|


Türkiye’de savaş yok dünyaya duyurulmalı!
Biz, nasıl dünya TV’lerindeki görüntüleri anında aktarabiliyor, nerede neler olduğunu öğrenebiliyorsak, onlar da bizimkileri aynen izliyor. Yani artık gizlisi saklısı yok, her şey şeffaf.
Televoleler, ağa dizileri, yarışma programlarıyla pek ilgilenmiyorlar ama savaş görüntüleri, İskenderun, Silopi çıkarmaları ve savaş karşıtı gösterilere şıpp diye yapışıyor dış dünya! Hatta öküz altında buzağı arıyor genellikle!
Görüntüleri öyle ters anlamlı tezgahlıyorlar ki, Türkiye’de savaş var, Türkiye’de kan gövdeyi götürüyor sanırsınız!
Geçen hafta bir dostum New York’tan telefon etti:
- Acaba havaalanları kapalı mı? Ortalık karışık mı? diye soruyor. Yok yahu öyle bir şey yok. Etiler’den Silopi’deki Laila’ya kadar her yerde asayiş berkemal haberini verince öyle rahatladı ki, ertesi gün uçağa atladı geldi. Ve anlatmaya başladı bizlere. Özellikle Amerika’da Türkler ve Amerikalılar şöyle bir havaya girmişler. Türkiye’de Saddam’ın füzeleri patladı patlayacak. Ankara hatta İstanbul korku içinde. Acaba gaz maskesi alsak mı diye düşünenler bile var!
Nasıl korkmasınlar? Bizim TV’ler (tabii tüm dünya) öyle ekranlarında tamı tamamına Irak savaşını görüntülüyor ya. Yabancılar, Türkiye’yi bilenler bile orada mı burada mı yer tespiti yapamıyor, yapamayınca da tereddüde düşüyor, Türkiye’de savaş var diye düşünüyor!
İşte bu nedenle bazı turizm şirketlerinde iptaller var, bunların çoğalması ve büyük felaketi önlemek için, yoğun bir kampanya ile TÜRKİYE’DE SAVAŞ YOK sloganı bütün Batılı gazetelere tam sayfa ilanlarla verilmeli. Antalya, Borum, Marmaris tüm Türkiye’nin cennet köşeleri bir daha bir daha gösterilmeli. Hatta televizyonlarda ilan edilmeli. Savaşın olduğu bölgeden, Irak’tan binlerce kilometre uzak olduğumuz vurgulanmalı. İŞ İŞTEN GEÇMEDEN, süratle...
Savaşa girerken 40 kez düşünmek! Bir yandan Hitler öte yandan Çörçil bastırdı ha bastırdı İsmet Paşa’ya. Bizim müttefikimiz ol, savaşa katıl diye. Daha önceden yapılmış ikili anlaşmalarla Türkiye ne çare ki, iki tarafın da müttefikiydi, ama dostlarımız bizi savaşa zorluyorlardı. İsmet Paşa gayet maharetle, birbirine karşı iki müttefikimizi, kırmadan birtakım şartlar, mazeretler ileri sürdü. Ancak, savaş bittikten hemen sonra Çörçil ile Rozvelt’in hatırlarını kırmadı mağlup Almanya ve Japonya’ya Türkiye savaş ilan etti!
Ankara’da Millet Meclisi’nde kafalar karışıktı savaş günleri. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü bir gün Meclis’e geldi, kuliste milletvekilleriyle sohbet ederken şöyle konuştu Paşa:
- Savaşa sürüklenmemiz söz konusu değildir. Saldırıya uğramamız durumu başka. Yükümlülüklerimiz de geçerlidir. Başka türlü savaşa girmek için kırk kez düşünürüz, kırk kez daha düşünürüz, sonra yine düşünürüz. (F. Ahmet Barutçu anıları)
Bugün için de geçerli olabilir Paşa’nın sözleri...
|
|

|