28 Şubat 2003 Cuma


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  

 



Değişimin kasırgaları ve meleyen kuzular...

     Köyceğiz’e bahar, Saddam’la Bush’a dil çıkarır gibi, neredeyse bir anda geliverdi sanki...
     Gök masmavi ve güneş artık iyice ısıtıyor. Köyceğiz Gölü, değişik türden incecik bacaklı küçük martılar ve benek benek karabatak filolarıyla; henüz keşfedilmemişçesine ıssız ve kimsesiz... Gölü çeviren tepelerle dağların gölgeleri uzanıyor, kıpırtısız bir aynalaşmanın değişik koyuluklardaki mavi sularında...
     Boyları artık 10 - 15 metreyi geçmeye başlayan ağaçlarıyla, yemyeşil okaliptüs korusu... Düveliğini, yani bebekliğini; buzağılığını yani çocukluğunu; ve danalığını, yani genç kızlığını bildiğim Binnaz, sarkık iri memeleriyle koskoca bir inek oldu. Bazen okaliptüs korusunun içlerinde, bazen de kurumuş iri sazlıkları ve yeşil çimenleriyle arsa boşluklarında otluyor.
     Arada bir küçük yürüyüşlere çıkarken, otlayıp duran Binnaz’la göz göze geldiğimizde, bir selam sarkıtmaktan alamıyorum kendimi:
     - Mööö...
     Hiç aldırmadan başını indirip, yeniden otlamaya başlıyor. Sadece bir kez, o da yanıt verir gibi olmuştu:
     - Mööö...
     ***
     Mart sonuna kadar kimbilir neler olacak; ya hazirana kadar?..
     Engellenemeyen bir değişimin kasırgaları başlamış durumda. Geçmiş yüzyılın başındaki eski plakları, 21. yüzyılın gelecek yılları için bir dürbün olarak kullanmaya olanak var mı?
     Bir yanda Başkan Bush, Saddam’ı devirmek için günde 1 milyar dolar harcayacak; bir yanda bizim 12 bin köyün yolları, kış yüzünden kapanmış duracak.
     20 - 30 yıl daha böyle bir yamukluğu sürdürme olanağı yoktur.
     ***
     Yüzlerce yıldan bu yana her kış, yolları kapanan binlerce köyde de; en geç 2050’ye kadar, süpermarketler açılmaya, helikopter alanları kurulmaya başlar...
     Silah satıcılığı ve devlet yöneticiliği karlı olmaktan çıkar. Amerika, kendine bir "başkan" bulmak için, gazetelere ilan vermek zorunda da kalabilir.
     Şimdi bu tür öngörüler komik görünse bile; bakarsınız, 21. yüzyılın ortalarına doğru, gerçekleşme dönemine geçiverir.
     ***
     Yılda silaha harcanan 900 milyar dolar; bizde bile her kış binlerce köyün, - kapanan yollarıyla - tam bir kış kuşatmasında kalmasına hiçbir çare olmuyor.
     Oysa yoksulların da; cep telefonu, internet, deniz kıyısı tatilleri için bilet falan almaları gerekiyor.
     Salt silahçılarla siyasetçiler bol paralı hayatlar yaşayacaklar da; modern teknolojinin elektronik okyanus altı füze trenlerini yaratanlar; yeterli müşteri bulamadıkları için, oturup ayaklarını mı yalayacaklar?
     Besbelli ki silah satıcılarıyla, siyasetçilerin çıkarları azalacak; her kış yolları kapanan köylülerin de cepleri; ya dolar, ya euroyla dolacak... Arz küresi, üstünde tüm yaşayanlar için, ortak bir vatan olmaya başlayacak...
     Resmi bir araba, iki polis selamı ve bir de hükmetme koltuğu uğruna; evrensel ve kaçınılmaz bir değişime, "vatan, millet, şanlı tarih, şerefli bayrak" edebiyatıyla karşı çıkmanın, bir anlamı mı var?
     Olası bir İstanbul depremi, hamaset edebiyatından ne kadar anlamıyorsa; saydam ve evrensel bir ekonomi de, o kadar anlamaz...
     ***
     Yazık ki değişim kasırgaları çok cana mal oluyor. Irak harekatı da, sanırız en az 500 bin kişinin ölümüne neden olacak...
     Keşke Irak vatandaşı olma yerine, dünya vatandaşı olma düzeylerine şimdiden gelebilmiş olsalardı onlar da...
     Saddam’ın 71 sarayı uğruna öleceklerine; Japonlarla İngilizce şakalaşarak, İsveçlilerle birlikte kuzey İtalya dağlarında kayak yaparlardı...
     Iraklı bir kahraman olarak ölmekten, çok daha olumlu bir çağdaşlık değil mi; Cortina D’Ampezzo’da, bir dünya vatandaşı olarak video kamerayla film çekmek?
     ***
     Bu bir gönül arzusu değildir.
     21. yüzyıl süreci içinde, kesin böyle olacaktır bu.
     Silah üretimine dayalı demagoglar saltanatı da, sıfırı tüketecektir sonunda. Engellenemez.
     ***
     Köyceğiz Gölü’nün kıyılarıyla, çimenlik arsa boşluklarında 15 - 20 koyunlu bir sürü dolaşıyor.
     7 tane de kuzusu var sürünün. Henüz on günlük 5 tanesi. Boyunlarına birer mavi boncuk takılmış.
     Yeni doğmuş kuzular öyle bir biliyorlar ki, sürü içindeki koyunlardan hangisinin anneleri olduğunu...
     Me me, diye peşlerinden koşturuyorlar. Ve anneleri otlarken, onlar da, bir güzel emmeye başlıyorlar annelerinin memelerini...
     Ne Amerikan füzeleri umurlarında, ne Saddam’ın heykelleriyle gizli silahları... Üstelik aralarında ne ırkçı, ne ulusçu bir kavga var.
     ***
     Başkan Bush’un, Irak harekatı için şimdiden günde harcadığı para 1 milyar dolar...
     Ve bir de, lahananın kilosu neredeyse 1 milyon TL’ye çıktı diye, yakınan emekliler...
     Yüz yıl daha böyle sürüp gidebilir mi bu?
     Binnaz da şaşıyor bu işe, yeni doğmuş kuzular da, Köyceğiz Gölü’nün incecik bacaklı martıları da...
     
     c.altan@prizma.net.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Zorlu pazarlık

Çetin ALTAN
Değişimin kasırgaları ve meleyen kuzular...

Melih AŞIK
Kıbrıs ve Irak...

Fikret BİLA
Yığınakta hata

Hasan CEMAL
Tezkereyi ret, belayı azaltmaz çoğaltır!

Güneri CIVAOĞLU
Yanlış doğru

Abbas GÜÇLÜ
YÖK yasa taslağı her gün değişiyor

Hurşit GÜNEŞ
Yatırımcıya öğütler

Sami KOHEN
Bir kritik tarih daha...

Mehmet Y. YILMAZ
Ne olursa olsun yaşamaya mecbursun...

Hasan PULUR
İletişim ve değişim...

Derya SAZAK
AKP’de tezkere çatlağı

Meral TAMER
Neden kalkınmış tek Müslüman ülke yok? (2)

Ece TEMELKURAN
Duygusal gerçekçilik

Güngör URAS
Savaşa ‘evet’ karşılığı ‘elma şekeri’

M. Ali BİRAND
Türkiyei pazarlığı tadında bıraktı

© 2002 Milliyet