|


Deli deli tepeli...
Bektaşiye sormuşlar:
- Irak'ın durumu şimdi ne olacak sence? Baba erenler:
- Bak dinle, demiş, delinin biri suya atmış adamın birini; yavaş yavaş nasıl boğulduğunu seyredip duruyormuş. Bir başka deli gelmiş, sudan çıkarıp kurtarmış adamı...
- Eee sonra?
- Sonrası, ikinci delinin kurtardığı adam, ertesi sabah bir ağaçta asılı bulunmuş. Akıl hastanesinin başhekimi, ikinci deliye:
"- Adamı sudan çıkarıp kurtardın ama, demiş, bu kez de onu suya atan, ağaca astı."
İkinci deli:
"- Yok, demiş, o deli asmadı. Onu hemen gündem dışına çıkardım. Adamı kurtardıktan sonra ben astım ağaca, kurusun diye...
***
Ünlü bir bulmaca vardır; Laz, yahut Ermeni, yahut Kürt şivesiyle anlatılır genellikle:
- Rengi sarıdır, kafesin içinde durur, bülbül gibi sesi vardır, bil bakalım nedir o?
- Kanarya...
- Hayır...
- Saka kuşu...
- Hayır...
- Peki nedir?
- Toriktir torik...
- Ulan toriğin rengi sarı mıdır?
- Sarıya ben boyamışım...
- Ulan torik kafeste mi durur?
- Kafese ben koymuşum.
- Ulan toriğin bülbül gibi sesi mi vardır?
- O kadar da şaşırtmaca olmasın mı?
Bush'a da soruyorlarmış:
- Saddam'ın güçleri neden o kadar büyütüldü?
- Ben kasten büyütülsün istedim. Ayı bokuyla oynuyor demesinler, diye...
- Neden güneyde koalisyon güçlerinin beklenmedik zorluklarla karşılaştığı yayıldı?
- Çünkü ben öyle istedim.
- Neden kuzey cephesi açılmadan Bağdat'a girilemeyeceğine inanıldı?
- Canım alt tarafı savaş bu. O kadar da şaşırtmaca olmasın mı?..
***
Saddam'a bizim eski ozanlardan birkaç teselli:
"Galip sayılır bu yolda mağlup" - Namık Kemal.
Merak etme Türkiye ile dostluk devam eder anlamına:
"Türk Arapsız yaşamaz, kim ki yaşar der, delidir.
Arap'ın Türk ise hem sağ gözü, hem sağ elidir." - Mehmet Akif.
Namık Kemal'in, "Altı da bir üstü de birdir yerin, arş yiğitler vatan imdadına" mısraını da azıcık değiştirelim:
"Ey yerin üstünde kalmış kahraman, arş hemen hey saray yağmasına."
Ve hemen ekleyelim:
"Ölen ölür, kalan sağlar bakar avantasına."
***
Saddam, kendisi öldükten sonra dahi, Bağdat'a diktirdiği heykelinin ebediyen kalacağına inanmıştı.
Önce heykel gitti, sonra da Saddam...
Ve tarih emretti:
- Ey yeni dünya düzeni, git önce Saddam'ın üstüne işe!
Iraklılar da, ne yapsınlar, şaşıp kaldılar bu işe...
***
Bu pazar da, Orhan Murat Arıburnu'nun "Zampok Eyin Pi" şiiriyle bitirelim yazıyı:
İki cambaz bir ipte oynamaz
Bir ipte bir sürü cambaz
Hilebaz, Madrabaz, Kumarbaz
İki cambaz bir ipte oynamaz
Bir ipte bir sürü cambaz
Ateşbaz, İşvebaz, Hokkabaz
İp niye kopmaz
Zampok eyin pi!
Evet, Saddam da ip kopmaz zannetmişti.
c.altan@prizma.net.tr
|
|

|