28 Şubat 2003 Cuma


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  

 



Tezkereyi ret, belayı azaltmaz çoğaltır!

     Parlamentonun dün toplanıp AKP milletvekillerinin gönülsüz, eski deyişle kerhen oylarıyla ‘tezkere’nin geçmesi bekleniyordu.
     Olmadı, yarına ertelendi.
     Neden?
     Çankaya mı etkili oldu? Hükümet, Cumhurbaşkanı Sezer’le Milli Güvenlik Kurulu zemininde bir hesaplaşma mı istedi? AKP milletvekillerinin olumsuz havası mı ertelemeye yol açtı?
     Konunun son bir kez bugün toplanacak Milli Güvenlik Kurulu’nda görüşülmesi mi rol oynadı? Ya da hükümet, Sezer’e rağmen ‘asker’le birlikte tezkere kararını bir MGK kararı haline getirmekten mi yana?
     Yoksa bu sürpriz karara Amerika’yla devam eden bir iki görüş ayrılığı mı neden oldu? Yüksek kuliste bu son noktaya işaret eden kaynaklara da kulak vermek lazım.
     Her neyse, hepsi olabilir.
     Bazı değişmeyenler var. Bunların en başında AKP Meclis Grubu’ndaki tezkere aleyhtarı hissiyat geliyor. Bu hava yarına kadar da değişmeyecek. CHP milletvekilleri gibi AKP’liler de bir sözcükten hiç hoşlanmıyorlar:
     Savaş!
     Barış istiyorlar.
     Ama maalesef CHP gibi muhalefet değil, iktidar sıralarında oturuyorlar. Bu da onları farklı kılıyor. Çünkü CHP’nin sırtında yumurta küfesi yok, AKP’nin var.
     Tıpkı 1991’deki gibi.
     Birinci Körfez Savaşı kapıyı çaldığında iktidar koltuğunda ANAP oturuyordu. Muhalefette, Demirel’in DYP’siyle İnönü’nün SHP’si vardı.
     Demirel’le İnönü, Amerika’nın İncirlik’teki askeri varlığı, üsleri kullanması ve Çekiç Güç dolayısıyla Özal’ı topa tutmuşlardı. Özal’ın Iraklı Kürt liderlerle başlattığı politikalarına veryansın etmişlerdi.
     On ay geçti, iktidarla muhalefet yer değiştirdi. Demirel’le İnönü koalisyon hükümetinde buluştular ve Özal’ın politikalarını devam ettirdiler. Muhalefetteki tutumlarını yüz seksen derece değiştirdiler.
     1991’in Aralık ayında Başbakan Demirel, ‘Kürt realitesi’ni açıkladığı Diyarbakır gezisi sırasında bu değişikliği anımsatınca bana şöyle demişti:
     "Amerika’yla çok işimiz var. Ayrıca Türkiye’nin dış borcunun nerelere ulaştığını unutma!"
     İktidarla muhalefet!
     AKP lideri Tayyip Erdoğan’la geçen hafta cuma akşamı NTV’deki bir program vesilesiyle sohbet ederken, 12 yıl önceki Demirel’e benzer bir bakış açısını dile getirdi:
     "Türkiye’nin bu yıl ödemek zorunda olduğu toplam iç ve dış borç 73.5 milyar dolar..."
     Ben de bunun üzerine ‘tezkere’nin parlamentodan geçmesi konusunda bu unsurun rolünü kendisine sorunca, Tayyip Erdoğan bunu bir yerde kabullendi.
     Gerçekler sadece ekonomik değil.
     Ekonominin kaynak açığını kapatmak açısından piyasanın beklediği tezkere parası elbette büyük önem taşıyor. Ama aynı zamanda Türkiye’nin ulusal güvenliğini, dış çıkarlarını doğrudan ilgilendiren ve Amerika’yla stratejik işbirliğinden geçen bazı ağırlıklı nedenler de var.
     Altını çizin:
     Türkiye ne Almanya, ne Fransa, ne İtalya, ne Belçika, ne İsveç... Türkiye’nin coğrafyası, kendisine çok fazla manevra alanı bırakmıyor. Bu yüzden TBMM, tezkereyi reddedip Amerika’ya hayır dese de başı beladan kurtulmuyor ülkemizin.
     Çünkü Irak burnumuzun dibi!
     Türkiye ne zarara uğrayacaksa yine uğruyor, üstelik bu sefer zararlarını telafi edebilecek mekanizmalardan da yoksun kalıyor. Bu aynı zamanda insanlarımızın aş ve iş sorununu doğrudan ilgilendiren bir konu değil mi?
     N’apalım, coğrafyamız bu sayın TBMM üyeleri, ülkemizi sırtlayıp yer yuvarlağının bir başka yerine gidemeyiz bu saatten sonra...
     Tezkereyi ret, Türkiye’nin baş başa kalabileceği belaları azaltmaz, çoğaltır.
     Yarınki oylamada sürpriz beklemiyorum. Tezkerenin, AKP Grubu’nun gönülsüz oylarıyla TBMM’den geçmesi en yakın ihtimaldir.
     
     h.cemal@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Zorlu pazarlık

Çetin ALTAN
Değişimin kasırgaları ve meleyen kuzular...

Melih AŞIK
Kıbrıs ve Irak...

Fikret BİLA
Yığınakta hata

Hasan CEMAL
Tezkereyi ret, belayı azaltmaz çoğaltır!

Güneri CIVAOĞLU
Yanlış doğru

Abbas GÜÇLÜ
YÖK yasa taslağı her gün değişiyor

Hurşit GÜNEŞ
Yatırımcıya öğütler

Sami KOHEN
Bir kritik tarih daha...

Mehmet Y. YILMAZ
Ne olursa olsun yaşamaya mecbursun...

Hasan PULUR
İletişim ve değişim...

Derya SAZAK
AKP’de tezkere çatlağı

Meral TAMER
Neden kalkınmış tek Müslüman ülke yok? (2)

Ece TEMELKURAN
Duygusal gerçekçilik

Güngör URAS
Savaşa ‘evet’ karşılığı ‘elma şekeri’

M. Ali BİRAND
Türkiyei pazarlığı tadında bıraktı

© 2002 Milliyet