19 Mart 2003 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  

 



Yapacaktınız da neden bu kadat zorladınız?

     Türk-Amerikan ilişkileri bir felaketten son anda kurtarıldı. Hani biri kuyuya bir taş atarmış ve onlarca insan oradan çıkaramazmış, örneği gibi, insanlar seferber oldular. Altın gol yemek üzereydik. Top bizim kaleciye çarptı ve tam kaleye girecekken, direkten döndü.
     Hafta sonu Türkiye mezarlığa benziyordu. İnsanların suratları asık, moralleri bozuktu. Ankara'da ise gelişmeleri elinden kaçırmış, bir türlü karar veremiyormuş izlenimi veren bir hükümet, kapıları kapatmış, şaşkın şekilde etrafı izliyordu. Ancak, bu sabahtan itibaren piyasanın tokadının patlamasıyla birlikte, hükümet uyandı. Ardından, Bush'un savaş kararı geldi. Gece Çankaya'da alel acele doruk toplantısı yapıldı. Cumhurbaşkanı direnmekten vazgeçti. Hükümet tezkereyi canlandırdı.
     
     ABD İLE İLİŞKİLERİ GEREKSİZCE ZEDELEDİK
     Şimdi hepimiz aynı soruyu soruyoruz:
     Neden?
     Ne oldu da Tezkere konusunu bu kadar beklettiniz? Birkaç hafta içinde ne değişti ki, şimdi oylamaya sokuyorsunuz?
     Bu manevradan ne kazandık?
     Bu soruların hiçbirine doğru dürüst, gerçekçi bir yanıt verilemez.
     Hükümet doğrusunu yapmıştır.
     Ancak geç kalmıştır. Geç kalarak, hem piyasaları alt üst etmiş, daha önemlisi Washington ile ilişkilerinde büyük tahribat yapmıştır.
     Tezkere istedikleri gibi çıksa ve tam bir işbirliği yapsak dahi, Bush yönetiminin ağzında artık buruk bir tad kalacaktır. Amerikan yönetimlerinin yıllardır ısrarla kullandıkları "en güvenilir müttefik Türkiye" sloganı artık zedelenmiştir. Türkiye bundan böyle, ne zaman ne yapacağı belli olmayan bir müttefik konumuna girmiştir.
     AKP hükümetinin tutumu ülkeyi gereksiz bir gerilime sokmuştur. Ülkenin iyi yönetilmediğini göstermiştir. İster istemez bunun da bir faturası olacaktır.
     
      * * *
     
BU DURUMDAN HEPİMİZ SORUMLUYUZ...
     Önce Kıbrıs, ardından Tezkere ile ilgili olarak yaşananlar, Türkiye'nin yönetimi konusunda ilginç dengeler kurulduğunu göstermiştir. Ülke'nin karar alma mekanizmaları, belki de AKP'nin deneyimsizliğinden veya beceriksizliğinden, adeta el değiştirmiştir.
     Kıbrıs-Tezkere konusundaki belirsizlikler ve gecikmelerden, , 365 Milletvekiliyle TBMM'ni kontrol altında tutan bir parti olduğu için, doğal olarak AKP'nin sorumlu tutulması gerekmektedir. Hesaplarını iyi yapamamışlar, partilerinin nabzını iyi tutamamışlar ve sonunda, kendi dışlarındaki faktörler ve kurumların etkisi altında kalmışlardır. Ancak, bu noktaya gelinmesinde, AKP çok yanlız bırakılmıştır.
     - İSLAMCILAR :
     AKP içindeki İslamcılar hem Tayyip Erdoğan, hem de Abdullah Gül'ün tutumlarını etkilemişlerdir. Kullandıkları oyun ne anlama geldiğini bilmeden, kimi bilinçli olarak, kimi bilinçsiz şekilde hareket etmişler ve son derece tehlikeli bir yol kazasına neden olmuşlardır. AKP'li yöneticiler de işin ciddiyetini çok sonra anlayabildiklerinden dolayı, kazayı önleyememişlerdir.
     - CHP :
     Kıbrıs ve Tezkere konularında en tutucu yaklaşımı CHP göstermiştir. "Biz muhalefetiz, itiraz etmemiz doğaldır" diyerek bu yaklaşımlarını haklı çıkaramayacakları kadar sert bir tutum sergilemişler, ülkenin uzun vadeli çıkarlarını hiç dikkate almamışlardır.
     - CUMHURBAŞKANI SEZER
     Hem Kıbrıs, hem de Tezkere konusunda Cumhurbaşkanı son derece olumsuz bir tutum takınmış ve hükümete hiçbir destek vermemiştir. TBMM Başkanı Arınç'ın yaklaşımlarıyla güç birliği yapmıştır.
     - WASHİNGTON :
     Müzakerelerde rol almış Türk yetkililerin anlattıklarına göre. "Washington Ankara'yı cepte keklik görmüş, ne istenirse kabul ettireceği varsayımından hareket ederek, Türk tarafının beklenti ve isteklerini çok geç algılamışlardır. Ardından da, müzakerelerde son derece yavaş hareket etmişlerdir... Washington, taleplerinde çok aceleci, yükümlülüklerinde ise son derece yavaştı, tepeden bakan, gereksiz ayrıntılarla zaman harcayan bir tutum sergilemişti. Kısacası, Türk hükümetinde yönetim hatasına Amerika'da büyük katkıda bulunmuştur."
     - ASKER
     TSK Kıbrıs konusuna olumsuz yaklaşmış, Tezkere konusunda görüşünü açıklamakta geç kalmış, en önemli MGK toplantısında sesini çıkarmamıştır. Birçok çevrede bu yaklaşım, Genelkurmay Başkanı Org. Özök'ün "kimse bizden görüş istemedi" demesine rağmen, genelde "AKP'ye destek veriliyormuş izlenimi yaratmama çabası" olarak nitelenmiştir.
     - KEMALİSTLER
     Medya ve Sivil Toplum Örgütleri içindeki en etkin ve sesini en yüksek tondan duyaran Kemalistler de bugüne gelinmesinde önemli rol oynamışlardır. Atatürk'ün Türkiye'yi Batı'ya yöneltme ilkesini görmezden gelmişler, 1920'lerdeki bağımsızlık politikasını bugünlere uyarlamışlar, Atatürk yaklaşımını yanlış biçimde "herkese sırt çevirmek" diye yorumlamışlar ve belki de farkına varmadan ülkede büyük bir hesaplaşma sürecini de başlatmışlardır.
     
(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com.tr) yayınlanmaktadır. )     
     
     mabirand@e-kolay.net
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Saddam nasıl ölecek?

Çetin ALTAN
Hiiiç enseyi karartmayın...

Melih AŞIK
Firmaya teslim!

Fikret BİLA
Amaç çatışması

Hasan CEMAL
Barış toplumu haline gelmek!

Abbas GÜÇLÜ
Yabancı dille eğitim

Hurşit GÜNEŞ
Euroyu kim sevdi?

Nail GÜRELİ
18 Mart’a bakın hele!

Sami KOHEN
Çıkarlar öne çıkınca...

Mehmet Y. YILMAZ
Liderlerin deneği olduk!

Hasan PULUR
Başbakan gazete okumazmış... Varsın okumasın!

Meral TAMER
Kılavuzu piyasa olanın...

Ece TEMELKURAN
Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi

Güngör URAS
Harp zammı ‘simit’ten başladı

Serpil YILMAZ
Gönül, ABD’yi yumuşatmak için devrede

M. Ali BİRAND
Yapacaktınız da neden bu kadat zorladınız?

© 2002 Milliyet