09:20
Genelkurmay Başkanı konuştu: ''Müdahaleyi düşünmüyoruz''
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök bu sabaha Diyarbakır'da 7. Kolordu Komutanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kuzey Irak'a müdahaleyi düşünmediğini açıkladı.
Orgeneral Özkök, büyük önem taşıyan konuşmasında Kuzey Irak'ta Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bazı unsurları bulunduğunu vurgulayarak, ''İstikrarsızlık, en önemli güvenlik mülahazalarımızdır'' dedi.
Özkök, Diyarbakır düzenlediği basın toplantısında, Kuzey Irak'ta Türk Silahlı Kuvvetlerinin unsurları bulunduğunu hatırlatarak şunları söyledi:
''Bu kuvvetlerimize vaki olabilecek bir saldırı, savaşın beklenmedik gelişmelerine bağlı olarak, olabilecek büyük bir mülteci akımı olasılığının başgöstermesi, bölge silahlı güçlerinden birinin, diğer birine veya sivil halka saldırıda bulunması suretiyle oluşabilecek istikrarsızlık, en önemli güvenlik mülahazalarımızdır. Bu ve benzeri tehdit ve tehlikelerin ortaya çıkması ve halen orada olan kuvvetlerimizin buna mani olamayacağının anlaşılması durumunda, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Kuzey Irak'a ilave kuvvet göndermesine karar verilebileceğini değerlendiriyorum.
Ancak bölgede stratejik müttefikimiz ABD halen savaşmakta olduğundan, eylemimiz ABD ile koordine edilecek ve yanlış anlaşmalara imkan verilmemesi için gerekli diğer girişimlerde bulunacaktır. Şayet gelişmeler böyle bir noktaya gelirse, Kuzey Irak'a savaşmak veya işgal için girmeyeceğiz. Sürekli tampon bölge oluşturmak gibi bir niyetimiz yoktur.'' Orgeneral Özkök daha sonra dünyaya şu mesajları verdi:
"Kuzey Irak'a ilave kuvvet göndermeyi şu anda düşünmüyoruz. Savaşmak ve işgal amacımız yoktur. Gizli hiçbir amacımız yoktur. Bazı kuruluşların şüpheci yaklaşımları bizi etkiliyor." .
Genelkurmay Başkanı, "seferberlik önerisi gündemde değil, tezkereler durdurulmadı, izinler kaldırılmadı" diyerek, "Savaş beklenmeyenlerle doludur ancak halkımız hiçbir endişe taşımamalı"diye konuştu.
BU BİZİM SAVAŞIMIZ DEĞİL
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, ''Bu savaş bizim savaşımız, bu görev bizim görevimiz değildir'' dedi.
Özkök, Irak'ın, savunma imkanlarını ortadan kaldırmayacak tarzda silahsızlandırılması, öncelikle kitle imha silahlarından arındırılmasının, bölgenin ve ülkenin istikrar ve güvenliği için hayati öneme haiz olduğunu belirterek, ''Ancak bu savaş bizim savaşımız, bu görev bizim görevimiz değildir'' dedi.
Irak'ın toprak bütünlüğü ve petrol kaynaklarının Irak halkının tamamına ait olduğunun bilinmesinin her zaman dış politikaları olduğunu anlatan Özkök, bu harekatın sonucunda, Irak'ın ulusal bütünlüğü içinde; hür ve demokratik dünyanın şerefli bir üyesi olması, ülkesini komşu ülkelere tehdit oluşturan terörist unsurlardan arındırması, Irak halkının layık olduğu güvenlik ve refah seviyesine ulaşmasının en büyük arzuları olduğunu belirtti.
''SAVAŞIN NE KADAR SÜRECEĞİNİ KESTİREMİYORUZ''
Özkök, Avrasya'da ileriki on yıllara uzanan çok önemli politik, ekonomik, sosyal ve askeri gelişmelerin olacağını kaydederek, yeniden yapılandırılacak bu coğrafyada, meselenin, hangi çağdaş seviyede bir ülke ve hangi ülkeler topluluğunun içinde yer alacağımız olduğunu anlattı. Özkök, şöyle devam etti:
''Savaşın ne kadar süreceğini kestiremiyoruz. Ancak, (akıl ve sevgiden başka, her şeyin yedeği olmalıdır) öğretisinden hareketle savaşın beklenmeyenlerle dolu olduğu, herşeye hazırlıklı olmak gerektiği daima rehberimiz olmuştur. Buna göre hazırlıklarımızı yapmış durumdayız. Bununla birlikte halkımızın hiçbir endişeye kapılmadan huzur ve güven içinde yaşamını sürdürmesini öneriyorum.
Aynı zamanda, barışçıl niyetlerimizin tezahürü olarak hala izinlerin kadırılmadığını, terhislerin durdurulmadığını, askerlik süresinin uzatılmadığını, seferberlik veya sıkıyönetim ilanının teklif edilmesinin düşünülmediğini yüce ulusumuzun dikkatine sunmak istiyorum.'' Özkök, hazırlıkları yerinde görmek, bilgi almak için kuvvet komutanları ve Jandarma Genel Komutanı ile birlikte dün bölgede denetleme ve ziyaretlerde bulunduklarını da ifade ederek, şöyle devam etti:
''Şunu iftiharla söyleyebilirim ki, yüce Türk Milleti, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gücünden ve verilecek görevleri yapmaya her zaman hazır olduğundan emin olabilir. Gördüklerimiz bize güven vermiş ve silah arkadaşlarımıza olan inancımız pekişmiştir. Hiç kimse telaş etmemeli, huzur ve güven içinde işlerini sürdürmelidir. Bizler görevimizin başındayız.''
Özkök, ülkenin çok çeşitli ve sıkıntılarla dolu bir süreçten geçtiğini belirterek, komşu Irak'ın kitle imha silahlarından arındırılmasının, BM'nin, birçok ulusun ve özellikle Türkiye'nin barışçı gayretlerine rağmen, maalesef başarılamadığını söyledi.
Sonuçta, ABD ve İngiltere'nin önderliğini yaptığı koalisyonun, Irak'a müdahale ederek, bunu zorla sağlamaya başladığını anlatan Özkök, şöyle konuştu:
''Bu sürecin başladığı Eylül 2002'den bu yana TSK, olayın güvenlik boyutu başta olmak üzere kendisi ile ilgili konularda devletin bütün kurum ve kuruluşları ile yakın işbirliğinde olmuş, yüzlerce yıllık devlet geleneğine yakışır ciddiyetle kendisine verilen yetki ve sorumluluklar çerçevesinde müteffik askeri yetkililerle görüşmeler yapmıştır. Bu görüşmelerde, TBMM'nin onay vermesi şartıyla ülkemize gelecek yabancı ülke silahlı kuvvetler mensuplarının hareket tarzları, işbirliği ve koordinasyon esasları ve diğer detaylar belirlenmiştir.
Görüşme sonuçları ve değerlendirmelerimiz her aşamada yetkili makamalara iletilmiştir. Diğer yandan, yaklaşmakta olan bir savaşta karşılaşılması muhtemel durumlar için kendi hazırlıklarımızı geliştirmeye, eksikliklerimizi tamamlamaya ve ulusal güvenliğimiz için gerektiğinde uygulanmak üzere çeşitli planlar üzerinde çalışmalara devam edilmiştir. Bütün bu müşterek ve koordineli çalışmalar ve alınan kararlar sonunda gerektiğinde yabancı kuvvet kabulünün hazırlıklarının yapılabilmesi için TBMM, yerinde hazırlık müsaadesi isteyen 1. Hükümet Tezkeresi'ni onaylamıştır. Bu müsaadeye istinaden Hükümet, bu hazırlığın hangi kurallara göre yapılacağını ABD ile bir mutabakat belgesine bağlamış ve uygulanması sorumluluğunu TSK'ya vermiştir. TSK uygulamayı bu belgeye göre yapagelmiş ve halen buna devam etmektedir.''
''ULUSAL GÜVENLİĞİN TEMİNİ''
Orgeneral Özkök daha sonra, 2. tezkere ile TSK'nın yurtdışına gönderilmesi ve yabancı kuvvetlerin kabulüne ilişkin yapılan isteğin TBMM tarafından kabul edilmediğini hatırlatarak, şöyle devam etti:
''Bütün barışçı çabalara rağmen savaşın kaçınılmaz olduğunun açıkça ortaya çıkması üzerine bu kez ABD'den hava sahamızın ivedi olarak kullanılmasına ilişkin bir istek alınmış ve bu istek 3. bir tezkere ile TBMM'ye sunulmuş ve ABD tarafından Saddam Hüseyin'e ülkesini terk etmesi için verilen 2 günlük ültimatomun son günü TBMM tarafından onaylanmıştır. Bu tezkerede bir öncekinde olduğu gibi TSK'nın gerektiğinde yabancı ülkelere gönderilmesi yetkisi de yer almıştır. Verilen bu yetkilerin, devletimizin bütün ilgili kurum ve kuruluşları tarafından ulusal güvenliğimizin temini yönünde ve bölgesel istikrarın muhafazasının öneminin bilinci içerisinde en uygun şekilde kullanılacağından hiçbir şüphe duyulmamalıdır.''
''HİÇBİR GİZLİ EMELİMİZ YOKTUR''
Özkök, Irak'taki savaşın şiddetini artırarak devam ettiğini ve ABD askeri uçaklarının TÜrkiye'nin hava sahasını kullanmaya başladığını anlatarak, şöyle konuştu:
''TSK, Irak'ta oluşabilecek ve milli güvenliğimiz için tehlike oluşturabilecek muhtemel durumlar için plan ve hazırlıklarını yapmış olarak gelişmeleri yakından izlemektedir.
Şavaşın bilinmezlikleri dikkate alındığında Kuzey Irak'taki olası istikrarsızlıkların önlenmesinde oradaki gruplara en büyük dost desteğini eskiden olduğu gibi yine biz sağlayacağız. Kendimizi savunma hakkımız dışında sıcak bir çatışmaya girmeyeceğiz. Hiçbir gizli emelimiz yoktur. Hiç kimseye düşmanca bir duygu beslemiyoruz ve beslemeyeceğiz.''
''HAKSIZ SÖYLEMLER TÜRK HALKINI DERİNDEN ETKİLEMEKTEDİR''
Özkök, bütün şeffaf tutuma ve politikaların açıkça deklare edilmesine ve geçmişteki uygulamaların herkesçe bilinmesine rağmen bu konuda bazı dost müttefik ülke ve kurumların Türkiye'ye yönelik söylemlerinin bulunduğunu da kaydetti. Özkök, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Şüpheci, haksız ve bazen de kırıcı söylemler Türk halkını derinden etkilemektedir. Denizler ötesinde kendilerine tehdit olduğunu söyleyenlerin, aynı tehditin, hududunun hemen ötesinde olduğunu söyleyen Türkiye'yi inandırıcı bulmamalarını anlamakta güçlük çektiğimi ifade etmek isterim.
Harekata ilişin gelişmeler, Türkiye'nin jeopolotik ve stratejik değer ve önemini açıkça herkese bir kez daha göstermiştir. Biz bölgenin önemli ve güvenli bir ülkesiyiz. Çeşitli menfaat odaklarının yanıltmalarına inanarak, Türkiye'nin bu seçkin özelliklerine gölge düşürecek, hareket tarzlarına başvurmak ya da bilerek veya bilmeyerek, bunlara vasıta olmak, Türkiye'nin bölge istikrarına katkıda bulunma elastikiyetini yok edebilecektir. Şayet bir gün işler kontrolden çıkarsa, dilerim bu dostlarımız, şimdi karşı çıktıkları hareketleri yapmamızı bizden istemek zorunda kalmasınlar.''
NOTLAR
Şırnak'ın Silopi İlçesi'nde dün yapılması planlanan, ancak hava muhalefeti nedeniyle ertelenen Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özkök'ün basın toplantısına, yerli ve yabancı basın mensupları büyük ilgi gösterdi. Şırnak'ın Silopi ve Cizre İlçesi'ndeki 200'ü aşkın gazeteci toplantı için Diyarbakır'a geldi.
Basın toplantısını izlemek için 300'ü aşkın yerli ve yabancı gazeteci Diyarbakır Dedeman Oteli'ndeki Basın Merkezi'ne başvuru yaptı. Ancak, bunlardan 138'ine izin verildi.
Toplantının canlı yayınlanmasına izin verilmedi. 7. Kolordu Komutanlığı 14 Mart Salonu'ndaki toplantı için gazeteciler giriş kapısından toplu olarak alınarak otobüslerle götürüldü. Basın mensuplarının cep telefonları da alındı.
Özkök'ün yaklaşık 20 dakika süren toplantısına, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahir Aytaç Yalman, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Alpkaya, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Cumhur Asparuk, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur, 2. Ordu Komutanı Orgeneral Fevzi Türkeri ile 7. Kolordu Komutanı Korgeneral Atila Işık da katıldı.
|