|
|


Hayallerdeki Fenerbahçe
Son ayların suskun ve üzgün Kanarya'sı, enfes ve melodik seslerle şakıyordu, ligin en görkemli takımlarından Gençlerbirliği önünde. Takım, geçmişin yenilgi dolu haftalarındaki on birdi aslında. Semih dışındaki bütün isimler, Elazığ, Altay ve Adana'ya peş peşe yenilen kadroydu. Bu Fenerbahçe'nin, o yürünmesi dahi zor sahada, hem Gençler'i kendi alanına kilitlemesi, hem de çok etkili ve Gençler'i korkulara boğan sayısız atakla rakibine yüklenmesi, rüyalarımızdaki gerçek Fenerbahçe'nin havasını işaretliyordu sanki herkeslere...
Tuncay sol kanatta "uç adam" olarak ilk kez forma giyerken, o bölgede ne kadar da "can alıcı" bir oyuncu olduğunu nasıl da ispatlıyordu kendini yanlış yerlerde oynatanlara...
Hele hele Semih, golleri arasında iki - üç pozisyonda, yarım metre gerilerden çıkışlar yapabilse, hem Gençler daha ilk yarıda farklı bir yenilgiyle inecekti soyunma odasına, hem de Semih dünkü gollerinin hayal etmediği rakamlarına da ulaşabilecekti...
Fenerbahçe galibiyeti daha ilk yarıda kendine bağlayamayıp, Gençler'e kaptırdıysa eğer, burada futbolda şansın ne kadar önemli olduğunu vurgulamak gerekir. Çünkü Veysel'in vuruşu Mirkoviç'e çarpıp, Rüştü'yü kalesinde kontraya bırakmasa, dün gece berabere değil, gizemi ilk yarıda çözülmüş bir galibiyet olarak noktalanırdı. Evet Fenerbahçe, çok doğru bir anlatımla motive edilmişti bir hafta boyunca... Çocuklar sanki ayaklarındaki prangaları sökülmüş gibi "hür koşularla ve korkusuzca" kovalıyorlardı pozisyonları... Savunmadaki canlılık içinde koşan direniş, Gençler'in kontra çıkışlarına, hazırlıklı defans derinliği anlayışı doğrusu dün geceye kadar Sarı - Lacivertli kadroda hep hasret duyduğumuz yeniliklerdendi. Ayrıca toplu halde defansta, orta alanda ve hücumda çoğalan bir Sarı - Lacivertli takım fotoğrafının hasret duyulan kareleriydi. Ümit Özat, Johnson, Erhan Albayrak, Ali Güneş, Hakan Bayraktar, Kemal, Semih, Tuncay, Mirkoviç ve tabii kalede Rüştü, çimen boyutundaki gölü andıran oyun alanına, büyük alınteri döküyorlar ve bütün tribünleri hayretler içersinde bırakan bir "Büyük Fenerbahçe" gerçeğini sunuyorlardı taraftarlarına... Yani ilk kez başlarında, anlı - şanlı! bir teknik adamı olmadan sahayı ve rakibini tarumar eden Fenerbahçe, TAMER GÜNEY'in bilge ve babacan kişiliğiyle dövüşüyordu, şampiyonluğa oynayan ligin en flaş takımı karşısında...
Özetlersek... Bu maçın her anını ve soyunma odasındaki gerçekleri, yönetim kurulu olarak iyi tahlil edebilirse eğer Fenerbahçe idarecileri, sanırım bütün beğenmedikleri kalemlerin, yıllarca kendilerine neyi anlatmak istediklerini çok daha iyi yakalarlar.
esenay@milliyet.com.tr
SPOR

Ne geceydi ama!
At yarışları
Avrupa Ligleri
ÜLKER NAKAVT ETTİ: 87-58
2. LİG puan durumu
Houston tam gaz
Eczacı şampiyon gibi : 3-0
KALDI İKİ MAÇ
Rota Fransa
ŞARTLI DESTEK
Karadeniz sessiz
Sociedad'dan şov: 4-2
Koltuk sevdası : 4-0
Kayserispor'a Ankara tokadı : 4-1
Timsah kendini yaktı
Körfez eriyor
Adanaspor ağır yaralı: 4-2
Cuper'e uyarı
Hakan'a övgü
Haber turu...
Korku
Olağanüstü
Hayallerdeki Fenerbahçe
Pozisyon çok gol yok
|
|

|