14 Nisan 2003 Pazartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  KÜLTÜR & SANAT   
  ·  SERİ İLAN         



Kıbrıs üye, Türkiye ortak

     Atina'da 16 Nisan Çarşamba günü 10 yeni AB ülkesinin tam üyeliğe katılım töreni yapılacak.
     Yunanistan'ın dönem başkanlığına rastlayan bu törenin özel bir anlamı var: Güney Kıbrıs da 'Kıbrıs Cumhuriyeti' adı altında Avrupa Birliği çatısı altına giriyor.
     Hükümet bu törene 'düşük profilli' katılacakmış! Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Atina yolcusu... Kıbrıs'ta çözümsüzlüğe rağmen 'Türkiye yoluna devam ediyor'. Abdullah Gül'e göre 'pire için yorgan yakmak gereksiz'. Başbakan Erdoğan ise 'Güney Kıbrıs'ı tanımadık da ne oldu?' havasında.
     Erdoğan'ın Belgrad zirvesinde Simitis'e Kıbrıs'ta Sırbistan - Karadağ formülünü önerdiği ancak kabul görmediği öne sürülüyor.
     Geçen haftanın en önemli gelişmesi Hürriyet'in yayımladığı 12 Aralık Kopenhag zirvesi bant kayıtlarıydı.
     Danimarka Başbakanı Rasmussen ile Dışişleri Bakanı Möller arasındaki kulis konuşmalarının ses ve görüntü bantları, Kopenhag zirvesini 2004 sonunda 'Türkiye'ye AB kapısının açıldığı' şeklinde yorumlayan çevrelerin iyimserliğinin aksine geri plandaki 'oyun'u yansıtmaktadır.
     Oyala ve unut!
     Kopenhag'dan çıkan sonucu Almanya Dışişleri Bakanı Fischer'in Danimarka Başbakanı Rasmussen'e söylediği bu sözler özetliyor.
     Kameraların çekim yaptığından habersiz Danimarka Dışişleri Bakanı Möller şöyle konuşuyor:
     'Almanların içeride ve dışarıda söyledikleri birbirini tutmuyor. Joschka Fischer ile görüştüm. 12 saat içinde üç kez fikir değiştirdi. Önce Türkiye'nin birliğe tam üyeliğini istemediklerini, dışarıda tutulması gerektiğini söyledi. Sonra benden kendisi için Türkiye'ye karşı bir oyalama formülü bulmamı istedi, daha sonra da unutalım dedi.'
     Zirveden 'tarih için tarih' çıktıktan sonra Danimarka Başbakanı Rasmussen Erdoğan - Gül cephesinde düş kırıklığına yol açan sonucu şöyle yorumluyor:
     'Masada onların dostlarından hiçbiri yoktu. Kimse Türkiye'yi desteklemedi. Ben onlara tarih konusunda ısrarlı olmamalarının Türkiye'nin yararına olacağını anlatmaya çalıştım, anlamadılar. Tarih konusunda ısrar ettiler. Şimdi Türkiye'nin durumu 2004 Aralık zirvesinde görüşülecek.
     Türkiye'yi birliğe istemeyenler o zaman da bir bahane bularak karşı çıkacaklar ve bu iş uzayacaktır.'
     AB genişleme sürecinde Türkiye'nin 'tam üyeliği' ne yazık ki gelecekte de öngörülmüyor.
     TÜSİAD Brüksel Temsilcisi Bahadır Kaleağası'nın Avusturya gözlemlerini içeren bir yazısı çıktı Radikal'de. Avusturya Başbakanı Wolfgang Schüssel'in Türkiye için 'özel statü' öneren yaklaşımını duyurdu.
     AB çevrelerinde giderek yaygınlaşan eğilim Ankara'ya tam üyelik yerine 'ortaklık' statüsü tanınmasıdır.
     İşte 40 yıllık AB serüveninin sonu:
     Kıbrıs üye, Türkiye ortak!
     16 Nisan'da Atina'da 'yalnızlığın resmi' çekilecek!
     
     
     dsazak@milliyet.com.tr
     







Taha AKYOL
Saddam'ın Babil imparatorluğu

Çetin ALTAN
Yüz binlerce güneşin doğduğu gezegenler

Fikret BİLA
Gül'ün kaygısı ve umudu

Yasemin CONGAR
Saddam'ın ardından

Hasan PULUR
İzmir'in körfezi Moda'nın tramvayı

Derya SAZAK
Kıbrıs üye, Türkiye ortak

Ece TEMELKURAN
Kafalar bir milyon!

Yaman TÖRÜNER
Ekonomi yönetiminin oluşumu

Osman ULAGAY
Savaşa karşı olmanın tam zamanı

Güngör URAS
Halkımız bonoyu sevdi