|


Neden Hülya Avşar?
Koç Üniversitesi’nde önceki gece gerçekleşen Genç Bakış’ta konuğumuz Hülya Avşar’dı. Çünkü sanatçılar içerisinde vergi rekortmeniydi, çünkü babası adına okul yaptırmıştı, çünkü çok başarılı bir iş grafiği vardı, çünkü bir anne olarak eğitim sorunlarını takibe almıştı...
Koç Üniversitesi, Koç ailesinin 200 milyon dolar para harcayarak kurduğu şahane bir üniversite. Dünya ölçülerinde bir kampüse ve eğitim kadrosunu sahip. Ama daha çok yeni. Onuncu yılını henüz doldurdu.
Koç Üniversitesi’nin genel öğrenci profiline baktığımızda da Türkiye ortalamasının çok üzerinde. Kaymak tabakadan öğrenci alıyor. Yani sadece paralı olmak yetmiyor. ÖSS’de de çok başarılı olmak gerekiyor.
Ama önceki akşam Hülya Avşar’ın konuk olduğu programdaki öğrenci profiline baktığımızda hayal kırıklığı yaratmadı dersek yalan olur. Gelen mesajların çoğu bu yönde. Üç, beş öğrencinin seviyesiz ve yersiz soruları diğer tüm olumlu gelişmeleri sanki gölgeledi.
Programda yaklaşık 50 soru soruldu. Ama, bırakın hülya Avşar’ı, ekran başındakileri bile sinirlendiren soruların toplamı 10’u geçmez. Bu yüzden 8, 10 öğrencinin kişisel tavrını tüm üniversiteye mal etmek yanlışların en büyüğü olur...
Ayrıca unutulmamalı ki benzeri çıkışlar hatta daha fazlası, yine en iyi olarak bilinen diğer üniversitelerimizde, devletin en tepesindeki kişilere de yapıldı. Tüm bu gelişmelere bakıldığında ortaya çıkan tablo şu:
Her üniversitede öyle ya da böyle çok farklı davranan, saygı sınırlarını zorlayan, üniversitesini hiç ama hiç düşünmeyen, karşısındakini incitmeye çalışırken kendisi de incinen bir grup öğrenci var. Bunlar, konu ve konuk, ne ve kim olursa olsun her koşulda ön plandalar. Enteresan olan ise sessiz çoğunluğun canlı yayımlanan program sırasında değil de, program bittikten sonra aktif hale gelmesi. Dün Koç’ta da aynı şey yaşandı. Program bittiğinde öğrenciler, biz bu değiliz diye çevremizi sardılar. Peki neden bunları yayında dile getirmediniz sorusu ise havada kaldı.
Görünen o ki gençlerimizin kendilerine güvenmeleri, seviyeli bir tartışma ortamı yaratmaları, kendi kurumlarına zarar vermeyecek noktaya gelmeleri ve karşılarındaki konuklara da en az kendileri kadar saygı duymaları için bir süre daha bekleyeceğiz...
Hülya Avşar, 20 yıldır kamuoyunun vitrininde. Kendi alanında başarılı bir isim. Sinemadan müziğe, televizyon şovlarından dergi yayıncılığına kadar çok geniş bir yelpazede mücadele veriyor. Akıllı olduğu kesin. Hırslı da. Dahası neleri yapıp, neleri yapamayacağını çok iyi biliyor. Yurtdışını açılmayı düşünmüyorum çünkü çok zor diyor. Belli ki yaşamında boşa kürek çekme diye bir şey yok.
Toplumun farklı kesimlerinde başarılı olan isimleri gençlerimiz ile bir araya getirmeye devam edeceğiz. Söz konusu başarı ise bu nasıl elde ediliyor, bunu çok yakından görmeleri, ilk ağızdan dinlemeleri gerekiyor.
Özetin özeti: Her koşulda, her konuğa mutlaka her soru sorulabilir. Zaten gelen konuklar da buna hazır olarak geliyorlar. Ama üslup çok önemli. Bu durum sadece gençler için değil hepimiz için geçerli. Karışınızdakini kırmadan da istediğimiz soruyu sorup, istediğimiz cevabı alabiliriz. Bunu çok iyi beceren gençler olduğu gibi tıkananlar da var. Sorun onlara bu tür ortamların yeterince sağlanmaması.
aguclu@milliyet.com.tr
|
|

|