06 Nisan 2003 Pazar
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  KÜLTÜR & SANAT   
  ·  SERİ İLAN         


‘Marka’lar masaya yatırıldı

     ILGIN SÖNMEZ

     www.turkpatent.gov sitesinin verdiği bilgiye göre "marka" şöyle tanımlanıyor: "Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla; kişi adları, sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların biçimi ve ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaretlerdir." 2001 yılında yapılan bir araştırmaya göre dünyanın en değerli 10 markası ise şöyle: Coca Cola, Microsoft, IBM, General Electric, Nokia, Intel, Disney, Ford, Mc Donald’s ve AT & T. Bu isimlerin içinde bir Türk markası yok ama bu markaların çok sayıda şubesi, kullanıcısı, üyesi ve tabii ki işçisi mevcut ülkemizde de. Aslında tam da "Hülya Avşar marka mı değil mi?" tartışmalarını geride bırakmışken marka olan firmaların başka ülkelerdeki var oluş biçimlerinden, etkinlik alanlarından söz edeceğiz.
     Son dönemde markalar ve markalaşma ile ilgili Türkçede de çok sayıda kitap yayımlandı. Özellikle MediaCat Yayınları’ndan çıkan telif ve çeviri kitaplar ilgiye değer. Klaus Werner ve Hans Weiss’ın araştırmaları "Markaların Kara Kitabı" bu dizinin yeni kitabı. Yayınevi yetkilileri, bu alanda bir boşluk olduğunu fark ederek Prof. Dr. Ali Atıf Bir’in danışmanlığında rehber niteliğinde kitaplar yayımlamaya başladıklarını belirtiyor.
     "Markaların Kara Kitabı", özellikle gençlerin rağbet gösterdiği markaların sicilini seriyor gözler önüne. Doğayı tahrip, çocuk emeğinin sömürülmesi, hayvanların telef edilmesi, yağmur ormanlarının yok edilmesi, faşist rejimlere destek, insan hakları ihlalleri bu markaların dev logolarının hemen arkasındaki gizli gerçekler. Her dört saatte bir yerkürenin herhangi bir noktasında yeni bir Mc Donald’s’ın açıldığını biliyor muydunuz? Kötü çalışma koşulları, olumsuz ekolojik ve sosyal koşullar ve çocuk emeğinin sömürülmesi gibi sonuçlar düşünüldüğünde bu, hesaplanamaz ve geri döndürülemez bir zarar!
     Werner ve Weiss’ın dikkat çektiği bir başka nokta da insanların sözgelimi hayvanların telef edilmesine gösterdikleri tepki ile insan hakları ihlallerine gösterdikleri tepkinin farklılığı. Pek çok marka iç savaşların, uluslararası savaşların ve insan hakları ihlallerinin finansörleri durumundayken tepkiler daha çok doğaya ve hayvanlara zarar verilmesi durumunda gündeme geliyor. Hemen her markanın sicilinde işçilerin sömürülmesi, cinsel ve ırkçı saldırı yer alırken ilaç ve yiyecek sektöründe zehirli bitkilerin kullanımı, otomotiv ve petrol sanayiinde silahlanmaya ve diktatör yönetimlere destek verildiğini görüyoruz. Kitaptan referansla isim vermek gerekirse: Adidas, cinsel taciz; Bayer, etik olmayan ilaç testlerinin finansmanı; BP petrol, iç savaşın finanse edilmesi ve askeri rejimlerle işbirliği gibi suçlarla yan yana anılıyor.
     Belki en önemli soru "Neden?". Neden bu suçlar ve ihlaller söz konusu ve neden tüm bu sözü edilenler Üçüncü Dünya ülkelerinde yaşanıyor?
     Pek çok markanın projesinde rol alan ve İstanbul’da düzenlenen Marka 2002 Konferansı’nın da katılımcılarından olan Jeremy Schofield, "Markaların, dünyayı ve insanların hayatını değiştirme olanağına sahip olduğunu unutmayın!" demiş. Doğru söze ne denir? Bugünlerde Internet’te, elektronik posta aracılığıyla Amerikan markalarının boykot edilmesi çağrısı yapılıyor. Zaten zor durumda olan Amerikan ekonomisinin böylesi bir boykotla karşılaşması halinde savaş ekonomisi koşullarının altından kalkamayacağı inancı hakim. Bunun mümkün olduğunu hepimiz biliyoruz!
     
     Markaların Kara Kitabı
     Klaus Werner - Hans Weiss
     Çeviri: Dilman Muradoğlu
     MediaCat Yayınları
     296 s.
     Fiyatı: 15.000.000 TL.
     






KÜLTÜR & SANAT


Küçük yatırımcı ‘Banka’ya karşı
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Pina Bausch’un İstanbul’u
Ses veren kitaplar
Ecce Eco!
‘Marka’lar masaya yatırıldı
Terapi şarkıları
"Amsterdam"ın taşıdığı albüm
O kadar sevdik ki şarkılarını...
Alternatif pentür
İzmir’de tiyatro ve caz
"Yürüyemezsem dans ederim!"
Yeni yayınlar






YENİ YAYINLAR
HABERİNİZ OLSUN


 Çok izlenenleri
 Çok okunanları
 Çok dinlenenleri