27 Şubat 2003 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  

 



Bugün savaşa gidiyoruz

     Ve ben hala, Irak’la neden savaşacağımıza dair - "çaresizlik" dışında - bir gerekçe bulamıyorum.
     Saddam’ın tehlikeli bir diktatör oluşu mu?
     Onu yıllarca ABD beslemedi mi? Bush, Saddam’dan daha tehlikeli değil mi? Çevremizdeki her diktatörle savaşıyor muyuz?
     Kuzey Irak’ta Kürt devleti korkusu mu?
     Irak’ın toprak bütünlüğünün yegane sigortası Saddam değil mi?
     Gerçek şu:
     Bir kabadayı, mahallemizin küçük kızını köşeye kıstırdı. Önce "Ayıp" filan diye mani olmaya çalıştık. Kabadayı öyle azgındı ki, korktuk.
     Baktık tecavüz kaçınılmaz, biz de katılıp tadına bakmaya karar verdik.
     Bunun adı her dilde, ahlaksızlıktır.
     ***
     ABD, "Zaten kız belalı. Mahalleye mikrop yayıyor" diye bizi tecavüzün meşruiyetine inandırmaya çalışıyor.
     "Çok kolay olacak. Sen de zevk alacaksın" diye sırtımızı sıvazlıyor.
     Halbuki bize düşen, kabadayı tecavüz ederken kızın kollarını tutmaktan ibaret...
     Ganimet, kızı haremine katan kabadayının olacak.
     İşi bitince, yardımımıza karşılık küçük bir harçlık atacak.
     Bunu bile bile, mahallemizin "tecavüzcü Coşkunöları heyecanla uçkur çözüyor.
     Öyle anlatıyorlar ki, zaten gıdasızlıktan cılız düşmüş küçük kız hemen eteğini indirecek ve her şey "tereyağından kıl çeker gibi" olup bitecek.
     Ve sonra, kızın kimlere nasıl peşkeş çekileceği kararına biz de katılacağız.
     Bunun her dildeki adını yazamayacağım.
     ***
     Daha 4 gün önce Başbakan Gül, Brüksel uçağında "Kesinlikle askerimizi savaştırmayacağız. Bir tek mermi atmaları gerekmeyecek" diyordu.
     Şimdi Kürt gruplar "Türkiye’nin işgaline direneceğiz" diyor.
     Washington Times ve Time, "Bölgede Türklerle Kürtler arasında çatışma çıkabileceğini" yazıyor.
     Tereyağındaki kılı, bölgedeki 3 milyon Kürt’le savaşarak çekebilir miyiz?
     ***
     Artık biliyoruz; bu haberleri ABD yayıyor.
     "Pazarlık masasına oturamazsın" şantajıyla askerinin geçişini garantiye aldı; şimdi de, Türk ordusunun Kuzey Irak’a girmesini engellemeye çabalıyor.
     "Girerseniz, başınız da belaya girer" diye aba altından sopa gösteriyor.
     O kadar mı?
     Önceki gün Cumhuriyet’te Mustafa Balbay’ın haberini okumadınız mı?
     Bush, Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış’la, Devlet Bakanı Ali Babacan’a "Destek vermezseniz Kuzey Irak’taki Kürtlerle hareket ederiz. IMF size sırtını döner. Ermeni tasarıları Kongre’den geçer" diyor; resti çekiyor:
     "Beyler, Amerikan topraklarında yapacağınız bir şey yok. Ülkenize gidin ve tezkereyi Meclisinizden geçirin."
     "Beyler", kulaklarında tehdit, ceplerinde üç kuruş para vaadiyle tezkereyi geçirmeye geliyor.
     ***
     Yıllarca bu şantajın gölgesinde yaşadık:
     Bütün enerjimizi, Kürt devletini, Ermeni tasarısını engellemeye harcadık.
     Washington bu fobimizi bildiğinden yine orayı kaşıyor.
     Bizi Ermenilere Kürtlere karşı, onları da bize karşı kullanıyor.
     Oysa yarın ABD çekip gidecek ve biz - asırlardır olduğu gibi yine - onlarla baş başa kalacak, birlikte yaşayacağız.
     Bu açmazın çaresi, ABD’nin elinden o kozları almaktır.
     Tarihsel kinleri toprağa gömüp, sınırın bu yanında Türklerin, Kürtlerin, Ermenilerin, Arapların kardeşçe yaşadığı ve herkesin gıptayla baktığı bir cazibe merkezi kurmaktır.
     O zaman en büyük zaafımız, en güçlü kozumuza dönüşecek ve kimsenin tecavüzünde tehditle, üç kuruşa mazlum kolu bükmek zorunda kalmayacağız.
     
     can.dundar@e-kolay.net
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Amerika’ya güvenilir mi?

Çetin ALTAN
Köyceğiz’de askere giden gençlere sevgi gösterisi...

Melih AŞIK
Güney problemi

Fikret BİLA
‘Kürtlere silah’ krizi sonunda bitti!

Hasan CEMAL
Savaşa karşıyım ama...

Yılmaz ÇETİNER
Savaşı unut, düğüne bak!

Güneri CIVAOĞLU
Savaşın nefesi

Can DÜNDAR
Bugün savaşa gidiyoruz

Hurşit GÜNEŞ
Faizler ne zaman düşecek?

Doğan HEPER
Irak savaşı değil Kuzey Irak savaşı

Sami KOHEN
Zor(unlu) karar...

Hasan PULUR
Eğer David Hotham bugünleri görseydi

Derya SAZAK
Savaş tezkeresi

Meral TAMER
Neden kalkınmış tek Müslüman ülke yok?

Güngör URAS
‘Haysiyet’ çok önceden gitti

Serpil YILMAZ
UND’de ‘1 milyon mark’ depremi

M. Ali BİRAND
Türkiye, Kuzey Irak'ta ne yapmak istiyor?

© 2002 Milliyet