Korkusuz insan düşünülemez. Psikolojik açıdan korku, insanın en eski çağlardan beri gelen bir içgüdüsüdür. Hastalık haline gelmediği müddetçe de normal bir histir. Günlük belli hayat şartlarında bu his ön plana çıkabilmektedir.
Bilinen en meşhur olanı imtihan korkusudur. Eğer bu normal korku dengelenmezse tabii tatsız sonuçlar ortaya çıkabilir. Böyle olumsuz çevre şartlarından kaçınılmalıdır. Son zamanlarda sportif karşılaşmalardan evvel anlamsız olarak bu olumsuzlukların yaratıldığını gözlüyoruz. Önemli maçlardan evvel milli olsun, lig maçı olsun başkan konuşuyor, teknik direktör konuşuyor. Sorumlu sorumsuz herkes konuşuyor. Sanki konuşmazlarsa otoriteleri şöhretleri kaybolacak. Sonra işler ters gidince sorumlu basın oluyor. Unutulmamalıdır ki, basının görevi konuşulanları topluma aktarmaktır. Daha sonra bu konuşulanlar sporcunun sırtına biniyor. Onu geriyor, geriyor, geriyor. Sonra da öğrenci gibi imtihanda ayakları titriyor, bildiğini de unutuyor. Son zamanlarda başımıza gelenleri bu açıdan ele almalıyız. Korkuya karşı eğitim metodları vardır. Sorumlular çok konuşacaklarına, sporcularına bu metodları öğretmesini bilmelidirler.