14 Nisan 2003 Pazartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  KÜLTÜR & SANAT   
  ·  SERİ İLAN         


SOhbet Odası konuğu; Hak ve Özgürlükler Partisi Başkanı, Şeyh Sait'in torunu Abdülmelik Fırat, Derya Sazak'ın sorularını yanıtlıyor

İngilizlerin Şeyh Sait'e desteği yok

     Derya SAZAK
SOHBET ODASI


     Fırat'a göre İngilizler Kürtleri değil, Mustafa Kemal ve arkadaşlarını destekledi. Fırat, Kayseri Cezaevi'ndeyken konuştuğu Celal Bayar'ın görüşlerine katıldığını söyledi
     Bağdat'ta Saddam rejiminin son bulmasıyla gözler Kuzey Irak'a ve Kürtlerin geleceğine çevrildi. Savaş sonrası nasıl bir yapılanma bekliyorsunuz? Şeyh Sait'in torunu olarak Türkiye'nin Cumhuriyet tarihi boyunca sergilediği duyarlılığın da tanığısınız. Bölgenin geleceğini nasıl görüyorsunuz?
     Bu bölgenin çıkarına olan barış ve kardeşliktir. Biz parti olarak "Savaşa da Saddam'a da hayır" dedik.
     
Rahmetli Uğur Mumcu 1919 - 1925 arasındaki Kürt isyanlarını araştıran kitabına "Kürt - İslam Ayaklanması" adını vermişti. Kitapta Şeyh Sait'in torunu olarak sizinle yapılan bir söyleşi de var. 1957 seçimlerinde 23 yaşında olmanıza rağmen Menderes'in isteğiyle yaşınız büyütülerek Demokrat Parti'den Meclis'e girmişsiniz. Aynı zamanda Şeyh Sait'in oğlu Şeyh Ali Rıza'nın damadısınız. "Hayatım roman" derler, sizinki tarih gibi...
     Şeyh Sait hadisesini Türkiye'de inceleyenler siyasi olarak meseleye bakmışlardır. Herkes kendi çerçevesinde yargılamıştır. Dindarsa meseleyi o tarafa, Kemalistse ya da sosyalistse başka tarafa çekmeye çalışmıştır. Ulusal mücadeleler, kendi toplumunun inançlarından düşüncelerinden soyutlanamaz, Şeyh Sait olayı kişisel bir hadise değildir. O dönemde imparatorluklar parçalanıyor, Sovyet ihtilali olmuş, milli devletler kuruluyor.
     
Cumhuriyet kuruluyor.
     Kürtler inadına "biz Türklerle beraberiz" dediler, Kurtuluş Savaşı'na katıldılar. Olayları şöyle özetlemek lazım: Kürtlerin yüzde sekseninden fazlası dinine bağlı Müslüman olduğu için, Mustafa Kemal'in Batı'yı hedefleyen devrimleri karşısında bu enstrümanlar kullanılmış olabilir.
     
Şeyh Sait isyanında din meselesinin altında asıl Kürtlerin başkaldırısı yok muydu?
     Birinci Meclis'te Kürtlerin ağaları, şeyhleri, aydınları yer alıyor ama 1924 Anayasası'nda Kürtlerin ne kimliği, ne dili ne de hakları var.
     
Kürt isyanları Cumhuriyet döneminde artıyor.
     Kurtuluş Savaşı başlarken sorun yok. Mustafa Kemal, Amasya Tamimi'nde "bu mücadele Kürt ve Türk mücadelesidir" diyor. Kürtlere özerklik vermekten söz ediyor.
     
Devlet arşivlerinde bu sözün belgesi var mı?
     O sözlerin vesikaları da var.
     
Şeyh Sait isyanıyla Lozan'da çözülemeyen Musul - Kerkük meselesi eşzamanlı gözüküyor. İngiltere'nin de rolü büyük. Uğur Mumcu kayınpederiniz Şeyh Ali Rıza'nın 'bağımsız Kürt devleti' konusunda İngilizlerle görüşmek istediğini yazıyor.
     Şeyh Sait Efendi, Nakşibendi tarikatının postnişinidir. O camianın büyüğü, yol göstericisi. O zamanki Kürt aydınları, Avrupa'da okuyanlar Türkiye'deki askeri mülki mektepten çıkanlar hepsi diyorlar ki: "Cumhuriyet kuruldu biz yokuz, kimliğimiz bir kalemde atılıyor." Şeyh Sait'e gelip, "Bu hadisenin manevi lideri sen ol" diyorlar.
     
Ne isteniyor, ayrı devlet mi?
     Bunun sonucu oraya da gidebilir, ya da Mustafa Kemal'e "Sen Kürtleri tanı, beraber cumhuriyetimiz olsun" diyeceklerdi. Ancak Şeyh Sait hadisesi o zaman Batı'ya karşı tamamen irticai bir hareket olarak gösterildi. İngiliz ve Rusların Kürtler üzerindeki ittifakı aynıdır: Bunlar mürtecidir, Kemalistler ilericidir. Batıcıdır.
     
İngilizler desteklemiyor mu Kürt isyanını?..
     Hayır hiç desteklemiyor. Musul meselesinde İngilizlerle Kürtlerin ortak çıkarı yok. İsmet Paşa Kürt kökenlidir, hatıralarında, "İngilizlerle Şeyh Sait hadisesinin hiçbir irtibatını bulamadık" diyor.
     Açık ifade etmek istiyorum, aslında M. Kemal ve arkadaşları İngilizler tarafından desteklenmiştir, Şeyh Sait değil. İngilizlerin çıkarı olsaydı Kürtlerin yaşadığı yere bir devlet adı verirlerdi.
     
Irak kurulmuş ve İngiliz mandası oluşturulmuş. Musul - Kerkük de Türkiye sınırları dışında tutulmuş.
     Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları Musul'un üzerine gitmemişler, bu tarihi bir gerçektir. Şeyh Sait değil, asıl onlar İngilizlerin himayesini görmüştür.
     
Kürt meselesi, Irak savaşıyla tekrar gündeme taşındı. Bu defa Amerikalılar başrolde.
     Bugünkü ABD stratejisinin arka planında yine İngilizler var. Planın çekirdeği İngiliz düşüncesidir. Siyonizmle beraber. Bugün aslında dünyanın en süper gücü Siyonizmdir.
     
İngiltere, Kürtlere devlet konusunda kendisini geçen yüzyıldan borçlu mu hissediyor?
     Pek ciddi bir şey yok.
     
Türkiye'nin politikasına ne diyorsunuz?
     Çok yanlış. Bu konuda tarihi bir olayı aktarmak isterim. 1961'de Kayseri Hapishanesi'nde milletvekilleri orada tutukluyken, ben Kürt sorunu üzerinde bir konuşma yaptım. Dedim ki; Türkiye'nin en büyük noksanlığı petroldür. Türkiye'deki Kürtlerin kimlikleri, dili, kültürü serbest olsa Irak'taki bütün Kürtlerin cazibe noktası burası olur. İran ve Suriye'deki Kürtlerin de... Bir referandumla oradaki Kürtler Türkiye'ye katılır. O zaman Türkiye petrol zengini bir ülke olur.
     Celal Bayar dedi ki; o da Kayseri'de hapisteydi, "Senin dediğin doğru ama bunu kimse yapamaz!"
     
Derin devlet bizi istemiyor
Kuzey Irak'ta Kürtler ileride ayrı bir devlet haline gelirse, "Güneydoğu bundan etkilenir, Türkiye'deki Kürtler de oraya katılır" kaygısı boşuna mı?
     Çok saçma. Türkiye madem AB'ye girecek, Kürtlere zaten kültürel haklar tanıyacak. Kürt sorunu çözülmeden hiçbir mesele halledilmez.
     Kürt kimliğini, dilini tanımakla Türkiye bölünmez. Kürt sorunu ancak demokratik yoldan çözülür. Türkiye tarihiyle barışmalıdır. Osmanlı'da olduğu gibi Türkler ve Kürtler barış içinde yaşayabilirler. Kürt dedin mi bölücü, dinden bahsettin mi irtica. Artık bu korkuları üzerimizden atmalıyız.
     
Ayrı devlet meselesi...
     Hayır. Kürtlerin kimlikleri ve kültürleri kabul edildikten sonra hiçbir mesele kalmaz. Biz, Kürt sorununu hukuksal alanda savunalım diye parti kurduk. Bize PKK'nın yardım ettiği, kurduğu partilerden daha şiddetli davrandılar. Ablukaya aldılar, kapatma davası açıldı. Derin devlet partimizi istemiyor.
     
Türkmenlere bir şey olmaz
Türkiye Kuzey Irak'a giremedi, tezkere kazası mı buna engel oldu?
     Hayır, Amerika bırakmıyor. Türkiye girmek için can atıyor ama giremiyor.
     
Kürtler ne istiyor?
     Irak'taki Kürtler, Irak'ın bütününde federatif bir sistem, yeni yapılanmada asli unsur olmak istiyorlar.
     
Türkmenler ne olacak?
     80 senedir Türkmenlere hiç sahip çıkılmadı. Saddam asmış kesmiş hiç sesleri çıkmamış. "Kürtler, Türkmenleri öldürecek" demek kadar saçma bir şey yok. Türkmenlerin Kürt bölgesinde okulu var, TV'si var. Provoke edilmezse birlikte yaşamaları kadar doğal ne olabilir. "Kerkük petrolleri Kürtlerin eline geçecek", bu da yalan. Amerika bu petrolü Türkiye istese de Kürtlere vermez.
     
Öcalan Şam'dan daha güçlü
Terörü tırmandırırken PKK, Kürt sorununu siyasallaştırıp uluslararası alana taşımadı mı? Öcalan'la Şam'da görüşmüştünüz. Yakalanıp İmralı'ya konulduktan sonra avukatlarına bazı tavsiyeleriniz olmuş...
     Öcalan'ı güçlü yapan devlettir. Öcalan bugün Şam'daki durumdan on kat daha güçlüdür. Çünkü, 'devletin gladyo'suyla beraber bir adada tutuluyor. İstenilen mesajları her yere ulaştırılıyor. Yakalandığında idam korkusu yaşadı ama anladı meseleyi, avukatlarını bana gönderdi. Öcalan'a şunu söylemelerini istedim: Seni Türkiye'ye teslim eden güç asılmamanı sağladı. Yakalandıktan sonraki davranışların 180 derece ters olsa bile bu Kürt halkı için hayırlı olmuştur. Hiç olmazsa özel tim ve gladyoların işkence ve hırslarının deneme tahtası olmaktan çıkmaya vesile olacaktır. Legal partileri yönlendirmeyi bırakın. HADEP'in, ne Kürt halkına ne de size hiçbir yararı olmaz.
     
Kim teslim etti, ABD mi?
     Öcalan'ı Türkiye'ye CIA ile MOSSAD'ın teslim ettiğini bütün dünya biliyor.
     


SİYASET


SOhbet Odası konuğu; Hak ve Özgürlükler Partisi Başkanı, Şeyh Sait'in torunu Abdülmelik Fırat, Derya Sazak'ın sorularını yanıtlıyor
Bahçeli vefalı çıktı
Türkücüsü AKP'yi mahkemeye verdi
Efendiliğimiz sakın zaaf sanılmasın...
CHP, bumerangı AKP'ye döndürdü
Erdoğan, D8 ruhunu canlandırmak istiyor
'12 Hizmet Müzesi'ni açtı...
Koruma dört dörtlük







Fikret BİLA
Gül'ün kaygısı ve umudu
Derya SAZAK
Kıbrıs üye, Türkiye ortak


 Partilerarası Uzlaşma Komisyonunun uzlaşmaya vardığı Anayasa değişikliği metni için tıklayın
 AB Ulusal Programı (Giriş ve Siyasi Kriterleri)
 DGM Savcılığı'nın Milli Görüş davası mütalaası


 AB - Katılım Ortaklığı Belgesi
 Kopenhag Kriterleri


 DSP
 MHP
 ANAP
 DYP
 AKP
 SP
 CHP
 BBP


 ADANA
 ADAPAZARI
 ANKARA
 ANTALYA
 BURSA
 ESKİŞEHİR
 GAZİANTEP
 İSTANBUL
 İZMİR
 KOCAELİ
 KONYA
 SAMSUN