|
|


MİLLİYET CEPHEDE
Özgürlüğün bedeli
Geceyi geçirdiğim Basra Hastanesi'nde görevli Dr. Ali'ye "Savaşta yakınlarınız da öldü. Kızgın mısınız?" diye sordum. İşte yanıtı: "Özgürlük kurban ister!"
ÜMİT BEKTAŞ
Basra halkı Irak ordusuyla koalisyon güçleri arasındaki çatışmaların sona ermesiyle huzurlu bir güne uyanmış ama ateşkes Basra gecelerine daha büyük bir korkuyu getirmiş. Irak ordusunun dağılmasıyla ellerinde silahlarıyla ortada kalan çok sayıda asker kurdukları onar yirmişer kişilik çetelerle kenti yağmalama işine girişmişler. Devlet yapısının yok olması ve Basra'daki kontrolü ellerinde tutan koalisyon güçlerinin kentin iç güvenliğinin sağlanması konusunda yetersiz kalması, Basra'yı tam bir kaosa sürüklemiş. Şattülarap'ın hemen kıyısındaki Sheraton Oteli, devlet daireleri ve okullar yağmalanmış ve yıkılmış. Yağmacılar, hastaneleri bile talan etmekten çekinmemişler.
'BEKÇİ' DOKTORLAR
Basra'da gece konaklayacak güvenli bir yer arayan gazetecilerin tek alternatifi, elektriği de olan Basra Hastanesi. Hastanenin doktorları yağma korkusu içinde görev yapmaya çalışıyor. Gece boyunca zorlanan hastane kapısı önünde doktorluklarını unutup bir anda bekçiye dönüşüyor ve yağmacıları kovalıyorlar. Tehlike geçince gazeteciler ve doktorlar arasında koyu bir sohbet başlıyor. Neredeyse tüm gazetecilerin merak ettiği iki temel konu var. Birincisi adından seçkin birlikler olarak bahsedilen Cumhuriyet Muhafızları'nın neden ciddi bir direniş sergilemediği, ikincisi ise halkın koalisyon güçleri hakkındaki düşünceleri.
MAAŞIM 1.5 DOLAR
Iraklı doktorlara göre Cumhuriyet Muhafızları, Irak'ı düşmandan korumak için değil, Saddam'ın iktidarını pekiştirmek için yaratılmış bir kuvvet. Doktor Ali soyadının yazılmasını ve resminin çekilmesini istemeyerek şunları söylüyor: "20 yıllık doktorum. Maaşım 1.5 dolar. Oysa Cumhuriyet Muhafızları için deste deste para basılıp maaş diye dağıtılırdı. Bu yüzden bunları kimse sevmezdi. Onlar Iraklıları bastırmak için vardı." Sohbet uzadıkça gazetecilerin merak ettiği sorular yanıtını buluyor. Savaştan iki ay önce geldiğimiz Bağdat'ta ilk kez insanların bu kadar açıkça Saddam'ı eleştirebildiğini görüyoruz.
ÖLÜSÜNÜ GÖRMELİYİZ
Yine de doktorlar ne fotoğraf çekilmesini, ne de isimlerinin yazılmasını istiyor. "Hâlâ korkuyor musunuz?" sorusuna Doktor Yusuf, "Saddam Hüseyin'in yüzü kafalarımıza kazındı. Ölüsünü görmeden ya da gözümüzün önünde asılmadan öldüğüne inanmayız" yanıtını veriyor.
Gecenin ilerleyen saatlerinde cevabını merak ettiğimiz soruyu yineliyoruz: "Peki ya koalisyon güçleri ne olacak, onlar da sizi bombaladı ve yakınlarınızın ölmesine neden olmadılar mı? Doktor Ali cevabı üç sözcükle veriyor: "Özgürlük kurban ister."
KÖPRÜDEN GEÇERKEN KÖMÜR OLDU Irak'ta büyük oranda kontrolü elinde bulunduran Amerikan ve İngiliz kuvvetleri, Bağdat'taki Saddam Hüseyin Sarayı'nın karşısındaki köprüyü bombaladı. Bombardıman sırasında kamyonuyla köprüde olan bir Iraklı hayatını kaybetti. Araca isabet eden bomba Bağdatlıyı direksiyon başında kömüre çevirdi.
GÜNCEL

Özgürlüğün bedeli
Yağma değil vahşet
İşte El Sahaf fıkraları...
Parfümü Cartier dergisi Cosmo!..
Merak korkuyu yendi...
ABD tankına inat futbol...
kısa kısa
Serin Duruş
|
|






|