16 Mart 2003 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  

 



Körfez Savaşı tutanakları (2)

     Körfez Savaşı öncesinde TBMM’de iki kapalı oturum yapıldı. Hükümet 12 Ağustos 1990 tarihli birinci oturumda Türkiye’de bir saldırı olması halinde ‘savaş hali ilanı’ yetkisi aldı. Akbulut hükümeti, 5 Eylül 1990’da bu kez Anayasa’nın 92’nci maddesine göre ‘asker gönderme ve bulundurma yetkisi’ istemiyle Meclis’in karşısına geldi. TBMM yine kapalı toplandı.
     Gündemdeki tartışmalar bugünkü gibiydi.
     Irak’ın geleceği, ABD’ye hayır denirse ‘taraf olmadığı’ bir savaşta Türkiye’nin başına gelecekler.
     13 yıl sonra açıklanan tutanakların ilk bölümünü cuma günü yayımladık. İkinci toplantıdan özetler sunalım:
     Süleyman Demirel: (DYP lideri) ‘Biz aktif olalım Amerika ile Batı’nın gözüne girelim. Bizi ortak pazara alırlar. Mademki harita yeniden şekillenecekmiş, biz acaba kum çölünden bir parça mı almayı aklımızdan geçiriyoruz. Eğer bu kastedilen Kerkük, Musul değilse.
     Arkadaşlar, komşularımızın zaafa düştüğü bir yerde, haraç mezat komşularımızın bir masanın üstüne konup parçalanmasını isterseniz fevkalade sıkıntıya gireriz. Türkiye gibi büyük bir devlete bu kadar fırsatçılık yakışmaz. (DYP, SHP sıralarından alkışlar)
     Ortadoğu’nun jandarması biz miyiz, burada istikrarı koruyuverecek mişiz?’
     Demirel: (devamla): ‘Bakınız, bu işin başını Amerika Birleşik Devletleri çekiyor. Sayın Dışişleri Bakanı diyor ki, ‘Biz müttefiklerimizle beraber tavır takındık.’ Bizim bu olayda müttefiklerimizle beraber tavır takınma mecburiyetimiz yoktur. İttifaklar her şey için değildir. Biz onlara her şey için angaje değiliz. Ahde vefayı gösteririz, neyi taahhüt ettiysek onu yaparız.
     Efendim, ABD’nin hedeflerinin gerçekleşmesine yardımcı olmak istiyoruz. Neyle? Bakınız, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni bugün harekete geçiren müttefikleri değildir. Resmen aktive eden BM Güvenlik Konseyi’nin kararıdır.
     Türkiye Batı’yla, süper güçlerle iyi geçinmek mecburiyetindedir. Menfaatinin gerektirdiği kadar yükümlülüklere girebilir. Ama Batı’ya teslim olamaz Türkiye.
     Batı’nın iki tane ön karakolu vardır: İsrail ve Yunanistan. Türkiye’yi ne ondururlar, ne öldürürler.’
     SHP lideri Erdal İnönü de Körfez Savaşı’nın ardındaki petrol paylaşımına dikkat çekerek iktidarı uyarıyor:
     ‘ABD’nin yanında savaşa girmemiz için bugün vaat edilen veya ima edilen, dolaylı olarak gösterilen bütün kolaylıklar, bütün avantajlar, hiçbiri uğradığımız zararların milyonda birini karşılamaz.
     Niçin Irak’la savaşa gireceğiz. Bizim için önemli olan petrolün kontrolü değil, uluslararası hukuku güvence altına alacak bir sistemin kurulmasıdır.’
     Bugün pazar. Savaşın yıkımına dayanacak gücünüz varsa Piyanist’i görün. Mafyayı anlatan müzikal, Şikago daha eğlenceli bir seçim olur. Bush’u ve Saddam’ı unutursunuz!
     
     dsazak@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Çetin ALTAN
Hemen acele bez getir, elini çabuk tut tez getir...

Melih AŞIK
Bahane lügati

Fikret BİLA
Bush’un Kürt kartı

Hasan CEMAL
Çok gezen iyi yaşar!

Can DÜNDAR
Zülküf ile Süheyl

Abbas GÜÇLÜ
8 ayda 4’üncü bakan

Mehmet Y. YILMAZ
Kendi yaşamının efendisi ol, kölesi değil!

Hasan PULUR
Alo 155, polis imdat!

Derya SAZAK
Körfez Savaşı tutanakları (2)

Meral TAMER
Gülriz kitabında soyunuyor

Ece TEMELKURAN
Enayi!

Tamer HEPER
Zorla para alınmaz

Osman ULAGAY
Deneyimsiz AKP ile büyük poker oynuyoruz

Güngör URAS
Marmara Üniversitesi 120’inci yaşını "Kuğu Gölü" ile kutladı

Serpil YILMAZ
Washington’da enerji ve inşaat kovalanacak

© 2002 Milliyet