
|

AKP nereye?
PAZAR akşamı partisinin MKYK toplantısında Tayyip Erdoğan konuşuyor... Tezkerenin reddinin doğuracağı ekonomi ve güvenlik sorunlarını anlatıyor ve soruyor:
- Hem bu partinin bakanı veya MKYK üyesi olmak, hem de hükümetin sevk ettiği tezkereye hayır demek! Olur mu bu?
Ret oyu verenler, bu sözlerini Erdoğan’ın mahcup bir şekilde dinlemiş.
"Ret" kararının ekonomik sonuçlarını dün yaşamaya başladık!
Hükümet, mecburen, halkın cebinden 15.7 katrilyon çekecek! Bugün kağıt üzerindeki rakamlar olarak gözüken ekonomik kararlar hayatımıza intikal ettiğinde ilacın nasıl "acı" olduğunu daha bir hissedeceğiz!
Çok şükür ki, Başbakan Gül, ret ihtimaline karşı ekonomik hazırlık yapılmasını önceden istemiş de, gece gündüz çalışılarak hemen dün sabah açıklama yapıldı; borsa ve faiz dizginlenebildi.
Ret kararının milli güvenlik alanında ortaya çıkarabileceği sakıncaları görmek için vakit henüz erken!
***
TAYYİP Erdoğan’ın sorusu haklıdır: Hem hükümette ve parti yönetiminde oturup hem hükümet politikasına karşı oy vermek, hele de kampanya açmak, olmaz!
Bu "parti içi demokrasi" değil, parti içi dağınıklıktır!
Parti içi demokrasinin iki unsuru vardır:
Parti içinde serbest konuşma: Parti programına çok aykırı olmayan her fikri dile getirirsiniz, hatta lideri, başbakanı, hükümeti, parti yönetimini yerden yere vurursunuz. Parti içinde serbest seçim: Genel başkanlıktan ilçe başkanlığına ve milletvekilliği adaylığına kadar her yere serbest seçimlerle gelinir. Bizde parti içi demokrasinin olmaması, milletvekillerinin atamayla belirlenmesinden ve serbest konuşma imkanının verilmemesindendir. Bunun dışında, mesele "partinin yönetilmesi" ve "hükümet etme" alanına geldiğinde "parti disiplini" kavramı geçerlidir. Yerine göre, uymayan, istifa eder! *** AKP, milletvekillerinin serbest konuştuğu bir partidir. Parti içi seçim mekanizmalarının demokratik mi, yoksa atama tarzında mı işleyeceğini zamanla göreceğiz. Yeni bir parti olan AKP’nin karşı karşıya olduğu sorun, "partililik kültürü"nün ve "parti disiplini" bilincinin henüz oluşmamış olmasıdır. CHP ret oyu verilmesi için bağlayıcı grup kararı almakla "anti demokratik" davranmamış, modern bir "parti" gibi davranmıştır! Liberal Prof. Ergun Özbudun "Parti Disiplini" adlı akademik eserinde diyor ki: "Parti disiplini, hükümetlere, modern devlet hayatının zorunlu kıldığı tutarlı ve uzun vadeli siyasetler takip etme imkanı verir... Disiplin modern siyasal partilerin ayırıcı özelliklerinden biridir. Batı demokrasilerinin hemen hepsinde, on dokuzuncu yüzyılın gevşek yapılı ferdiyetçi partileri tarihe karışmış ve yerlerini iyi örgütlenmiş, disiplinli siyasal partilere bırakmıştır." (Sf.13, 249) Parti içi demokrasiyle disiplinin karıştırıldığı ülkemizde AKP bu tür kavramları doğru oturtmazsa "tarihe kavuşmuş gevşek yapılı ferdiyetçi partileröden biri olur. Dahası, iktidarın neyi nasıl yapacağı belirsizleşir, hükümet kurumuna karşı güvensizlik doğar...
t.akyol@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|