
|

Savaşı unut, düğüne bak!
Sabahtan akşama TV ekranlarında, gazetelerde savaş haberleri, savaş yorumlarından içimiz dışımıza çıktı. İster istemez etkileniyor insan. Her ne kadar biz sadece sınırlarımızın hemen ötesinde ama Kuzey Irak topraklarında milli çıkarlarımızı korumanın önlemlerini alıyoruz diyorsak da... alevlerin bize de sıçraması, ihtimalleri yok değil!
Bırakın Irak’ı Kıbrıs’ı filan! Necmettin Erbakan Hoca gibi gönlünüz ferah olsun! Nasıl patlattı havai fişekleri Çırağan Sarayı’nın bahçelerinden! Çırağan Sarayı Sultan Aziz için Araplardan alınan borç altınlarla yapılmıştı ama 93 gün saltanat süren Sultan 5. Murat’ın ailesiyle beraber mapushanesi olmuştu.
Padişahlığı sırasında çıldıran Sultan Murat, 28 yıl orada yaşadıktan sonra ölünce... dayanamamış çatır çatır yanmıştı!
Veliaht hazretleri! Erbakan Hoca herhalde tarihten gelme olaylara bir tutkusu olacak; kız evladını, yeniden inşa edilip otel haline getirilen Çırağan’da geçen yıl evlendirmişti. O düğün de muhteşemdi ama bu defaki daha da ihtişamlı oldu! Yani, sultanlara layık bir düğün! Eh ne de olsa erkek evlat. Babalar kızlarının mürüvvetini görürler ancak; oğullar ise saltanatın devamı değil midir? Yani veliaht efendi hazretleri.
İşte bu nedenle Fatih ile ünlü mücevherat kralı Molu’nun zarif kerimeleri Beyza kendilerine, ailelerine layık bir düğün şöleni ile dünya evine girdiler. Allah bir yastıkta kocatsın, mutlu etsin.
Ve elbette gençlerimiz balayına çıkacaklar. Ama bunu gizlemeye ne gerek var? Hele, hiçbir yere gitmeyecekler diye yalan söylemeye? İslamiyette yalan var mı? Yalanı Hoca veya aileden biri söyledi demiyorum... Haşa... Seyahate çıkacaklarını yalanlayanlara sözlerim... Ayıp vallahi! Günah! Çocukların bir iki hafta baş başa eğlenmeleri hakları değil mi?
Dolar yağmuru! Şimdi biliyorum, düğün için Çırağan Oteli’ne 300 milyar lira ödendiği haberleri için de yalan diyecekler! 300 milyar nedir ki, aşağı yukarı 200 bin dolar! Gelinlik, yüzgörümlüğü takılar şuydu buydu ne tutar bilemem. Mürevvete endaze olamaz derler doğru sözdür.
Altınyunus’ta bir ayakkabı firması bir gece yapmış. İki saatliğine orada şarkılar patlatan İbrahim Tatlıses herhalde 40 - 50 bin doları götürmüştür! Eğer bu kadar vermemişlerse ayıp etsinler! Satılan her ayakkabının fiyatına bin lira koysalar yine çıkartırlar, ne olacak yani, üstelik vergiden düşecek, masraf yani!
Ne çare şu kritik zor günlerde bile moralimiz bozulmuyor ne hovardalıklar yapıyoruz! Aslında utanmazlığın, yüzsüzlüğün daniskası olaylara tanık oluyoruz!
Deste deste dolarları İbrahim Tatlıses’in başından aşağı boşaltıp havalarda uçuşturamazlar mı? Sanki Amerikan uçakları Kuzey Irak’tan halka dolar yağdırıyormuş gibi! Fotoğrafları görmediniz mi?
Yine Erbakan Hoca’nın yarattığı muhteşem düğüne dönelim. Bakın damat ile gelin hiç ortalarda dolaşıp etrafa dolar saçıyorlar mı? Aferin onlara! İnkar edilmesine rağmen galiba Dubai’de 7 yıldızlı otele gittiler. Helal olsun, geceliği 2 milyar mı, 5 milyar mı, her neyse! Ağabeyleri Abdullah Gül, Tayyip Erdoğan Amerika kapılarında bir avuç doların peşinde koşarken hiç değilse Çeşme’deki gibi şarkıcıların tepesinden dolarları uçurtmuyorlar. Doların kıymetini biliyorlar!
SAYFA BAŞI

|
|

|