
|

Akademi’de güvenlik tartışması
ABD’nin Irak’ı vurmaya hazırlandığı ve bu nedenle geniş bir uluslararası muhalefetle karşılaştığı bir sırada, bu konudaki tartışmalar dün daha geniş bir güvenlik perspektifinden ve entelektüel düzeyde, İstanbul’daki Türk Harp Akademileri Komutanlığı’nın konferans salonuna taşındı.
Akademiler Komutanlığı, periyodik olarak düzenlediği sempozyumlardan birini bu kez çok zamanlı bir seçimle "Dünyada Yeni Güvenlik Anlayışları" konusuna ayırdı. İki gün sürecek olan bu sempozyumun ilk oturumunda dün Amerikan, Alman, Rus, Çin ve Türk konuşmacılar kendi ülkelerinin ve bölgelerinin görüşlerini açıkladılar ve seçkin katılımcılarla tartıştılar.
Bu tartışmalar, oturum başkanı Prof. Ali Karaosmanoğlu’nun özetlediği gibi, Atlantik’in iki yakası arasındaki çatlağı gözlerin önüne serdi. Bu da tabii, "tehdit" ve "güvenlik" kavramlarının halen bir yandan ABD, diğer yandan Batı Avrupa’dan Rusya’ya ve Çin’e kadar çeşitli ülkelerde farklı şekilde algılanmasından kaynaklanıyor...
* * *
AMERİKAN görüşünü anlatan Prof. Jack Kangas’dan duyduklarımız, aslında Bush yönetiminin resmi tavrını - veya doktrinini - aynen yansıtıyor. Şöyle ki: ABD’nin güvenlik konsepti, terör ve kitle imha silahları tehdidine dayanıyor. ABD kendisini buna karşı korumak için güvenlik stratejisini de buna göre ayarlamış bulunuyor. Irak konusunda görüldüğü gibi, Washington bu stratejiyi mutlaka - gerekirse kendi başına - uygulamak kararında.
Bu bağlamda Prof. Kangas özellikle Fransa ve Almanya’ya çatmaktan geri kalmadı ve ABD’nin "bazı müttefiklerin" tutumundan düş kırıklığı duyduğunu da belirtti...
* * *
ALMANYA eski Savunma Bakanı Volker Ruehe söze başlarken kendisinin tüm Avrupa adına konuşamayacağını, çünkü Avrupa içinde de görüş ayrılıklarının bulunduğunu anımsattı. Bununla beraber Avrupalıların ABD’nin tehdit ve güvenlik kavramlarına katılmadıklarını vurguladı. Ruehe’nin deyişi ile ABD’nin kendi güvenlik görüşünü veya yeni düzen anlayışını başkalarına kabul ettirmeye hakkı yok. Böyle bir tavır bütün dünya için tehlikeli olabilir...
Rus Profesör Gennady Chufrin de aynı doğrultuda, ama daha açık ve sert konuştu: ABD’nin dünya düzenini yeniden yapılamakta başarılı olacağından çok kuşku duyduğunu söylerken Afganistan’ı örnek gösterdi ve Rusların çok iyi tanıdığı bu ülkede olanların ABD için bir fiyasko olduğunu belirtti. Vurguladığı diğer bir nokta da şu oldu: Rusya, barışçı olanaklar tam tükenmeden ABD’ye (Irak konusunda) destek vermeyecektir.
Çinli Prof. Zhang Zuquian’ın görüşleri de öyle. O da Irak krizinin mutlaka barışçıl yollardan halledilmesi gerektiğini savundu...
* * *
TÜRK katılımcıların ifade ettiği bazı kaygılar, özellikle ABD’nin Saddam sonrası Irak ve Ortadoğu’daki amaçları konusunda duyulan güvensizliği yansıtıyor. Türkiye şu sırada kafaları karıştıran tehdit ve güvenlik kavramları üzerinde daha sıkı çalışmalı ve konuşmacı Prof. Ö. Şakir Babaoğlu’nun dediği gibi mutlaka daha uzun vadeli stratejiler belirlemelidir.
skohen@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|