|


Kerkük, Kürtler ve petrol
KUZEY IRAK Kürtleri Kerkük’e girdiler. Silahlı peşmergelerin koruması altında, önce Talabani’nin ardından Barzani’nin Erbil ve Süleymaniye’den aktardığı kalabalıklar Kerkük’ü yağmaladı...
Aynı zamanda tapu ve nüfus dairelerini basıp kayıtları tahrip ettiler.
Dükkanları, mağazaları, hatta evleri yağmalamayı anlarım.
Ama tapu ve nüfus kayıtlarının tahribi neden?!
Maksat belli: Kerkük’ün mülkiyet ve nüfus kayıtlarını yok ederek etnik kompozisyonunu bozmak!
Sıradan bir halk yağması değil, planlı bir hareket olduğu belli...
Barzani’nin adamları, Körfez Savaşı’nın ardından Mart 1991’de Baba Bush’un çağrısıyla ayaklandıkları zaman da Kerkük’e girmişler ve yine tapu dairesini yakmışlardı!
O zaman yanılmışlardı, şimdi de yanılıyorlar maalesef.
* * *
KÜRT sempatizanı David McDowall "The Kurds" adlı eserinde bu Mart 1991 ayaklanmasını anlatır.
Körfez Savaşı’ndan sonra Baba Bush, Saddam’ı devirmeleri için halkı ayaklanmaya çağırıyor. Önce Şiiler, sonra Kürtler ayaklanıyor. Saddam’ın işbirlikçisi "caşölar bile bir gecede Barzani tarafına ‘dönüyor’lar.
Kerkük o zaman da yağmalanıyor ve o zaman da tapu ve nüfus kayıtlarını tahrip ediyorlar. Barzani açıklama yapıyor:
"Biz düzenlemedik, halk kendiliğinden ayaklandı."
Sanırım bugün de böyle konuşacaktır.
Sonra Baba Bush bakıyor ki, Irak bölünecek ve Irak’ın bölünmesi Ortadoğu’yu cehenneme çevirecek... Bush Şiileri ve Kürtleri yüzüstü bırakıyor!
Saddam da bunlara bombalarla saldırıyor. 1.5 milyon Kürt evlerini barklarını bırakıp Türkiye ve İran’a kaçıyor. Ve onlara güvenlik sağlayıp evlerine dönmelerini sağlamak için "Çekiç Güç" oluşturuluyor. (Sf. 371 vd.)
Iraklı Kürtler buna "Amerika’nın ikinci büyük ihaneti" diyorlar. Birinci ihanet, Sovyet işbirliğinden ‘dönen’ Baba Barzani’ye yapılmıştı.
* * *
OĞUL Bush’un şimdi Kerkük’ü Kürtlere vermesi için bir sebep var mı?
Barzani yine yanlış hesap yapıyor. Dün Abdullah Gül’ün telefonu üzerine Powell Kerkük konusunda garanti verdi, hatta bölgede etnik hareketleri önlemek için acele hava indirme birlikleri göndereceklerini söyledi.
ABD elbette Kürtlere belli bir ‘diyet’ ödeyecektir; çünkü Saddam’a karşı savaştılar. Bu diyet genişletilmiş yetkiler olabilir ama Kerkük olmayacaktır, petrol olmayacaktır.
Kerkük’ün ve petrolün el değiştirmesi bütün bölgeyi cehenneme çevirir; Amerika ise bölgenin petrol ve ticaret cenneti olmasını istiyor!
İkinci tezkereyi reddedenler ve reddedilmesini sağlayan devlet büyüklerimiz şimdi ne düşünüyorlar acaba?
Tezkere kabul edilseydi, ABD Kuzey Irak’ta peşmergelere muhtaç olmayacak, Türk askeri de Amerika ile beraber Kuzey Irak’a girecek, etnik kargaşa yaşanmayacaktı.
Silahlı peşmerge baskınları, tapu ve nüfus kayıtlarının tahribi olmayacak, Türkiye’nin de dahil olacağı bir ortak komisyon bütün kayıtları inceleyerek Kerkük’ün nüfus yapısını tespit edecekti!
Genelkurmay Başkanı Org. Özkök, haklı olarak "tezkerenin reddi ile inisiyatifimiz daraldı" demişti. Haklı...
Irak ve komşuları, savaştan daha zor bir döneme girmiş bulunuyorlar.
t.akyol@milliyet.com.tr
|
|

|