05 Mart 2003 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  

 




Oyuncak yapamayan ülke büyümez

7’DEN 77’YE OKUL DIŞI BİLGİLER

     Eskiden Tahtakale sokaklarında seyyar satıcılar oyuncak satarken şöyle bağırırlardı: "Çin işi Japon işi, bunu yapan iki kişi," ya da "Çin işi Japon işi bunu satan bir kişi."
      Hiç unutmam, bir gün babamla kız kardeşime "Pandora'nın Kutusu" adlı oyunlu; önünde kilitli bir sandığı bulunan bir kitap almıştık.
     Zaman zaman, günümüz çocuklarının hızla değişen oyuncaklarını daha yakından tanıyabilmek için toptancı dükkânlarını dolaşıyorum. Her gittiğimde öylesine ilginç, çarpıcı oyuncaklar görüyorum ki, şaşırıp kalıyorum. Benim çocukluğumla kıyasladığımda şaşkınlığım daha da artıyor. Ama beni asıl şaşırtan, önceden Alman, Amerikan, özellikle Japon malları olan bu oyuncakların hepsinin bugün Çin'de yapılıyor olması. Bugün Avrupa'da, Amerika'da gördüğümüz tüm oyuncakların, kitapların, çantaların hatta ünlü Disney markalarının bile üretildiği yere baktığınızda Çin'de yapıldıklarını görüyorsunuz.
     ***
     Almanya'daki "Frankfurt Kitap Fuarı"na, Bologna'daki "Çocuk Kitapları Fuarı"na gittiğimiz zaman yayıncılar, "İsterseniz kitaplarınızı sizin adınıza biz bastıralım. Ülkenizden daha kaliteli ve daha ucuza üretiriz. Çünkü biz de Çin'de ürettiriyoruz," diyorlar. Sanırsınız Çinliler her şeyi bırakmışlar, bütün ülkece hep birlikte oyuncak üretiyorlar, kitap basıyorlar; kırtasiye ürünleri, çantalar, yapma çiçekler, saksılar, terlikler, aklınıza ne gelirse yapıp dünyaya satıyorlar. Hem de inanılmaz ucuzlukta ve güzellikte. Sanki Çinliler olmasa hayat duracak ve bütün esnaf satacak mal, insanlar alacak şey bulamayacaklar.
     Bir de, bunlar yetmiyormuş gibi şimdi kendileri Anadolu'da ve İstanbul'da yavaş yavaş satış yerleri açmaya başladılar. Bizde ise otuz yıl önce Japonlarla yurtiçinde rekabet etmeye çalışan oyuncak sektörümüz durmuş. Plastik atölyeleri kova, kürek, çatal-kaşık, plastik saat camı yapan atölyeler haline dönmüş. Mandaldan basit bir sepete kadar her şeyi dövizle alır duruma düşmüşüz. Ne oyuncak tasarımcısı, ne oyuncak üreticisi, ne özgün ürünler yaratan insanlar yetiştirmişiz.
     ***
     İkinci Dünya Savaşı'nda Almanya'da teneke oyuncaklar üreten oyuncak fabrikalarının, savaş sırasında tabak-çanak ve silah ürettiklerini tüm tarih kitapları yazıyor. Yalnızca oyuncak üretip bunu tüm dünyaya satarak, ülkelerinin ekonomisini düzlüğe çıkaran; tüm dünya çocuklarını mutlu eden bu ülke ve insanlarının başarısını yürekten kutlarken, "Bugüne değin bir tek mekanik ya da elektronik en basit bir Nasrettin Hoca oyuncağı yapamadık," diye de üzüntümden kahroluyorum. Ama biliyorum ki, yakında anıran eşeği ve üstüne bir ters binip, bir düz binen, hatta üstüne üstlük bir de bize fıkra anlatan Nasrettin Hoca oyuncağını Çinliler yapıp, yine bize satacak; biz de çocuklarımıza...
     Dünyada en başarılı çocuk oyuncakları üreten ülkelere bir bakın, her açıdan en başarılı ülkeler olduklarını da göreceksiniz.n
     
     Yazara e-mail
     



 PAZAR


"Türkiye’nin ne kadar değiştiğini gördüm..."
Clinton, James Bond’da oynarsa...
İki kadın 2,5 milyar liraya ilk teknelerini yapıp sattı
"Güncel sanata karşı önyargılı olmayın"
"Dizilerimi kalabalık içinde seyredemem, utanırım"
Yıllanmış şarap içme sanatı
Genç Birleşmiş Milletçiler
"Kendimi sorgulayan bir yapım var"
Dahinin kadınları
Heyt babalar be!
Lokanta gibi lokanta
Aşk all’arrabbiata
Sevginin göz kamaştıran sembolü
İncilere kıymayın efendiler!
Kediler ve aşklar
Oyuncak yapamayan ülke büyümez


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet