Yine olmadı. Oysa ne büyük umutlarla Ada’ya adım atmıştık. Tarihimizde hiç yenemediğimiz İngiltere karşısında zafer yaşamak, ilk gollerimizi atmak istiyorduk. Makus talihimiz değişecekti, buna yürekten inanıyorduk.
Ancak son yıllarda inanılmaz başarılara imza atan Milli Takımımız ne yazık ki galibiyet için sahada bu kez hiçbir şey yapmadı. Yıldızlarımız tanınmaz bir haldeydi. O soğukkanlı, tecrübeli ekip gitmiş, yerine acemiler mangası geçmişti.
Karşılaşmaya iki takım da gergin başladı. Oyunun ilk bölümlerinde birbirlerini kontrol altında tuttular, sahaya daraltarak birbirlerine rahat oynama fırsatı vermediler. İlk yarı karşılıklı birkaç cılız atakla sona erdi.
İkinci yarıda ise sahada bambaşka bir İngiltere vardı. İngilizler oyuna tempo kazandırdı, mücadele etti, kısacası galibiyet için müthiş savaştı. Biz ise onların bu yürekli oyununu seyretmekle yetindik. En büyük silahımız, adeta sigortamız olan orta sahamız tel tel dökülünce mağlubiyet kaçınılmazdı. Motivasyon eksikliği gözlerden kaçmıyordu. Sahada bir tek Rüştü ayakta kaldı. İngilizlere tek başına direndi ancak bu yetmedi. Sonuçta İngiltere’den yine hüzünle dönüyoruz. Bu maçtan çıkaracağımız çok dersler var. Bu yenilgi hiçbir şeyin sonu değil. Ancak hedefe varmak için bundan daha fazlasını yapmalıyız. Bu güce sahibiz. Yeter ki yürekten isteyelim.