25 Mart 2003 Salı
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  KÜLTÜR & SANAT   
  ·  SERİ İLAN         



Bağdat’ın direnişi, insanlığın direnişidir

     Direniyor Bağdat... Ormanlar kralının köşeye kıstırdığı cılız bir kirpi gibi, can havliyle, var gücüyle direniyor.
     Herkesi, - en başta da haftalardır "Savaş başladığı gün biter", "Bağdat 48 saatte çöker" diye bilgiçlik taslayan Amerikan patentli ekran uzmanlarını - şaşkına çeviren bir cesaret ve metanetle direniyor.
     Savaşın, ambargonun, diktatörlüğün pençesindeki onca yıldan sonra, Nasıriye’de ölerek, Umm Kasr’da yaralanarak, Basra’da bombalanarak yapayalnız direniyor.
     Dünyaya, zorbalığa teslim olmamayı öğretiyor.
     ***
     Yeniliyor Washington...
     Irak karşı koydukça, harp uzadıkça, kayıplar arttıkça yeniliyor.
     "Tek oğlumu elimden aldın Bush" diye kinlenen babanın öfkeli gözünde, tutsak düşmüş Teksaslı çavuşun titreyen sesinde, Iraklı bebeğin bombayla yanmış yüzünde, dünya caddelerinden yükselen barış talebinde yeniliyor.
     Askeri cephede ilerledikçe siyasi cephede geriliyor.
     Ağladıkça makyajı akan bir acuze gibi, vuruldukça insan haklarından, uluslararası hukuktan, basın özgürlüğünden, kamuoyundan uzaklaşıyor.
     Iraklı esirleri sere serpe sergiledikten sonra kendi esirlerinin halinden "hukukun bir gün herkese lazım olacağını" öğreniyor.
     İlkinde 100 saatte kazandığı bir savaşı, 12 yıllık ambargoya ve vahşi savaş teknolojisine rağmen - 150 saattir - sürdürerek gemleniyor.
     Gün geçtikçe, ABD savaşı kaybediyor.
     ***
     Çöküyor Ankara...
     Değerini abartıp çevrede çok önemsendiğini sanırken aslında 5 para etmediğini anlamış bir palavracı gibi dağılıyor gardı...
     Yıllarca hizmet ettiği efendisinin "Ben izin vermedikçe komşunun bahçesinde oynayamazsın" demesiyle aczini fark ediyor.
     Vazgeçilmez olduğunu zannederken evlatlıktan reddedilip mirastan mahrum bırakılmışçasına "Ben bir hiçim, kimsesizim" teranesiyle ağlıyor.
     Hep başkasının harçlığıyla, ona buna bekçilik yaptığından ve tafrasıyla bolca düşman kazandığından şimdi nereye sığınacağını bilemiyor.
     Dağılmış ordular gibi, her kafadan bir ses çıkararak, zor zamanda kendini ayakta tutan değerleri, özgüveni, birlikteliği ayaklar altına alarak çözülüyor.
     Ama her felaket sonrasında olduğu gibi, kendi başına ayakta durmanın, boyun eğmeden bağımsız yaşamanın, emeğiyle üretip hakça üleşmenin nimetini yeniden keşfedeceği, dostu düşmandan ayırt edeceği, dünyanın barışsever güçleriyle eşleşeceği günlere yaklaşıyor.
     ***
     Sanılanın aksine "kötü senaryo", Bağdat’ın 2 gün içinde düşmesiydi. Çünkü Irak’ı kolayca ufalayan orman kanunu, yarın ABD’yi dinlemeyen tüm ülkeleri hedef alacaktı.
     Dünya, Saddam’la nasıl olsa baş eder, ama Bush’la başa çıkamazdı.
     Irak’ın direnişiyle ABD, hem mazlum halkların kolay pabuç olmadığını öğrenmiş, hem de kendi anti - tezini dünyaya getirmiş oldu.
     Amerika kazansa da, artık herkes "Başka bir dünya gerekötiğini biliyor.
     Bir hipergüç, dünya hakimiyeti uğruna, insanlığın tarihi kazanımlarını, uluslararası hukuku, Birleşmiş Milletler’i, ulusların kaderini tayin hakkını hiçe sayabilir mi?
     Cenk, bunun cengidir.
     O yüzden Bağdat’ın direnişi, insanlığın direnişidir.
     Bağdat ne kadar erken düşerse, dünya da ormanlar kralına o kadar çabuk esir düşecektir.
     Ve, teslim olurken kurşunlanmış Iraklının elindeki o beyaz bayrak, kanunsuzluğun ormanında gün gelecek, herkese gerekecektir.
     
     can.dundar@e-kolay.net
     







Taha AKYOL
‘Yankee Go Home’

Melih AŞIK
Özel Hariciye..!

Fikret BİLA
Türkiye ABD ilişkileri

Hasan CEMAL
Demirel’e göre Çankaya, asker, başbakan!

Güneri CIVAOĞLU
Kırmızı teğel

Can DÜNDAR
Bağdat’ın direnişi, insanlığın direnişidir

Abbas GÜÇLÜ
Başbakanlık bursları

Hurşit GÜNEŞ
9 Nisan sendromu

Sami KOHEN
Neden kuşku duyuyorlar?

Mehmet Y. YILMAZ
Masadaki hesap savaşa uymadı!

Derya SAZAK
C planı

Meral TAMER
Tayyip Bey 320 milyarlık otoyu satsın!

Güngör URAS
TV’lerimiz savaşı ABD gözüyle veriyor

Serpil YILMAZ
Patronlar sessiz mi kalacak?

M. Ali BİRAND
"Kürtler savaştan zararlı çıkacak"