|


Kürtler ve Araplar
NECEF, Hz. Ali’nin türbesinin bulunduğu kutsal kent... Özellikle de Alevilerle Şiiler için ruhani bir belde...
Şiiliğin eski bir ‘ilim’ (din bilimleri) merkezi...
Necef’te İngiliz askerleri tankların eşliğinde Hz. Ali’nin türbesine giden yolda ilerlerken halk birden sokağa döküldü.
Silahsız insan kalabalıkları tankları durdurdu, askerleri geri çevirdi!
Şimdi Amerikalılar yer yer Bağdat’a girmiş bulunuyor. Saddam’ın saraylarında Amerikan askerleri dolaşıyor!
Ama Necef’teki gibi bir sivil direnişi Bağdat’ta hiç görmedik. Aylarca Irak’ta çalışan CNN Türk muhabiri Kaya Hayse bu durumu çok güzel özetledi:
- Hz. Ali’nin türbesi için insanlar tankları durdurdu. Bağdat’ta Saddam için sokağa çıkan yok!
Direnenler Saddam’ın asker ve milis gibi örgütlü güçleri.
***
AMERİKALILAR çiçekle karşılanacaklarını umuyorlardı. Hiç böyle olmadı; direniş oldu... Demek ki, Irak toplumunda bir "vataniyye" duygusu var.
Ama Irak halkı Saddam’ın beklediği şiddette bir direnişi de yapmadı. Demek ki, Saddam halkın "vataniyye" duygusunu iyi temsil edemiyor!
Saldırı ve direnişlerde iniş çıkışlar olabilir ama neticede üstün teknolojinin galip geleceğini herkes kabul ediyor.
Irak’ın "Yeni Vietnam" olmayacağı baştan belliydi. Buna düz coğrafyası da imkan vermiyor; Saddam’ın büyük esinler yaratamayan gaddar liderliği de...
Saddam kesinlikle bir Abdulkadir, bir Ömer Muhtar, bir Ho Şi Minh değildir!
Hele Saddam rejimi çökünce mesele ‘Yeni Irak’ın nasıl kurulacağı olacaktır, tavırlar ona göre şekillenecektir.
Rejim anlayışları ne olursa olsun, "vataniyye" duygusu ‘Yeni Irak’ın da yapıştırıcı zamkı olacak.
***
KÜRTLER için de böyle mi?
Wall Street Journal’da Huge Pope’un Erbil’den kaleme aldığı makalede, Kürtlerde eskiden çok güçlü olan bağımsızlıkçı duyguların artık yerini "federatif Irak içinde bir çözüm"e bırakmakta olduğunu yazıyor.
Pope’a göre, Kürtler hallerinden memnundular, bir bağımsızlığın ne felaketlere yol açabileceğini seziyorlardı.
Politikacılar ‘diplomatik’ konuşabilir. Ama Erbil’de sokaktaki Kürtler de bağımsızlık sorulduğunda "ekonomik bakımdan da, askeri bakımdan da kendimizi koruyamayız, en iyisi federal demokratik Irak" diyorlarmış artık.
Bilhassa "eğitimli sınıflar" olmak üzere Kürtler, "dar bir coğrafyayla ve ayırıcı bir Kürt etnik kimliğiyle sınırlanmış olmaktan bıkmışlar" artık... Kürt gazeteci Sinjari Erbil’de çıkardığı Arapça ve İngilizce gazeteyi savaştan sonra Bağdat’a yerleşip orada yayımlamak istiyor mesela...
Pope, Pan - Kürdist aşırıların da bulunduğunu ama etkilerinin bir süredir azalmakta olduğunu yazıyor.
Elbette Irak’ın genelinde ve kuzeyinde toplumsal durum yazılanlardan, söylenenlerden daha karmaşıktır.
Kerkük’ün tüm Irak’a ait olması Iraklılık ve "vataniye" fikrini güçlendirir, etnik gruba geçmesi etnik milliyetçiliği körükler. Yeniden yapılanmanın ‘gerçekçi’ olup olmaması da çok önemli...
Ama pek köklü bir devlet olmayan Irak’ın bile bölünmesinin o kadar kolay olmayacağı belli...
t.akyol@milliyet.com.tr
|
|

|