
|


Kıbrıs’ı çözemezseniz AB üyeliğini unutun
AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Verheugen, Kıbrıs’ta çözüm olmadığı takdirde tam üyelik müzakerelerinin başlamayacağı mesajını verdi
GÜVEN ÖZALP Brüksel
Güney Kıbrıs’a, "Çözüm bulunmasa da AB’ye üye olacaksınız" mesajı veren Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen, aynı konuda Türkiye’ye tam ters yönde bir mesaj vererek, Kıbrıs sorununun çözülmemesi halinde Türkiye’yle tam üyelik müzakerelerinin başlamasının tehlikeye gireceğini söyledi.
‘Türklere de anlattım’
Verheugen, her ne kadar tercihlerinin birleşmiş bir Kıbrıs’ın üyeliğinden yana olduğunu söylese de Londra’da yaptığı bir konuşmada, "Bir konuda açık olmama izin verin. Kıbrıs, 1 Mayıs 2004’te AB’ye girecektir" dedi. Türkiye’ye, adada bir çözüm bulunmamasının AB’ye yönelik beklentileri üzerindeki etkilerini iyi düşünmesi gerektiği tavsiyesinde de bulunan Verheugen, "Bunu, Türkiye’ye yaptığım son ziyaret sırasında da anlattım. 1 Mayıs 2004 tarihinden sonra Türkiye, AB’nin tam üyesi bir ülkeyi tanımıyor durumuna düşebilir. Bu koşullarda da, Türkiye’nin tam üyelik müzakerelerine nasıl başlayabileceğini bilemiyorum" diye konuştu.
Kıbrıs’ta tavır değişikliği
Gerek Helsinki Zirvesi’nde gerekse Kopenhag Zirvesi’nde Kıbrıs’ta çözümle Türkiye’nin müzakerelere başlaması konularını doğrudan ilişkilendirmeyen AB’nin bu kritik süreçte bu tür bir yaklaşım içerisine girmesi dikkat çekiyor. Verheugen’in söylemindeki bu sertleşme, Komisyon’un Kıbrıs konusundaki tavrında değişikliğe gitme eğilimine girmesinden kaynaklanıyor.
Sözcü: Durum kabul edilemez
Verheugen’in sözcüsü Jean Christophe Filori, Kıbrıs’ın çözüm olmadan üye olmasının Türkiye açısından yaratacağı durumu "kabul edilemez ve sürrealist" olarak tanımladı.
Komisyon kaynakları, bu konuda daha önce imalı mesajlar verildiğini, ancak bu aşamadan sonra "içinde bulunulan blokajdan çıkılması gereğinden hareketle" bu mesajların daha açık ifade edilmesine karar verildiğini belirtiyorlar.
Yeni bahane: Din özgürlüğü Verheugen, Türkiye’nin müzakerelere başlayabilmek için aşması gereken sorunlar arasında ifade özgürlüğü, işkence, ordunun rolü, Alman vakıfları ve Leyla Zana’nın tutukluluğunu sayıyordu. Vakıflar ve Zana sorununun aşılmasının ardından, pek dile getirilmeyen "din özgürlüğü"nün bu konuşmada listeye sokulması da "AB’nin bahane sıkıntısı yaşamadığını" ortaya koydu.
DÜNYA


Kıbrıs’ı çözemezseniz AB üyeliğini unutun
Oldubittiye geçit vermeyiz
Denktaş’ın itirazları
BM’de 13 Mart operasyonu
Lefkoşa’da çözüm için gösteri
Dünya turu
SAYFA BAŞI

|
|

|