02 Mart 2003 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  

 



Neden kalkınmış tek Müslüman ülke yok? (4)

     Sevgili okurlarım, Konuyu tartışmaya bu denli istekli olabileceğinizi hayal edemezdim. Beni hem şaşırttınız, hem şımarttınız, hem de az gören gözlerimle e - posta ve faks yığınları arasında boğulma tehlikesiyle! karşı karşıya bıraktınız. Sağolun. Benden esirgemediğiniz değerlendirmeleriniz, inanın dört başı mamur bir kitap olabilir!
     Tek tatil günüm olan pazarı da tam gün mesai ile geçirirsem, umarım görüşleriniz arasından birbirini tekrar etmeyenleri ayıklamayı başarabileceğim.
     Dünyanın dört bir yanından ve çok farklı dini ve siyasi eğilimlerden gelen kimi kısa, ama kimi de hayli uzun görüşleri hazmetmem kolay değil. Ancak hızla göz attığımda şu nokta çok dikkat çekici: Türkiye’de "Müslüman ülkeler neden geri kaldı?" sorusuna karşı genelde gayet kolaycı, çok belirgin 2 farklı tavır var:
     1) Laiklere göre Türkiye, İslamiyet yüzünden geri kaldı.
     2) İslamcılara göre İslamiyet dünyanın hakimiydi. Birileri çelme taktı, o yüzden geri kaldık.
     Benim itirazım da zaten bu kolaycılığa! Bu 2 eksen etrafında birbirini tekrar eden görüşleri kısa keseceğim. Diğerleri üzerinde gelecek haftanın ilk yarısında da birlikte kafa yoracağız.
     Dünya’nın yanı sıra birçok yerel gazetede köşesi olan, çok okuyup çok düşünen sevgili Rüştü Bozkurt, Edward Said’den İlber Ortaylı’ya, Eric Le Bocher’den Bernard Lewis’e, Cihad El Zeyn’den Rıza Hilal’e bir dizi tarihçi, yazar ve teknik uzmanın makalelerini incelemiş ve değişik bakış açılarının ışığında Arapça konuşan 22 ülkenin neden geri kaldıklarını şu ana başlıklar altında toplamış:
•  Ülke insan kaynağının yarısı olan kadın nüfusun, üretim alanı dışına itilmesi. Kültürel önyargılarla kadınların eğitim olanaklarının sınırlanması, iyi yetişememiş annelerin iyi bir "sosyal sermaye" yetiştirememesi.
•  İçe dönük devletçilik, korumacılık ve milliyetçilikle karışık sosyalizm uygulamalarının, Arap ülkelerinde insan ve sermaye kaynağını israf etmesi, güçlü bir ekonomik büyüme yaratılmasını engellemesi.
•  Dışa kapanma politikası yüzünden, uluslararası sistemle bütünleşerek piyasanın öğreticiliğinden mahrum kalınması.
•  Bağımsızlık ve özgürlüğü birbirine karıştıran Arap ülkelerinde, bağımsızlık adına daha önce var olan küçük özgürlüklerin de geriletilmesi.
•  Emperyalist dönemlerde dışardan gelen "yönetim ağalarının" yarattığı kaynak israfının, bağımsızlıktan sonra da "yerli diktatörlerin" kötü yönetimiyle devam etmesi.
•  Bazı Arap ülkelerinde petrolün sunduğu olağanüstü zenginlik yüzünden, yönetim kurumlarının gelişememesi.
•  Başarısız uygulamaların özeleştirisini yapacak ortamın oluşmaması, tek tip düşüncenin egemen olması.
     
Sorun din değil, doğal kaynaklar
     "Yanlış anlaşılmayı engellemek için hemen belirteyim: Çok iyi bir dindar sayılmam, ancak Tanrı’ya inanırım. Bu konu tartışılırken, bakış açısı belki de "doğal kaynakların sürdürülebilir zenginlik yaratma potansiyeli" gibi dinden bağımsız bir zemine kaydırılabilir. Doğal kaynaklar açısından zengin olan pek çok ülke iyi durumda değil. Irak, İran, Venezüella hatta ve hatta Rusya, aklıma ilk gelen örnekler. Bunun yanında sıfırdan her şeyi ithal ederek başlayan Japonya, son 30 - 40 yılın yarattığı bir güç.
•  Belki de dinden çok doğal kaynaklar sayesinde ‘kolay yoldan para kazanma’ mantığının getirdiği bir ‘yan gelip yatma’ durumudur bu.
•  Belki de Müslüman ülkelerin birçoğunun, dünyanın en sıcak bölgelerinde konuşlanmasının getirdiği bezginlik, bir açıklama olabilir.
     Türkiye şu anda dünya sahnesindeki ‘tek’ demokratik Müslüman ülkedir. Dünya 11 Eylül sonrasında yeniden şekillenirken, bu ‘tek’liğin getirdiği avantajları sonuna kadar kullanmalı, kendi yaşam tarzımıza adapte ettiğimiz hoşgörü ve farklı dinlerin bir arada yaşayabilmesi gibi ‘Anadolu Müslümanlığı’ bakış açısının, komşu ülkelere yayılmasında örnek ülke olmaya devam etmeliyiz."
     Barış Karadenizli

     
     mtamer@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Çetin ALTAN
Öörö ööö... Öörö ööö... Öörö ööö...

Melih AŞIK
Strateji önerisi...

Fikret BİLA
Meclis’in kararı ve anlamı

Hasan CEMAL
Bağdat’tan Saddam Hüseyin’li bir anı...

Güneri CIVAOĞLU
ABD ve TBMM

Yasemin CONGAR
Washington’a soğuk duş

Can DÜNDAR
"Geldikleri gibi giderler!"

Abbas GÜÇLÜ
YEK Başkanı kim olacak?

Hasan PULUR
Kıssadan hisse...

Derya SAZAK
Savaşa ret

Meral TAMER
Neden kalkınmış tek Müslüman ülke yok? (4)

Ece TEMELKURAN
İnsana bir "şeyhler" olur!

Tamer HEPER
İşiniz zor

Osman ULAGAY
Senaryo tutmazsa ne olacak?

Güngör URAS
Kurtlar sofrasında bir Türk: Arif Mardin

Serpil YILMAZ
UND’de kılıçlar çekildi

© 2002 Milliyet