
|

Neden kalkınmış tek Müslüman ülke yok? (5)
Türkiye bugün ciddi bir yol ayrımında. Sadece Türkiye mi, dünyadaki güç dengeleri de önümüzdeki dönemde çok radikal değişimlere gebe. Ve hissiyatım o ki, Ortadoğu’da toplu cinayetlere hazırlanan ABD, bu işten hedeflediği sonuçlara kesinlikle ulaşamayacak. Dolayısıyla ABD’nin körü körüne peşine takılarak pastadan pay kapma hesapları da bana göre gerçekçi değil.
Belirsizliğin had safhada olduğu bir dünyada, bugünlerde tek emin olduğum konu ise tezkerenin TBMM’den geçmemesinin çok hayırlı bir gelişme olduğu.
Son yıllarda hep kısa vadeli bakmaya alıştık, alıştırıldık. Günü kurtardığımızı zannedip, geleceğimizi kararttık. Tezkerenin reddi kısa vadede Türk ekonomisine bazı ek yükler bindiriyor gibi gözükse de (ki o da doğru değil, ne zamandır ertelenen önlemler alınıyor) uzun dönemde Türk siyasetine çok olumlu etkileri olacak.
Yeter ki tezkerenin reddine ilk tepki olarak "Daha ne istiyorsunuz, tam demokratik bir sonuç oldu" diyen Tayyip Bey, gelecek hafta TBMM’ye yeni bir tezkere getirmeye kalkmasın!
Dünya dengelerinin hangi yönde yeniden şekilleneceğinin belli olmadığı bugünlerde, Müslüman kimliği güçlü bir parti büyük çoğunlukla iktidardayken ve hiç değilse şu an itibarıyla geçmiş TBMM’lerden farklı bir Meclis’e sahipken, Türkiye olarak kendimize bir çıkış yolu bulamaz mıyız?
Üstad Çetin Altan, "Türkiye 21. yüzyılda bir çıkış yolu bulacak. İslam alemi için bir çağdaşlık modeli oluşturacak" diyor (bakınız 1 Mart, Milliyet). Bu kadrolar Türkiye’yi dünyada öne çıkartabilir mi, kuşkuluyum.
Tayyip Bey’in liderlik vasfının çok güçlü olduğuna kuşku yok, ama gerek kendi donanımı gerekse yakın çevresindekilerin birikimi ve vizyonu hiç de yeterli gibi durmuyor. Ama şu nokta kesin ki, Türkiye gelecekte dünyada kendine bir yer tutacaksa, düne kadar çok gerilerde tuttuğu İslam kimliğini de mutlaka kullanacak. Dolayısıyla el birliğiyle önce "Neden kalkınmış tek Müslüman ülke yok?" ve devamı olarak da "Türkiye, nasıl bir kalkınma stratejisiyle İslam alemi için çağdaşlık modeli oluşturabilir?" soruları üzerine fikir jimnastiği yapmanın tam zamanı.
Pamuk: "Sorun İslam’da değil" "Neden kalkınmış tek Müslüman ülke yok?"
Günlerce sizlerin görüşlerini yansıttım. Masamda yığılan farklı okur görüşlerine yarın da yer vereceğim. Ancak izninizle bugün bu soruyu ben bir uzmana, uluslararası akademik çevrelerde saygın bir isim olarak tanınan ekonomi tarihçisi, Boğaziçi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şevket Pamuk’a yöneltme ihtiyacını duydum. Aldığım yanıt, geleceğimiz için umut veriyor:
"Bugün sosyal bilimciler ve tarihçiler arasında 2 temel görüş var. Biri ‘İslam yahut İslam toplumlarının kurumları, zaman içinde azgelişmişliğe neden olmuştur’ diyor. Ben bu görüşe katılmıyorum. Ben bu ülkelerin azgelişmişliğini, kalkınamamışlığını İslam’la ilişkilendiremiyorum. Bu ülkelerin, siyasi yapılarına, ekonomik yapılarına kurumlarına bakmamız, azgelişmişliğin kökenini oralarda aramamız gerek.
Unutmamalı ki aynı İslam, 16. yüzyıla kadar çok parlak bir uygarlığı ortaya çıkarabilmişti. Demek ki sorunun kaynağı İslam’ın kendisinde ya da İslam kültüründe değil, ülkelerin siyasal yapılarında. Bu ülkelerde kurumlar yeterince esnek ve dinamik değil ve uzun bir süredir de bu böyle geliyor. Esas olarak siyasi yapılara, rejimlerin niteliğine bakmak lazım."
DEVAMI YARIN
mtamer@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|