
|

Ankara’yla Washington arasında 2. tezkere hattı!
ANKARA
Genel beklenti, ‘tezkere’nin cumartesi günü parlamentodan geçmesi yolundaydı. Üç oy farkla, yani kıl payı geçmedi. Bir diplomat arkadaşım dün "Herkesin ezberi bozuldu. Ama bu bazen iyidir. Ezberin bozulması, insanı sakin ve yaratıcı düşünceye sevk edebilir" diyordu.
Evet, TBMM’nin kararı Türk demokrasi tarihinde ilginç bir dönüm noktası. Hatta fazla abartmamak kaydıyla tarihi nitelik de atfedilebilir bu karara. Ve saygı duyulur.
Ama doğru bir karar mıdır?
Bence değildir.
Bunun nedenlerini yakın zamanda birçok kez ayrıntılı olarak yazdım. Hem savaşa karşı olmak, hem tezkereye evet demek mümkündü. Çünkü bu tezkere, Türkiye’yi zaten engelleyemeyeceği bir savaşın zararlarından bir yere kadar koruyabilecekti.
Bir başka deyişle:
TBMM tezkereyi kabul etmiş olsaydı, Türkiye’nin çıkarlarının birçok bakımdan daha iyi kollanacağına bugün de inanıyorum.
Kısaca özetlersem:
(1) Ekonomik açıdan Türkiye’nin uğrayacağı zarar hiç olmazsa Amerikan hibe ve kredileriyle bir ölçüye kadar karşılanabilecekti. Ayrıca bu destek, IMF programıyla birlikte ekonomik çıkışa da katkı yapacaktı.
(2) Kuzey Irak’la ilgili kaygılar konusunda daha sağlam bir noktada bulunacaktık.
(3) Saddam sonrasına ilişkin Irak ve bölge senaryolarında Türkiye’nin daha fazla söz hakkı olabilecekti.
(4) Türk - Amerikan ilişkileri olumsuz etkilenmeyecekti.
(5) Tayyip Erdoğan’ın grubuna hakim olamadığı, Tayyip - Gül ekseninde daha şimdiden parti içi çatlaklar oluştuğu yolundaki düşüncelerle, daha seçimden dört ay sonra siyasal istikrar cephesinde bir delik açılmayacaktı.
Dünyanın sonu mu?
Elbette değil.
Önce ekonomiye bakmakta yarar var. Tezkerenin reddi, beklendiği gibi piyasaları olumsuz etkiledi. Borsa düştü, faizler fena yükseldi. Dövizde artış sınırlı kaldı. Ancak piyasa kendini frenledi.
İki nedenle:
Birincisi, hükümet doğru bir adım atarak IMF ile anlaştığını belli etti. Ekonomiyle ilgili bazı bakanların muhalefeti kırıldı ve bütçe IMF’nin istediği gibi çıktı.
İkincisi:
Piyasalarda ikinci tezkere beklentisi sürüyor. Bu beklenti sürdüğü içindir ki, piyasalar dün bir ölçüde frene bastı.
‘İkinci tezkere’ konusu halen Ankara - Washington hattında, özellikle resmi olmayan kanalları hareketlendirmiş durumda. AKP lideri Tayyip Erdoğan’la Başbakan Gül’ün karargahlarında, ne gibi gelişmeler olursa ikinci tezkere TBMM’ye sunulabilir sorusuyla ilgili düşünce egzersizleri yapılıyor.
Dikkatler daha çok ABD’de.
Başkan Bush yönetiminin Türkmenler ve Kürtler bağlamında Kuzey Irak’la ilgili olarak bazı yeni açılımlar ve yeni ekonomik jestler yapması halinde, ikinci tezkerenin gündeme gelebileceğinden söz ediliyor.
Bir başka nokta:
Tezkerenin reddedilmesinden asker de rahatsız. Tayyip Erdoğan’la Abdullah Gül’e yakın çevrelerinde konuşuluyor bu konu da. Son Milli Güvenlik Kurulu’nda tezkereyle ilgili olarak gerek Cumhurbaşkanı Sezer’den gerekse askerden beklediği ilgiyi göremeyen sivil kanadın, bu kez, yani ikinci tezkere öncesi bu çevrelerden de bir jest beklentisi içinde olduğu söylenebilir.
İkinci tezkere konusu geçen pazar günü AKP’nin MKYK’sında ele alındı. Elli kişiden oluşan kurulda büyük ağırlık, ikinci tezkere lehine çıktı. Aynı konu dün öğleden sonra partinin on kişiden oluşan Merkez Yönetim Kurulu’nda görüşüldü.
9 Mart Siirt seçiminden önce ikinci tezkere gündeme gelebilir mi? Yakın ihtimal değil. Ancak, Tayyip Erdoğan ve Gül’ün beklediği adım ya da jestler gerçekleşirse, belki... (Bu arada her iki liderin karargahında Amerikan tarafının yapmış olduğu yanlışlarla ilgili haklı eleştiri ve yakınmalar sürekli su yüzüne vuruyor).
Ama şurası kesin gibi:
Washington’dan herhangi bir ses seda çıkmaz, kapı kapatılırsa, ikinci tezkere 9 Mart sonrası için de gündemden kalkabilir.
Dün akşamüstü Ankara’da durum özetle böyleydi.
h.cemal@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|