|


Koç’ta 19 yıl arayla 2 devir töreni
Sesi titreyen, kelimeler boğazında düğümlenen, ağlamamak için dişlerini sıkan, ama yine de gözyaşlarının süzülmesini engelleyemeyen bir Rahmi Koç...
Rahmi Bey, 19 yıl önce babasından devraldığı Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı büyük oğlu Mustafa Koç’a teslim ederken müthiş duygu yüklüydü ve bu duygularını bizlerle paylaşabilmesi de pek hoştu. Önceki gün Nakkaştepe’deki devir töreni, yıllar sonra da herhalde aynen gözümün önünde kalacak.
Bu tarihi ana tanık olanlardan bir bölümü "Rahmi Bey keşke ağlamasaydı" görüşündeydiler. Ben ise "İyi ki ağladı" diyorum. "Ağır ol da molla sansınlar" atasözü artık demode. Yoğun bilgi bombardımanı altında olduğumuz hızlı iletişim çağında insanlar içten oldukları ölçüde, karşı tarafa doğru ve kalıcı mesajlar iletebiliyorlar.
Dede Vehbi Koç’tan böyle bir devir teslim düşünülemezdi mesela. Ama o yaş grubu, zaten çocuklarını kucağına oturtup doyasıya öpemeyen bir nesildi. Kaldı ki Vehbi Bey’in kişilik özellikleri de, Rahmi Bey’inkinden o kadar farklıydı ki...
Vehbi Koç’tan oğluna
Cumhuriyet’te dış habercilikten ekonomi gazeteciliğine geçiş yaptığımda, Koç Topluluğu’nun başında Vehbi Bey vardı. Rahmi Bey’in titreyen sesi, beni 19 yıl öncesine, Elmadağ’daki Divan Oteli’nin basık tavanlı ince uzun salonuna götürdü. Hayal - meyal bir devir töreni hatırlamaya çalıştıysam da pek başarılı olmadı.
Eve döner dönmez Koç Topluluğu’nun ilk CEO’su Can Kıraç’ın "Anılarımla Patronum Vehbi Koç" adlı kitabına başvurdum ve aradığımı buldum: 83 yaşındaki Vehbi Bey, Koç Holding’in 30 Mart 1984 günü yapılan genel kurulunda "Sağlığımda bir tecrübe daha kazanmak için bugün Yönetim Kurulu Başkanlığı’ndan çekiliyorum ve yerime namzet olarak Rahmi Koç’u gösteriyorum," diyor. Vehbi Bey’in kazanmak istediği yeni tecrübe de hayli ilginç: "Başarılı pek çok şirketin, kurucunun ölümünden sonra aile içindeki çekişmeler ve yeteneksiz yöneticilerle dağılıp gittiğini gördüm. Bu müessesede benden sonra olacakları, yaşarken bizzat görmek ve müdahale hakkımı kullanmak istiyorum."
Dede - torun birarada
Ben, o devir teslim töreninde de vardım. Rahmi Bey o gün de çok heyecanlıydı. Babasının görüş ve düşüncelerine her zaman başvuracağı, kendisine emanet edilen bu müesseseyi koruyup ileriye götüreceği vaadinde bulunmuştu. Mustafa Koç da tam o tarihte Koç Grubu’nda (Tofaş Oto) işe başlamıştı.
Vehbi Bey de Rahmi Koç gibi Yönetim Kurulu Başkanlığı’ndan ayrılırken Şeref Başkanı oldu, ama eskisinden farklı bir durum yoktu. O yine sabahtan akşama işinin başındaydı. Rahmi Bey’in Şeref Başkanı olarak yoğurt yeyişi, babasınınkinden farklı olacak. Vehbi Bey’in hobisi işiydi. Babasının aksine Rahmi Bey’in iş dışında da çok sayıda hobisi var.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|

|