
|

Kamuoyunun önemi
ABD’nin dünyanın en güçlü ülkesi olduğu konusunda tereddüt yok. Ancak tam herkes tek kutuplu bir dünya oldu fikrine kendisini alıştırmak üzereyken, savaş rüzgârlarının esintisiyle birlikte, dünyada ABD’den daha da büyük bir gücün varlığı ortaya çıktı. Bu güç; dünya kamuoyu...
Amerika’nın hızını yavaşlatan da, TBMM’de tezkereyi reddettiren de bu güç. Yani kamuoyu. Günümüz dünyasında kamuoyu desteği olmadan hangi konuda olursa olsun bir şeyler gerçekleştirmek adeta imkânsız hale geliyor. Bugün gelinen nokta bu.
Kamuoyunun dilinden anlayan, kamuoyunu ikna edenler işi bitiriyor.
Aynı ABD, eğer başta Clinton olsaydı, bu savaşı çoktan başlayıp bitmişti. Clinton insanlarının gözünün içine baka baka, gülücükler dağıtarak savaşa girer, ardından da protestolar değil alkış alıp kahraman ilan edilirdi. Kamuoyunu etkilemede bu kadar başarılıydı.
Günlerdir Türkiye’nin dört bir yanında öğrenciler ile birlikteyiz. AKP’nin kamuoyu oluşturma konusunda, seçim öncesinin tam aksine hızla inişe geçtiği dikkat çekiyor. AKP kurmayları, bunun ne kadar farkındalar bilmiyorum ama böylesine hızlı puan kaybetmeye devam ederler ise kamuoyunun güvenini yeniden kazanmaları çok uzun zaman alabilir.
Milli Eğitim Bakanı Erkan Mumcu, yeni hükümet kurulduğunda popülaritesi yüksek bakanların en başında geliyordu. Ama o da hızla keseden yiyor. Güven erozyonu yaşıyor. Bu erozyon, YÖK yasasındaki acemiliği ve çelişkileri nedeniyle öylesine bir hız kazandı ki, ne yapıp edip bir an önce durdurması gerekiyor. Yoksa kendisine karşı en büyük haksızlığı yine kendisi yapmış olacak. Buna da hakkı yok.
YÖK’ü bitirelim derken Eğer birileri üç ay önce çıkıp şu şu isimler YÖK’ü savunacak, öğrenciler hocalar YÖK’ü alkışlayacak, 20 yıldır YÖK’e karşı olan Türk kamuoyu tam tersi bir tavır alacak deseydi hiç kimse ciddiye almazdı. Aksine bu kişiler kafayı yemiş diye alay konusu olurlardı. Ama işte oldu. Dün kim YÖK’ü zehir zemberek eleştiriyorsa şimdi savunma durumuna geçti.
YÖK ve Gürüz, kırk yıl çaba harcasaydı böylesi bir sonuç elde edemezdi. Ama son olayda da görüldü ki bazılarının başarısızlığı ya da yanlış taktiği bazılarına müthiş avantajlar sağlayabiliyor.
İşte böylesi dönemlerde kamuyonun çok daha dikkatli olması, doğru ile yanlışın birbirine karışmaması gerekiyor.
Türkiye nereye gidiyor? Türkiye çok kritik günlerden geçiyor. Ama kafalar karmakarışık. Doğru bilgilere doğru kanallardan ulaşmak, böylesi dönemlerde çok daha güçleşiyor. İşte bu çerçevede bu gece Genç Bakış’ta Ankara’nın nabzını en iyi tutan gazetecilerden üçünü konuk ediyoruz. Derya Sazak, Enis Berberoğlu ve Fehmi Koru. Türkiye’yi siyasette, ekonomide, dış politikada nasıl günler bekliyor? Öğrenciler soracak, onlar cevaplayacak. Gelecek haftaki konuğumuz ise daha da önemli, tarihi günlerin yaşanacağı TBMM ve Başkanı Bülent Arınç olacak.
Maltepe Üniversitesi’ndeki canlı yayın Kanal D’de 23.50’de başlayacak.
aguclu@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|