|


Türkiye’nin petrolü bor ve Kütahya
Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Nafi Güral, Bor Enstitüsü’nün Ankara’da kurulması kararını eleştirirken, "Bu karar Van Kedisi Araştırma Enstitüsü’nü Yozgat’ta kurmaya benzer" diyor.
Hafta sonunda Kütahya Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlediği "Medya Eğitim Semineri" nedeniyle Kütahya’daydık. Özel sohbetlerde bor konusuna da değinildi.
Bor, pek çok alanda kullanılan ve gelecekte petrolün yerini alacağı kabul edilen önemli bir stratejik madde. Dünya rezervinin yüzde 70’i Türkiye’de, Türkiye’deki yatakların yüzde 60’ı Kütahya’da. Akıllı değerlendirilebilse, ülkeye "köşeyi döndürebilecek" bir servet. Akıllı değerlendirmenin yolu, "gıllıgışlı" (gizli amaçlı, kandırıcı) olmayan bir iradeden ve bilimsel çalışmadan geçiyor.
Kütahya’ya 3 Kasım 2002 seçiminden önce gelen Tayyip Erdoğan, bu ilde Bor Araştırma Enstitüsü kurulacağı sözünü vermiş. Seçim kampanyası boyunca AKP’nin milletvekili adayları da aynı sözü yinelemişler. Bugün Kütahya’nın 6 milletvekili de AKP’den ve Erdoğan Başbakan. Ve Enerji Bakanı Hilmi Güler 27 Mart 2003’te yayımlanan demecinde, Bor Enstitüsü’nün Ankara’da kurulacağını açıklıyor.
Bakan, enstitü için Ankara’nın seçilmesine gerekçe olarak "Bor konusunda çalışan bilim adamlarının ODTÜ bünyesinde bulunmasını" gösteriyor. Ama dilin kemiği yok ki; Kütahyalılar "Bakan ODTÜ mezunu olduğu için enstitünün Ankara’ya kay(dırıl)dığını" söylüyor.
Kütahya’da Dumlupınar Üniversitesi var. Eğer bor konusunda uzman sıkıntısı söz konusu ise, ODTÜ’den ve başka üniversitelerden buraya takviye yapılabilir. Kaldı ki, Bor Enstitüsü için yeterli bilim insanının ve donanımın Dumlupınar Üniversitesi’nde bulunup bulunmadığını sorduğumuz Rektör Prof. Dr. Güner Önce, gerekli olanaklara sahip olduklarını söyledi.
Bizce asıl mimlenmesi gereken nokta, seçimden önce Bor Enstitüsü’nün Kütahya’da kurulacağı sözünün verilmesi; seçimden sonra ise, Ankara’ya dönülmesidir. Kütahyalılar, sivil toplum örgütleriyle, meslek kuruluşlarıyla, "medya"sıyla 6 milletvekilinin yakasına yapışmazlarsa, enstitü de kaçar, bor da gitti gider. Ticaret ve Sanayi Odası’nın önceki Genel Sekreteri Hasan Turgut’un dediği gibi, enstitüden daha önemlisi, borun yok pahasına harıl harıl ihraç edilmesinin önüne geçmek, bir an önce yurtiçinde işlenmesini sağlamak.
Bir şiir Dizelerimiz, Şiir Ülkesi dergisinin mart sayısından, Abdullah Eraslan’ın Köşe’sinden:
"yanınızdan akan geçmiş vardı / susarak, susayarak sevdim sizi / öteki cebimdeki sessizlikle yetindim. // sana benzemek istiyorum bu günlerde / beni anlatır gibi bak herkese. / en çok aşkı yakıştırdım size; / azıcık da kendimi."
ngureli@milliyet.com.tr
|
|

|