|


Yerimizi belirlemek zorundayız
Ekonomimiz artık ciddi biçimde dünya ekonomisindeki gelişmelere bağlı. Dünya ekonomisi ise bugünlerde globalleşme, savaş ve ekonomik birlikler üçgeni içinde yeni oluşumunu tamamlamaya çalışıyor. Dünya ekonomi ve siyasetinin sorunları ekonomimizi etkiliyor ve biçimlendiriyor.
Ekonomi yöneticilerimiz ise, öncekiler gibi, dünyayı ve dünya ekonomisini anlamak yerine günü kurtarmak peşinde. 8 - 10 yıllık bir otomobilin bu yılki vergisi otomobilin değerinin üzerine çıkıyor. Maliye şirketlerden tehditle vergi topluyor. Resmi yazılar yazılarak, matrah artışı yapmayan şirketlerin üzerine gidileceği bildiriliyor. İstanbul’da şimdiden şirketlerin % 40 kadarı zorunlu olarak matrah artışı bildirmiş durumda. Bu operasyonlar hem ulusal hem de yabancı sermayeyi kaçırıyor.
Doğal olarak, yönetimlerin günü kurtarma zorunluluğu da var. Ama, bunu yaparken dünya ekonomi ve siyasetindeki yeniden biçimlemeyi göz ardı ederlerse, ülkemiz çok şey kaybeder.
Kapitalist sistemin "para oyunları" 1944 yılında Bretton Woods’ta oluşturulan, bütün paraların ABD dolarına göre değerlendirilmesi ve sabit kura bağlanması ile başladı. 1 Ons altının 35 dolara eşitliğinin kabul edilmesiyle, birkaç yıl içinde dolar "dünya parası" haline geldi.
İkinci büyük ekonomik oyun, ulusal ve uluslararası serbest piyasa ekonomisine geçiş ve tam konvertibilite ile kurgulandı. Parası konvertibl olan ülkeler belli ölçüde karşılıksız para basmaları halinde bile enflasyonla karşılaşmadılar. Birinci oluşumdan tamamen habersiz olan yöneticilerimiz, bu ikinci kurgudan bir ölçüde faydalandılar. Bu da, Özal sayesinde başarıldı.
Kapitalist sistemin üçüncü büyük oyunu bugünlerde sergileniyor. Bu yeni oyun, Avrupa Birliği - Nafta vs. gibi ekonomik birlikler kurulmasıyla başladı. Globalizasyon ve tek dünya devletine doğru atılan adımlarla devam ediyor. Globalizasyonla, milliyetçiliğin; ekonomik - siyasal birliklerle, tek dünya devletinin mücadelesi var.
Bizim yöneticilerimiz ise, bu kavgadan habersiz, hala "denge siyaseti" gütme peşindeler. Saddam’ı kırmamaya çalışırken, Müslümanlara yakın durmaya, ABD’yi idare etmeye, Kıbrıs’ı sürüncemede bırakmaya, Avrupa Birliği’ni gündemde tutmaya çalışıyorlar. Sonuçta, hem "yarödan, hem de "seröden olacaklar.
Tek dünya devleti kurmak isteyenler, antitezi olmayan sentez oluşturma peşindeler. Ekonomik ve siyasi birlikler kendi içlerindeki rekabeti yok edip, diğer ekonomik ve siyasi güçlerle boy ölçüşebilmeyi amaçlıyorlar. Globalizasyonu isteyenler son analizde dünyanın uluslararası şirketler tarafından yönetilmesi taraftarı olanlar. Devletler kalsa bile, şirketlerin hizmetinde olacaklar. Ama, milliyetçiler hala var ve bu diğerleri için en büyük tehlike.
Bazılarına göre, yapılmak istenilen dünyada tek parayı, tek merkez bankasını, tek borsayı, tek hukuku, tek kültürü ve tek dili hakim kılmak. Giderek, tek ordu, tek parlamento, tek din, tek hükümet ve tek başkan kalacak. Ama, bu görüşün hayata geçirilmesi için dünya tam anlamıyla hazır görünmüyor. Yine de, saf belirleme zorunluluğumuz var.
***
Seyirci olmak için bile, oyunun kurallarını bilmek gerekiyor. İşin kötü tarafı, bu kez seyirciler de oyunun içinde.
ytoruner@milliyet.com.tr
|
|

|