|


Ekonomide kafalar karışık
Ekonomi yönetimi vergi affı hariç olayların önünde yürümeyi ve gündem oluşturmayı başaramadı. Kendinden emin adımlarla belirlenen hedefe doğru ilerlemesi gereken hükümet, önüne gelene yol soruyor. Kendisinden yol sorulan herkesin de, asgari 20 milyar dolarlık "Türkiye’yi kurtaracak" formülü var.
Yöneticilerimiz hiç merak etmesin, kendilerine sunulan her formül daha önceki hükümetlere de sunuldu. Formüllerin çoğunun uygulanabilme olasılığı yok. Birçoğu sadece matematik hesabı. İşe yarar formülleri olanlar da böyle durumlarda ortaya çıkmazlar.
Ekonomiyi yönetenlerin izlemesi gereken yol şöyle:
a) Önce kendileriyle en yakın çalışacak üst kademe bürokratları seçilir. Değiştirilmesi gerekenler değiştirilir. Kendi altındaki bürokratların atamaları bu seçilen güvenilir bürokratlar tarafından yapılır. Getirilen öneriler bu bürokratlarla birlikte değerlendirilir. Şimdilerde, atamalara en üstten başlanacağı yerde aradan, alttan, yandan başlanıyor. Atamalar için uygun zaman aranıyor. Becerilemeyen atamalar için kurum yasaları değiştirilmeye çalışılıyor. Atanan kişilerin dinine bağlı olması, liyakatten önce geliyor. Yüzlerce kişiden "hal tercümesi" istenerek, kişilere umut veriliyor.
b) Devlet gelirlerini vergi ile sağlar. Başarılı bir vergi affı gerçekleştirildi. Ama, devamı getirilemedi. Ek Emlak ve Taşıt Vergisi alınmakla, matrah artışı yapılması için şirketleri sıkıştırmakla geçici gelir elde edilebilir. Süreklilik arz etmeyen uygulamalar başta yabancılar olmak üzere, bütün yatırımcıları kaçırır. Ekonomi yönetiminin en önemli işi, vergi tabanını yayan, vergi kaçağını önleyen bir vergi reformunu gündeme getirmektir. Geçici başarılar bir süre sonra size yük olmaya başlar. Üstelik, adam kayırma operasyonlarına girişilirse, güven tam anlamıyla yok edilir.
c) Şu andaki en büyük ekonomik sorun, iç borçlar ve çok yüksek reel faizlerdir. Bu konuda, ekonomi yönetiminin bir formül üretemediği, "öteleme"nin de yapılmasının mümkün olmadığını gördüğü anlaşılıyor. Neyse ki, IMF ile bir anlaşma sağlandı da, sorunlar biraz ertelendi. Yönetimin hiç gecikmeden bu sorunları çözmede ayağı yere basan formüller üretmesi gerekiyor. Bu konularda ne yapacağını bildiğini gösteremedikçe, siyasi yönetim güven sağlayamaz.
d) Ülkemizde ciddi bir işsizlik ve büyüme sorunu var. Bu sorunlar, yabancı yatırımları çekme konusunda yapılacaklarla birlikte düşünülmesi gereken sorunlar. İktidardaki parti, ekonomik sorunları pastayı büyüterek aşmayı vaat etmişti. Bu konuda kaynağı olmayan otoyol projelerinden başka, elle tutulur bir formülleri yok. Formülün ötesinde, seri uygulama görmek istiyoruz.
e) Güney sınırımızda savaş var. Savaş sırasında ekonominin hangi önceliklerle yönetileceğini kimse bilmiyor. Zaten, bu konuda alınan siyasi kararların tutarlılığı da tartışmalı. Bizim hangi tarafı tuttuğumuz meçhul. Herkes dış politika konusunda alınan kararların tesadüfen alındığını düşünüyor. Bu gidişle, Irak operasyonundan Irak’tan sonra en zararlı çıkan ülke biz olacağız. Daha tutarlı dış politika bekliyoruz. Bir sıcak savaş halinde, başa çıkılamayan bir ekonomik tablo ile karşılaşabiliriz.
***
Piyasa hâlâ hükümete ve ekonomi yönetimine prim vermeye devam ediyor. Spekülatif hiçbir davranış yok. Medya yönetime olan desteğini sürdürüyor. Bu desteğin 3 - 4 ay daha sürmesi beklenebilir. Kendisine tanınan bu zaman süresi içinde, hükümetin vakit geçirmeden bir şeyler yapması lazım. Bunu da yapabileceklerine inanıyorum.
ytoruner@milliyet.com.tr
|
|

|