
|

Kürtler ve asker
KÜRT kökenli aydınlar ve politikacılar içinde, her topluluk gibi, bağnazlar vardır. Bütün bağnazlar gibi onlarla görüşüp konuşmayı yararsız sayarım...
Aynı zamanda oturup konuşulacak makul insanlar vardır. Görüşlerine katılmasanız da anlarsınız. Bu tür Kürt aydınlarına önem veririm.
Rahmetli Orhan Kotan gibi... Ümit Fırat gibi...
Son olarak "Vatandaşlık Açısından Kürt Sorunu ve Bir Çözüm Önerisi" kitabını yazan Tarık Ziya Ekinci gibi... Bu kitapta karşı olduğum görüşler de var, paylaştığım görüşler de.
Enver Sezgin de böyle görüşlerine önem verdiğim bir Kürt aydınıdır.
Dün telefon açtı:
- Genelkurmay Başkanı Özkök’ün konuşmasında Kuzey Irak Kürtlerini ‘akraba’ olarak nitelemesini çok önemli ve olumlu buluyorum. Bana iki tarafı da uyarıyor gibi geldi...
Yani hem Kuzey Irak Kürtlerini, hem onları kışkırtacak şekilde aşağılayıcı nitelemelerde bulunanları uyarıyor.
***
ENVER Sezgin Kuzey Irak Kürtlerine düşmanlık ifade eden, onları aşağılayan söz ve yazıların "Kürtleri rencide ettiğine, hatta radikalizmi beslediğine" dikkat çekti.
Sezgin’in şu sözlerine katılıyorum:
- Her devlet gibi Türkiye de elbette sınırının ötesinde olanlara kayıtsız kalamaz, tedbirini alır. Ama bunu yaparken sınırın ötesinde kendisine karşı tepki doğmasına, hele de bu tepkinin radikalleşmesine sebebiyet vermemelidir.
Sezgin bu konunun "Özal’ın yaptığı gibi", yani Kürtleri karşıya itmeden, onları kazanmaya çalışarak yapılmasını istiyor:
- Barzani’nin hata yapması bir kenara, asıl makul davranması gereken Türkiye’dir, çünkü Türkiye bir devlettir. Sayın Özkök’ün açıklaması bunun güzel bir örneğidir.
Sezgin, Türk bayrağının yakılması konusunda "bunu yapan üç beş kişi de olsa vahim bir hatadır, tutuklandılar zaten" dedi.
Evet, duyguları yatıştırmanın, akıl ve itidali öne çıkarmanın yolunu bulmalıyız.
***
MESELENİN bir yanı da şu: Iraklı Kürtler ve Türkmenler hakkında Türkiye’de konuşurken üslubumuzun kendi Kürt vatandaşlarımızı nasıl etkileyeceğini hiç akıldan çıkarmamalıyız.
Kerkük, bu meselede adeta barut fıçısıdır! Bir patlarsa bütün çevre infilak eder! Barzani ve Talabani ise bir fırsatını bulup Kekük’ü tekrar işgal etmek istiyorlar; daha şimdiden Kerkük’ün Kürt yöneticilerini atamışlar bile!
Tarihen Türkmen kimlikli olan Kerkük artık hiçbir etnik gruba mal edilemeyecek derecede karmaşık hale gelmiştir; o bakımdan merkezi yönetime bağlı olmalıdır.
Ben bunları belirtince Sezgin şunu söyledi:
- Hem öyle, hem ABD Kerkük’ün merkezi yönetime bağlı olacağını açıkladı zaten.
Kerkük’ü herhangi bir etnik gruba vermek Arap dünyasını ayağa kaldırır, Irak’ı kan gölüne çevirir.
Irak’ta Kürtler ve Türkmenler birbirlerini siyaseten tanıyarak bir ahenk sağlayabilirler. Türkiye’nin böyle bir ahenk için titizliği de haklıdır.
Meselenin operasyonel ve diplomatik taraflarını yetkililere bırakarak, Irak konusunda Kürtler ve Türkmenler hakkında karşıt duyguları kabartacak ulu orta konuşmalardan sakınmalıyız.
t.akyol@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|