekat da namaz kıldım. Yine daldan dala atladım. Kar nedeniyle çok istediğim halde Nişantaşı’ndaki Chinese Unlimited’e gidemedim. Devrim Sirmen adlı, girişimci, pırıl pırıl, genç bir patronu var. Ben tanımadım ama bizim gazetenin prensesi (Betül Kabahasanoğlu) evine yakın olması nedeniyle çok sık gidermiş. Mekan 6 yıldır faaliyetteymiş, çok da popülermiş ama atladım demek ki. İşin ilginci; mutfağı açık. Siparişi veriyorsunuz, pişerken de görüyorsunuz. Nişantaşı sosyetesinin ve genç kuşak iş adamlarının özellikle öğle yemeklerinde vazgeçilmezleri arasındaymış Chinese Unlimited. Bu arada Devrim Sirmen işleri geliştirmiş, kanat-bira üzerine bir mekan daha açma hazırlığında. Betül mönüye benim için göz gezdirmiş sağolsun. Fiyatlar çok normal. İçecekler 1.5-2.5 milyon arasında. Tabii şişe şarap aldığınızda 25 milyon ödüyorsunuz. Çorbalar 4-5.5 milyon lira. Bir tatlı mısır ile ıspanak çorbası varmış ki of, of! İster deniz mahsulleri, ister tavuk çeşitlerinden seçin, fiyatları 10-19.5 milyon lira arasında değişiyor. Sarımsak soslu karides, siyah fasulye soslu kalamar, karışık deniz mahsulleri, bademli Hong Kong, beş baharatlı tavuk çeşitleri favori. Bir de noodle çeşitleri büyük ilgi görüyormuş. Tatlılarda da shensi krep özelmiş. Telefon numarası (0212) 240 59 15. Biliyorsunuz, hafta sonu çok kar vardı. Friends & Trends’e uğradım. Maşallah yine tıklım tıklımdı. Canım, mekanın tam karşısında olan tarihi Mercan Sultanahmet Köftecisi’nde köfte yemek istedi. Aslında kıyma bana zararlı ama ne se. Mönüye baktım; tam esnaf işi. Ama mekan çok şık. Paket mönüler hazırlamışlar. Bir porsiyon köfte, yanında piyaz, ayran ve tatlı 5 milyon. Ayrıca tavuk şiş, burger filan da var. Çeşit çok. Şinitzeli iyiymiş. Tatlılarda irmik helvası muhteşem. Şu boğazımı tutamıyorum. Bereket kilo almıyorum. Buna da en çok sinirlenen sevgili Yazgülü Aldoğan. Adımı ‘köy tavuğu’ koydu. Neyse, bu kış kıyamette buraya sipariş verebilirsiniz. Telefon numarası (0212) 265 67 71.
Gatto’da nostalji, Anjelique’de parti Eskiden favori yerlerimden biriydi Anjelique. Sahipleri Rıza ve Levent Büyükuğur sevdiğim insanlar. Aslında ikisi de iş adamı ama yemek işine merak sarıp para yatırmışlar. Bir de Vogue ile George var. Hepsi iyi gidiyor. Sadece hafta arasında Anjelique’de işler zayıfmış. Şimdilerde partiler yapıyorlar. Yarın gece Respect Thursdays serisi kapsamında, sizleri 60’lı-70’li yıllara götürecek aşk, müzik ve özgürlük dolu bir gece var. ‘Flower Power’ partisi yapılacak. Telefon numarası (0212) 244 59 22. Sonunda kadife sesli Ferdi Özbeğen, Levent Gatto’da programa başladı. Ben gala gecesine uğradım. O kadar büyük ilgi oldu ki bundan böyle perşembe geceleri de Ferdi program yapacak. O yumuşacık sesi, piyano tuşlarında adeta danseden o narin parmakları kaçırmayın. Ferdi ilk gecesinde ipek bordo bir gömlek ve siyah pantolon giymişti. Çok keyifliydi. Programı bitirdikten sonra alkışlara ve ısrarlara dayanamayan sanatçı tekrar piyanosunun başına geçti. Gatto’da sadece Ferdi Özbeğen’in olduğu gecelere özel bir de mönü hazırlandı. Ahtapot, karides ve midyeden oluşan Akdeniz salatası, allaturca adı verilen 4 çeşit zeytinyağlı yemek, pancarlı risotto, tavuk ve et emense servis yapıldı. Programına ‘Mutluluk’ adlı şarkıyla başlayan Ferdi Özbeğen ardından ‘Kandil’, ‘Dilek Taşı’, ‘O Karanlık Gecelerde’ adlı sevilen şarkılarını okudu. Bir daha gideceğim, çünkü doyamadım. O akşam eski dost, yazar, oyuncu, gerçek bir sanatçı olan Ali Poyrazoğlu, Semra ve Zeynep Özal, Şenay Akay-Buğra Özçetin, Nurdan Gür-Gökhan Yüzbaşıoğlu, Nihat Tanfer, İsmail Koç, Murat Akyıldız, konuklar arasındaydı. Rezervasyon için telefon numarası (0212) 270 13 48.
Azak Yokuşu’nda otantik bir otel-restoran Bir başka akşam İzmir’den gelen çocukluk arkadaşımla Beyazıt’a gittik. Yolunu bile bilmediğim yere niye mi gittik? Arkadaşım methini taaa İzmir’de duymuş. Kente yabancı olanlar bizden daha iyi biliyorlar böyle yerleri. Yabancı turistler bu otantik otel-restorana ‘old city-eski kent’ diyormuş. Kültür mirasımızın örneklerine adım başı rastlamanız mümkün. The President Hotel 1989 yılında açılmış. Dört yıldızlı ama hayli lüks. Halk arasında Azak Yokuşu olarak bilinen, şimdiki adı Tiyatro Caddesi olan yolun tam ortasında. Hotel’de bir ocakbaşı restoran, bir de English Pub var. İyi ki gitmişim, müthiş sevindim, çünkü sizlere farklı bir yer anlatacağım. Organizasyonları, Ziyafet Satış Temsilcisi Dilara Okön yapıyormuş. Aslında sonradan asistanım Özgür anlattı, Dilara Hanım bize birkaç kez mail atmış. Şansımıza o gece mekanda değildi. İyi de oldu. Yine misafir ayakları olacaktı. Oysa keyfimize göre takıldık, aslan gibi hesabımızı ödeyip çıktık. Burayı anlatayım size. Anadolu Selçukluları’nın yapı tarzının benzeri bir geçitten geçerek giriyorsunuz ocakbaşına. Yüksek pencereler, tüller, sedef kakmalı servis bankoları, tavandan sarkan orijinal kandil türü aydınlatmalar harika. Yemek müziğinde klasik piyano, keman ve kontrbasdan meydana gelen Trio Nostalji üçlüsü tangodan günümüzün popüler müziğine kadar muhteşem bir performans sergiliyor. Fazla kalamadık. Bu grubun ardından Topkapı Fasıl Grubu çıkıyor, Türk Müziği’nden enfes eserler sunuyorlarmış. İlk fırsatta, daha doğrusu rakı içmeye başlayınca gidip eğleneceğim. Sınırsız yemek ve içki, kişi başı 32 milyon lira. Gelmişken English Pub’a da uğrayalım istedik. Türkiye’deki ilk English Pub’mış. 13 yıl önce tamamı İngiliz mimarlar, dekoratörler tarafından yapılmış. Barı bile İngiltere’den getirilmiş. Kendimi bir anda Londra’da bir pubta sandım. Orijinal İngiliz telefon kulübesi, barın yanına ve masaların altlarına yerleştirilen fıçılar, anlı gibi duran mankenler... Uçmuş mekan. Burası da cuma ve cumartesi geceleri çok hareketliymiş. Cihan&Müge ikilisi ve DJ Hakan konukları coşturuyormuş. Ben bu Best Western The President Hotel’i çok sevdim. Havalar düzelsin, kafa dostlarımla eğlenmek için gideceğim. Telefon numarası (0212) 516 69 80.
Mirror’da keyifli bir yemek, Yasemin’e yazık olmuş İş Sanat’ta ‘Tiyatro Stüdyosu’nda bir oyun sergileniyor. Adı ‘Yaşamın Üç Yüzü’. Tiyatroyu, sinemayı benim kadar seven insan az bulunur. Fırsat buldukça giderim. Laf açıldı madem, yazayım; herkes geyik yapıp pembe hayaller kurduğumu, sadece magazinle uğraştığımı sanabilir. Ama benim kendime ait çok farklı bir hayatım vardır. Günde en az 10-12 gazete okurum. POSTA, Milliyet, Hürriyet, Zaman’dan tutun da Yeni Şafak’a kadar. En az 40 yazarın köşe yazısını da hatmederim. Üstelik de tüm bunları görev olarak değil keyif alarak ve kendim için yaparım. Neyse, Polo 13’ün başarılı işletmecisi Ali Sayar ve ben, ortak arkadaşımız Yasemin Alkaya’nın davetiyle kış, kıyamet demeyip gittik. Sevgili Yazgülü Aldoğan da oyunun sanat yönetmeni, ünlü tiyatro adamı Ahmet Leventoğlu’nun yakın arkadaşı olarak bize katıldı. Büyük bir hevesle gittik valla. Oyun saat 19.30’da başlıyor, ayda dört kez sahneleniyor. O gece galaydı. Bütün eleştirmenler, yazarlar, çizerler oradaydı. Ben Yasemin’in oyun gücüne hayranım. Kadroda Mehlika Balkan, Mutlu Güney ve dizilerden tanıdığınız Ömer Çolakoğlu var. 1.5 saat süren oyun bize cehennem azabı geldi. Haydi benim kafam dağınıktı, belki anlamadım. Sağıma, soluma bakındım... Aaaa, bütün sıra uyuyor. Ali ile Yazgülü oflayıp pufluyor. Yasmina Reza yazmış ama inanın kötüydü. Oyundan sonra işin erbabı olan isimlere sorduk. Kimliklerini vermeyeyim, ayıp o ur, onlar da aynı kanıdaydı. En çok üzüldüğüm, Yasemin’in şanssızlığı. Nedense bu kıza bir türlü iyi proje gelmiyor. İnşallah daha sağlam projelere imza atar. Oyunun yarattığı bunalımdan Mirror’da kurtulmaya çalıştık. Çok keyifli bir yemek yedik. Rezervasyon yaptırmamıştık, sağolsun müdür İhsan Sınmaz hemen bir masa ayarladı. Şef Zafer Ekdemir, garsonlar Orhan Gönendi, Ekrem Çiftçi, DJ Levent Severöz, halkla ilişkiler müdiresi Burçin Birer, aşçıbaşı Necati Taylan’ı da uzun süredir görmemiştim. Gitmediğim için kırılmışlar, gönüllerini aldım. Patronlar Cüneyt Kurt ve Gürhan Ersin nedense yoklardı. Mirror farklı bir yer. Zaten müdavimleri Faruk Bayhan, Hülya Avşar-Kaya Çilingiroğlu, Serdar Bilgili, Hande Ataizi, Demet Şener, Ebru Şallı-Harun Tan, Gülben Ergen, Fulya-Fatih Terim, Eren Talu. Fiyatları da çok uygun olduğu için özellikle tiyatro ve konser sonrası Mirror’da yer bulmak çok zordur. O gece Ali ve Yazgülü marine edilmiş tavuk ile Sezar salatası istediler. Ben taze sebze çorbasını ön yemek olarak aldım. Ardından ana yemek olarak Yazgülü karışık bir pizza, Ali soya soslu çilavlı piliç yedi. Ben de sote mevsim sebzeleriyle ızgara bonfileyi tercih ettim. Finalde dayanamayıp vanilya soslu çikolata sufleyi afiyetle götürdü . Mirror’ın telefon numarası (0212) 283 63 67. Gecce.com’un gecesi The Ritz-Carlton’da yapıldı ya. Geceye büyük emek veren ve çok yorulan sevgili Feyza Fırat’tan hiç söz etmemişiz. Yeri geldi, Fırat’ı da kutluyorum. O gece otelin Halkla İlişkiler Direktörü Sedef Baran masaya geldi, tanıştık. Otelde gerçek sushiseverler için özel bir hafta düzenlemişler. Benim de sushi merakımı bildiği için anlattı. Şef Katoh Tadashi ve Hironori Satake, 2 Mart 2003’e kadar Çintamani Restaurant’ta hünerlerini sergileyecekler. Sushinin hem sevilen lezzetleri hem de otantik ve bilinmeyen tatları sunulacak. Açık büfe olacak, kişi başı 54 milyon lira. Rezervasyon için telefon numarası (0212) 334 44 44. Efendim, hafta sonu Çağla Şıkel, kız arkadaşları ve kardeşi ile Uludağ’daymış. Sırdaşım İsmail Akkaya da oradaydı. "Çevreni kolaçan et" demiştim. Bu yıl ne yazık ki dağcıların keyfi yerinde değilmiş. Büyük Otel doluymuş. Bu nedenle de Celal Çapa’nın, otelin restoranı Le Bouquet’nin sahibi Cüneyt’in ve Havana’nın sahibi Emre Ergani’nin keyifleri yerindeymiş. Zaten dağın en favori yerleri buralarmış. Çağla Şıkel, Havana’ya da kız arkadaşlarıyla gelmiş. Ağır takılmış. Çünkü Mehmet Aslan’ın bir adamı, Çağla’yı adım adım takip ediyormuş. Yani gözetim altındaymış. Anlaşılan bu aşk ciddi. Evet efendim, bugünlük de bu kadar. Yine güzel günler sizin, artanlar benim olsun. Kalın sağlıcakla.
Yazara e-mail: sdudek@simge.com.tr
MAGAZİN


Hayat Bilgisi’nde bir küçük Sedef!
Bir reklamla şöhreti buldu
Serdar Ortaç’a ‘Gülşen’ yasağı
Trilyoner sokak kedisi
Özel uçağı jest uçurdu!
5 kilo vermesi gerek
Kurtlar Vadisi ‘ihlal’e takıldı
Çağla Şıkel gözetim altında
SAYFA BAŞI

|
|

|