24 Mart 2003 Pazartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  KÜLTÜR & SANAT   
  ·  SERİ İLAN         



Kuzey Cephesi’ne dikkat

     ABD ve İngiltere’nin, Irak’ta beklediklerinden daha sert bir direnişle karşılaştıkları söylenebilir. Savaşın ilk üç gününde Irak ordusuyla karşılaşmadan ilerleyen ABD ve İngiliz güçleri Irak’ın içlerine girdikçe dirençle karşılaşmaya başladılar.
     Anlaşılıyor ki, Saddam Hüseyin, savunma hatlarını Irak’ın içlerine, yerleşim yerlerinin etrafına kurmuş. ABD ve İngiliz askerleri bu yerlere yaklaştıkça karşılık görüyorlar. İlk üç gündeki gibi rahatça ilerleyemiyorlar. Umm Kasr’da, Nasıriye’de, Necef’te şiddetli çarpışmalar oluyor. ABD’nin ilerleyişinde bariz bir yavaşlama görülüyor. Hatta, yer yer ilerlemenin durduğu haberleri de geliyor. Bu arada, ABD ve İngiliz kayıpları artıyor. Esir alınan ABD askerleri televizyonlarda gösteriliyor.
     Bu direnç savaşın sonucunu ne kadar etkiler bilinmez. Ancak, ABD’nin güneyden başlattığı herakâtın, planlandığı gibi kayıpsız, rahat, kolay ve kısa bir sürede sonuca ulaşmasının zor olduğu açık. Irak’ın askeri direnişinin yanı sıra, ABD’nin beklemediği bir olay da, Saddam’a karşı olduğu bilinen güneyde bile Irak halkının, ABD ve İngiliz askerlerini alkışlarla karşılamadığı.
     İkinci Dünya Savaşı’nda Fransa’ya giren ABD birlikleri gibi çiçeklerle, alkışlarla, öpücüklerle karşılanmayı bekleyen ABD askerleri Irak’ta silahla, karşı ateşle karşılandılar.
     Uzmanlara göre, ABD ve İngiltere’nin güneyden başlattıkları savaş çok rahat gelişmeyince, Kuzey’de çok ciddi bir boşluk oluştu. Kontrol sağlamak da zorlaştı. Son iki gündür Saddam’a bağlı birliklerin Kuzey’de Kürt gruplara yönelik top atışlarının yoğunlaşması ciddi bir güvenlik sorunu olarak görülüyor.
     Bölgede güvenliği sağlayacak ABD güçlerinin olmaması, Ürdün üzerinden yapılacak havadan indirmeyi de büyük bir riske sokuyor.
     Washington’u kara kara düşündüren bu tablo, ABD’yi yeni arayışlara yöneltmiş olmalı ki, çözümü Ankara’da bulmayı umduklarına yönelik ciddi işaretler var. Türkiye’nin Kuzey Irak’a girişiyle ilgili temasların dün başlamasını bu bağlamda değerlendirmek gerekir.. Bugün, Bush’un Irak danışmanı Halilzad’ın da katılımıyla bu görüşmeler devam edecek.
     Bu gelişmeler, ikinci tezkerenin reddiyle ortaya çıkan Türk - ABD gerginliğini giderecek sonuçlar doğurabilir. Hükümet, TBMM’den yurtdışına asker gönderme yetkisi aldı. Genelkurmay Başkanlığı da, bu yetki çerçevesinde her türlü planlama ve hazırlığı yaptığını ve beklediğini açıkladı. Kuzey Cephesi yeni gelişmelere ve sürprizlere gebe görünüyor. Önümüzdeki birkaç gün içinde Kuzey’e dikkat etmekte fayda var.
     Türkiye, sağlam durdukça ve kendine güvendikçe önemini artırıyor.
     
     fbila@milliyet.com.tr
     







Taha AKYOL
Türkmenler, Atatürk ve reel politik

Çetin ALTAN
Bir adam yürür...

Fikret BİLA
Kuzey Cephesi’ne dikkat

Yasemin CONGAR
Sayın Başbakan, bu raporu okudunuz mu?

Hasan PULUR
Bir rüya ki!!!

Ece TEMELKURAN
Ne ka’ ölüm, o ka’ para

Osman ULAGAY
Pornografik saldırıya tepkiler tırmanıyor

Güngör URAS
İşimiz çok