
|

Amerika bize yardım etmeli
Amerikan Başkan Yardımcısı Dick Cheney, yeni Başbakan Tayyip Erdoğan’la telefon görüşmesinde, "Hiç olmazsa bir an önce hava sahasını açın" diye "rica"da bulunuyor. Erdoğan’ın Cheney’ye cevabı: "ABD bizim çok önem verdiğimiz stratejik ortağımızdır. Tabii ortak hareket ederiz ama Meclis’te tezkerenin reddi gibi bir durumu tekrar yaşamak istemiyoruz. Siz de bizim şartlarımızı anlayın ve kolaylaştırın."
Erdoğan’ın Cheney’ye söylediği şu sözlerden anlıyoruz ki, İngiltere’deki gelişmeler Ankara’nın dikkatini çekiyor:
‘MESAJINIZI ANLADIM’ "Baskı havası tepki yaratıyor. Rumsfeld’in sözleri bakın Tony Blair gibi en yakın bir dostunuzu sarstı. Grosmann’ın sözleri bizim kamuoyunda çok tepki çekti. Üstelik Türkiye olarak bizim sizden bazı taleplerimiz oldu, hâlâ cevap alamadık."
Cheney, Erdoğan’a "sözlerinizdeki mesajı anladım" diye cevap veriyor.
Dün hükümeti açıklamadan önce Erdoğan’la görüştüm. Cheney’yle görüşmesindeki bu içeriği tekzip etmedi. Sorularım üzerine Tezkere, Kıbrıs ve İş Yasası konusunda önemli açıklamalarda bulundu. İş Yasası’yla ilgili açıklamaları bugün Ekonomi sayfamızda... Tezkere meselesini sorduğumda Erdoğan "Amerika ile olan stratejik ortaklığımızın Türkiye için ne kadar önemli olduğunu, buna gölge düşürmek istemediklerini" vurgulu bir şekilde anlattı. "İkinci tezkereyi geçirmek istiyoruz ama ABD’nin de bunu kolaylaştıracak açılımları yapması lazım" dedi.
Peki, ikinci tezkere ne zaman?
O konuyu güvenoyundan sonra ele alırız.
Erdoğan, dün hükümeti kurdu. Salı ya da çarşamba günü Meclis’te hükümet programını okuyacak. Buna göre, iki gün sonra, yani perşembe ya da cuma günü Meclis’te müzakereler yapılır... Cumartesi ya da pazar günü güvenoylamasına gidilir ve tabii Erdoğan hükümeti güvenoyu alır.
Erdoğan Tezkere için çok hızlı hareket ederse, Tezkere’yi en erken gelecek hafta, 24 Mart Pazartesi günü Meclis’e sevk edebilir. Meclis’teki görüşmelere gelecek hafta salı günü başlanabilir en erken...
Tezkere konusunda Erdoğan bu kadar hızlı hareket etmezse, takvim de ileriye kayar.
Bu arada ABD ne karar alır, bilmiyoruz.
Tezkereyi hızlandıracak veya geciktirecek olağanüstü bir durum olmazsa, takvim böyle gözüküyor.
Tezkere konusu, iki tarafı da çok riskli bir değnek gibi gözüktüğü için devletin tepesinde de tereddütler var. Bunu söylediğimde Erdoğan "Tabii çok karmaşık bir konu, ABD ile ilişkilerimizdeki menfaatlerimizi ve savaş çıkmasınıın risklerini birlikte dikkate alan bir politika izliyoruz" dedi.
Erdoğan Kıbrıs meselesinin çözümsüz durumu ve AB ile ilişkilerimizin olumsuz etkilemesini doğru bulmuyor.
Dünkü görüşmemde şunu söyledi: "Araya birileri girince olmuyor. Bakın BM girişimi başarı sağlayamadı. AB’nin araya girmesi daha karmaşık sorunlar yarattı, yaratıyor. Bu konuda Türkiye ve Yunanistan birlikte inisiyatif almalı; Kıbrıs meselesinde Ankara ile Atina’nın birlikte bir çözüm geliştirebileceğini düşünüyorum. Hükümeti kurduktan sonra bunu önermeyi düşünüyorum!"
Erdoğan, Menderes ile Karamanlis’in Zürih ve Londra andlaşmalarını örnek verdi. "Bu işi yine Ankara ve Atina çözmeli" dedi. Bunun denenmesi gereken doğru bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum.
Araya BM ve AB gibi üçüncü unsurlar girince sorunlara yeni unsurlar eklenmiş oluyor gerçekten.
t.akyol@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|