|


Savaş, ekonomimiz için çıkış yolu olabilir mi?
Türkiye ile işbirliği yapılmadan Irak’ta kalıcı bir çözüme ulaşılamayacağı Amerikan yönetimi tarafından da anlaşılmaya başlandı. Amerikan yönetiminin Türkiye’yi dışlayarak, Kürtlerle işbirliği yapmaya çalışması hem bizi aşağılayan hem de başarısızlığa mahkum bir politika oldu. Ama, dünkü yazımda da belirttiğim gibi Amerika, "süper güç" olmaya devam etmek istiyorsa, bu savaşı kazanmak zorunda.
İçinde bulunduğumuz durum, aşağıdakilere dikkat edilirse ekonomimiz açısından lehe dönebilir:
a) Savaş sonrası Irak’la komşu kalacağımız ve ticaret yapmaya devam edeceğimiz gerçeği göz ardı edilmemeli.
Amerikan yönetimi ile işbirliği yapılırken, Irak’taki kamuoyu desteğini kaybetmemeye dikkat etmelidir.
b) Savaşın temel ekonomik nedeni, petrol ve sudur.
Yabancıların Kürt devleti kurdurmaya çalışmalarındaki temel amaç, Türkiye’nin su yollarındaki hakimiyetini ele geçirmektir. Türkiye Amerikan yönetimine yardım edecekse, su yollarındaki hakimiyetini kaybetmeyecek ve mümkünse petrolden pay alacak bir politika gütmelidir.
c) Amerika ile "serbest ticaret anlaşması" yapılması karşılığında, eş zamanlı olarak, Avrupa Birliği ile yapılmış olan "Gümrük Birliği Anlaşması" dondurulmalıdır. Bu savaş, bir anlamda dolar ve euro arasındaki çatışmadan kaynaklanmaktadır. Türkiye tarafını belirlemeli, karşılığını da istemelidir.
d) Öncelikli ekonomik sorunumuz iç borçlardır. 25 - 30 milyar dolarlık uzun vadeli Amerikan hükümetinin garantisinin alınacağı bir kredi, Türk lirasına dönüştürülerek kullanılmak şartıyla iç borçlarımızı yönetilebilir noktaya çekebilir. Ancak, bu paranın çok dikkatli biçimde ve teknik hazırlıkları yapılarak sadece iç borçların azaltılmasında kullanılması şarttır. Aksi takdirde, yeni bir Arjantin yaratabiliriz.
e) Ekonomimizdeki ikinci büyük sorun, "aşırı yüksek reel faizlerödir. Bu sorun, hem Türk lirası hem de dövizle olan mevduatta, borçlanmada ve kredilendirmede mevcuttur. Bu sorun giderilmeden bankacılık sektörünün sorunları çözülemez. Bu sorun yukarıdaki kredinin alınmasını takiben, teknik birkaç düzenleme ve tedbirle hemen çözülebilir.
Yalnızca, bu çözümün ekonomimize yıllık getirisi yaklaşık 20 milyar doların üstündedir.
f) Masadan çekilmeyi bilmeden pazarlık yapılmaz. Bu nedenle, Türk hükümetinin ve Meclis’inin şimdiye kadarki davranışı yerinde olmuştur. Türk Dışişleri bürokratları da tebrik edilecek bir başarı kazanmışlardır. Ancak, şimdi "tedbirli işbirliği" zamanıdır. Savaş sonrası Irak’taki yeniden yapılanmanın pazarlıkları ve Türk işadamlarının üstleneceği rol şimdiden ve mümkün olan detayla belirlenmelidir.
g) Ucuzlayacak olan petrolden ve güney sınırımızdaki demokratik bir ülkeden en büyük faydayı biz sağlarız. Demokrasi demek, serbest ticaret ve piyasa ekonomisi uygulamaları demektir. Irak’a ulaşım da en kısa yoldan Türkiye üzerinden sağlanmaktadır. Bu anlamda, Amerikan yönetiminin Irak’ta kurmak istediği yeni sistem en çok bize yarayacaktır. Pazarlık sırasında bu konu da göz önünde tutulmalıdır.
***
Savaşa hepimiz karşıyız. Ama, başladı ve bizim sınırımızda.
ytoruner@milliyet.com.tr
|
|

|