
|

AKP ve Kürtler
CNN Türk için Tayyip Erdoğan’la yaptığım programdan sonra makam odasında kahve içiyoruz. Bazı bakanlar var... Siirt’ten yeni dönen Emine Erdoğan da orada.
Bayan Erdoğan, Siirtli hemşerilerine çok teşekkür ediyordu.
Ben de "Dışarıda televizyonlardan arkadaşlar var, bir açıklama yapar mısınız?" diye sorduğumda şunu söyledi:
- Çok özür dilerim, ben medyaya fazla çıkmak, ortalıkta fazla görünmek istemiyorum...
Tayyip Bey’in hapis yattığı günlerde de Emine Hanım’la birkaç defa karşılaşmıştım. Bugün ‘Başbakan eşi’dir, ‘first lady’dir, tavırlarında hiçbir değişiklik olmamış.
Tevazuu ve olgunluk ona yakışıyor. Fahrünnisa Gül’e de öyle.
Mevhibe İnönü ve Berrin Menderes bu bakımdan birer abideydiler.
Siyasi tarihte hanımlarının şöhret ve debdebe düşkünlüğünden büyük sıkıntılara uğramış devlet adamları da az değildir.
***
TAYYİP Erdoğan Siirt seçimlerinden elbette çok mutluydu. Önüne gelen analiz raporlarından bana "Bakın, biz DEHAP tabanından da oy alıyoruz, biz Türkiye’nin çimentosuyuz" dedi.
Bunu ben de çok önemsiyorum.
Bir sağ parti, bir de sol parti Güneydoğu’dan milletvekilleri çıkaracak kadar oy alabilmeli...
DEHAP da ‘etnik parti’ kabuğuna sıkışmak istemiyorsa, ülkenin her yerinden milletvekilleri çıkarabilecek kadar samimiyetle "Türkiye partisi" olabilmeli.
Irak meselesinin etnik gerilimleri artırması ihtimali kuvvetli gözüküyor. Bugün Irak meselesi... Dün terördü... Yarın başka meseleler olabilir.
Türkiye’nin birliği ve huzuru Kürt kimliğini yok sayarak sağlanamaz. Bunun bir yolu ekonomik ve sosyal entegrasyonu geliştirmektir. Diğer yolu da Türkiye çapında tabanı bulunan ‘milli’ partilerin Güneydoğu’dan da oy alabilecek niteliklere sahip olabilmesidir.
Teorik olarak bir sosyal demokrat partinin bunu yapabilmesi lazım. CHP bunu niye yapamadığını çok iyi analiz etmelidir.
***
TÜRKİYE genelinde yaygın tabanı olup da Güneydoğu’dan oy alabilen tek parti, bugün AKP’dir.
Siirt seçimlerine DEHAP’ın boykot çağrısı kısmen etkili olmuştur.
3 Kasım seçimlerinde Siirt’te 88 bin seçmen sandığa gitmiş, pazar günkü seçimlerde bu sayı 74 bine düşmüş! Elimizde saha araştırması olmamakla birlikte, aritmetik olarak, 14 bin seçmenin sandığa gitmediği belli.
3 Kasım’da Siirt’te DEHAP 27 bin oy almıştı. Bunun 14 bini bu defa sandığa gitmemiş, 13 bini ise DEHAP’ın çağrısına uymamış, sandığa gidip AKP’ye oy vermiştir.
AKP’nin oylarının 14 binden 56 bine çıkmasında en önemli faktör elbette "ilimizden bir başbakan seçme" duygusudur, bundan beklenen kamu hizmetleridir. Ama ne olursa olsun demek ki, mesela kamu hizmeti fikri, DEHAP’ın çağrısını yarı yarıya etkisizleştirmektedir.
Toplumsal entegrasyonda kamu hizmeti, siyasi temsil, ekonomik ve sosyal gelişme gibi faktörlerin önemi!
Burada konumuz bakımından AKP’nin özelliği, 3 Kasım genel seçimlerinde de DEHAP’tan sonra bölgeden en yüksek oranlı oy alan parti olmasıdır.
Bu çok pozitif bir özelliktir. Solda da böyle geniş tabanlı bir partiye Türkiye’nin ihtiyacı var ama o sol parti yok!
t.akyol@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|