07 Mart 2003 Cuma


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  

 



Savaş şarkıları ve dağ başında bir kokoreççi...

     İstanbul’da hava yine sisli ve puslu... Ah bu mart ayları... Mart ayı, dert ayı...
     Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır...
     Ve mart; karşılıklı birtakım zart zart zart...
     ***
     Irak savaşı hakkında, karşılıklı yapılan açıklamalardan, verilen demeçlerden, bildirilen görüşlerden, sıralanan olasılıklardan, ileri sürülen öngörülerden, objektif olmasına çalışılan analizlerden; sade insanın içi kararmıyor, ruhu da yoruluyor.
     Hele bir de Can Kozanoğlu’nun hazırladığı, "Savaş Şarkıları" belgeselini izliyorsanız...
     Çocuk denecek yaşta; başında kaskı, sırtında asker çantası, omuzunda tüfeği, savaşa giden askerler...
     Namlularını oraya buraya çevirerek ateş eden umacı tanklar...
     Karşılıklı mermi yağdıran topçu bataryaları...
     Ve yollara düşmüş kadınlar, çocuklar, ihtiyarlar...
     ***
     Tüm cephelerde askerlerin kendi dillerinde dinlediği hasret şarkıları, sıra sıra idam edilmiş insanlar, direnç şarkıları, marşlar...
     Bir yanda "Marseillaise", bir yanda Edith Piaf’ın "La vie en rose"u; bir yanda "Lili Marlin"...
     Çocukluğumda daha sık duyduğum, 1. Dünya Savaşı’ndan arta kalmış bir türkü yankılanıyor eski zaman bahçelerinde:
     Adı Yemen’dir
     Yolu çimendir
     Giden gelmiyor
     Ecep nedendir
     ***
     Bir de tanklı, toplu, bombalı, gencecik askerli, savaş vahşetinden; süzülüp çıkmış, çeşit çeşit dillerdeki şarkıların yanında; düpedüz anti - militarist şarkılar vardı; tıpkı Roland Dorgeles’in romanları gibi...
     Cezayir savaşı sırasında, "Deserteur - Asker Kaçağı" şarkısı, Fransız radyolarında da yasaklanmıştı.
     ***
     Hala savaşlar neden önlenemiyor?
     Çünkü hala bazı siyasetçiler için; hamaset edebiyatı da, savaş da, birtakım "büyük primler" sağlayacakmış gibi görünmede...
     Gerek siyasetçiliğin, gerek silah endüstrisinin, gerek militarizmin artık "prim" sağlamadığı dönemlere gelinceye dek, daha kimbilir ne kadar insan ölecek?
     ***
     Tabii bir de gerek bireylerin, gerek toplumların koşullanması var.
     Irak konusunda sürdürülen siyasal edebiyattaki övmelerle, övünmeleri görmüyor musunuz:
     - Gurur verici bir olay...
     - ...
     - Onur yükseltici bir tavır...
     - ...
     - Şerefli bir yaklaşım...
     - ...
     - Haysiyetli bir karşı çıkış, vs...
     Ezik insan yığınlarının, "üstün insan" olma özlemleri; "kahramanlık" payesiyle sulanır durur, özellikle gelişmemiş toplumlarda...
     ***
     Köyceğiz’den dönmeden, güneşli bir günde, çam ormanları arasından geçen otoyoldan Marmaris’e kadar uzandık...
     Marmaris Koyu’nun görünmeye başladığı ıssız bir tepede, yol kıyısında; kamyonetiyle gelip, müşterileri için portatif masasıyla, iki sandalyesini açmış bir adamın, kokoreç pişirdiğini gördük...
     Kimsecikler yoktu çevresinde ve o, pişiriyordu kokoreçini...
     Dönüşte ise bir müşteri oturmuştu portatif masasına, kokoreç yiyordu...
     ***
     Kimsesiz bir tepenin yol kıyısında, kokoreç pişirerek, hayatı hak etmeye sıvanmış olan o insan, bilmezsiniz ne kadar büyüdü gözlerimde...
     Ne siyasetçi olmaya ihtiyacı vardı, ne Hazine’den geçinmeye...
     Boğayı boynuzlarından tutup, her gün diz üstü çökertecek bir gücü olanlardandı; ıssız bir tepenin ormanları kıyısında, tek başına kokoreç pişirerek de olsa...
     ***
     Vaktiyle Elif Naci’nin dediği gibi:
     - Emir almadan, emir vermeden ve kimseye muhtaç olmadan, hayatı hak ede ede yaşayan, gizli kahramanlar vardır.
     Marmaris tepelerinde rastladığımız kokoreççi de onlardandı. Bush da umurunda değildi, Saddam da...
     
     c.altan@prizma.net.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Kürtler ve asker

Çetin ALTAN
Savaş şarkıları ve dağ başında bir kokoreççi...

Melih AŞIK
Yarım doktor..!

Fikret BİLA
Baykal ve tezkere

Hasan CEMAL
Çok parçalı iktidar oyunu!

Abbas GÜÇLÜ
Önlük, ödev ve çantasız eğitim

Mehmet Y. YILMAZ
Bunları söylemek Başbakanın göreviydi

Hasan PULUR
Kim bu adam, kim?

Derya SAZAK
1914 şartları

Meral TAMER
Neden kalkınmış tek Müslüman ülke yok? (7)

Ece TEMELKURAN
‘Kötü’ ve ‘daha kötü’

Güngör URAS
Kömür varken gaza para ödüyoruz

M. Ali BİRAND
Org. Özkök hepimizi çok düşündürdü

© 2002 Milliyet