16 Mart 2003 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  

 



Çok gezen iyi yaşar!

     Paris’e ilk seyahat... Anımsamaya çalışıyorum. 1962 yılı sonbaharı olmalı, kasım ayına doğru...
     On sekiz yaşındaydım.
     İngiltere’de, Shakespeare’in memleketi Stratford - on - Avon ve Cambridge yakınlarındaki çalışma kamplarında kazandıklarımız Londra’da hızla tükenmişti.
     Beş parasız kalmıştık.
     Oysa buralara kadar gelmişken bir de Paris’i görmek istiyorduk. Mülkiye’den yol arkadaşım Işıl, hiç unutmam, Kıbrıs’taki amcasından elli İngiliz sterlini borç istemiş, para kısa zamanda mektupla, zarf içinde elimize ulaşınca, dünyalar bizim olmuştu.
     Londra’da, Victoria Station’da trene binip, Paris’te Kuzey Garı’na inmiştik.
     Yağmur çiseleyen bir akşam vaktiydi.
     Dökülen bir öğrenci otelinde güç bela yer bulmuş, yorgunluktan bitkin halde ranzalardan birine kendimi atıp derin bir uykuya dalmıştım.
     Belki de Paris heyecanı olmuştu, beni sabahın köründe uyandıran. Taze baget ekmekle biraz peynir ve mis gibi kokan siyah kahveyle canlanıp kendimizi derhal sokağa atmıştık.
     Hava enfesti, güneşliydi.
     Peki ama neresiydi Paris?..
     Köşedeki gazeteciden bir harita alıp metroya indik. Haritada Zafer Takı’nı tanıyarak Etoile’in üstüne parmak basıp yolu sorduk. Merdivenleri koşar adım tırmanıp kendimizi dışarı atınca, Zafer Takı tüm heybetiyle karşımıza çıktı.
     Heyecanlanmıştım.
     Şanzelize’den, Concorde Meydanı’na doğru hayran hayran, sallana sallana, kahvelere bakına bakına yürürken şehrin büyüsüne kapılmış, içimden "İşte Paris!" diye mırıldanmıştım.
     Nereden mi hatırladım?
     Peyami Safa 1936 yılında Paris’e ilk kez geldiğinde, onun da ilk yaptığı iş Etoile’le Concorde arasında Şanzelize’den yürümek olmuş.(*)
     Anlatıyor:
     "On beş yaşımdan beri benim deruni ömrümün mühim bir kısmı Paris’te geçti. Bir kere bile ayağımı atmadığım bu şehrin kıyısını bucağını bile az çok bilirim. Hayalen onun içinde çok yaşadım.
     Bir de meydan nedir onu görelim:
     Etoile ve Concorde.
     Hele bu ikincisi, bir kırda arkaüstü yattığınız vakit gözlerinizin alabildiği gökyüzü mesafesini olduğu gibi yere indirmiştir. Etoile’den, zamanında Ahmet Mithat Efendi’nin tercüme romanlarında Konkordiya olarak ismi geçmeye başlayan meydana gitmek için Şanzelize Caddesi’nden geçelim."
     Peyami Safa da trenle gelmiş Paris’e.
     Nadir Nadi’yle birlikte.
     Anlatıyor:
     "Tren durdu. ‘Paris! Paris!’ diye haykırışlar bekliyorum. Kimin tarafından? Bilir miyim? Paris’e gelen her adamın ağzında bu çığlığı arıyorum. Yolcularda heyecana ve telaşa benzer bir hal yok. Realitenin, bütün hulyaları kökünden biçen katledici sadeliği ve her harikuladeyi hazin aslına irca eden aleladeliği içinde, hamallara talimat veren Nadir Nadi’nin peşinden gara indim."
     Yıl 1936, Paris.
     Ben bu seyahati 1980’lerde bir gün Nadir Nadi’nin ağzından dinlemiştim.
     Demişti ki:
     "Bir akşam lokantaya gittik. Aaa, bir baktım üstat ağlıyor. Şaşırdım. Ne oldu diye sorunca, ‘Memleketi, İstanbul’u özledim’ dedi Peyami..."
     İyi pazarlar!
     Unutuyordum. Kitabın önsözünü Enis Batur, "Çok gezen iyi yaşar" diye noktalamış.
     Katılıyorum.
     ————————
     * Beş Kıtada Türk Seyyahları; hazırlayan Enis Batur; Turkcell Yayını...
     
     h.cemal@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Çetin ALTAN
Hemen acele bez getir, elini çabuk tut tez getir...

Melih AŞIK
Bahane lügati

Fikret BİLA
Bush’un Kürt kartı

Hasan CEMAL
Çok gezen iyi yaşar!

Can DÜNDAR
Zülküf ile Süheyl

Abbas GÜÇLÜ
8 ayda 4’üncü bakan

Mehmet Y. YILMAZ
Kendi yaşamının efendisi ol, kölesi değil!

Hasan PULUR
Alo 155, polis imdat!

Derya SAZAK
Körfez Savaşı tutanakları (2)

Meral TAMER
Gülriz kitabında soyunuyor

Ece TEMELKURAN
Enayi!

Tamer HEPER
Zorla para alınmaz

Osman ULAGAY
Deneyimsiz AKP ile büyük poker oynuyoruz

Güngör URAS
Marmara Üniversitesi 120’inci yaşını "Kuğu Gölü" ile kutladı

Serpil YILMAZ
Washington’da enerji ve inşaat kovalanacak

© 2002 Milliyet