15 Nisan 2003 Salı
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  KÜLTÜR & SANAT   
  ·  SERİ İLAN         


Amerikalı esirler de dost ateşiyle ölecekti

Esirleri müttefiklere öldürtmeyi planlayan Iraklılar, Amerikalı askerleri tuttuğu cezaevinin yanına uçaksavar topu yerleştirmiş. Ve müttefikler tuzağa düşmüş

     DIŞ HABERLER SERVİSİ

     Irak'ın Nasıriye'de esir aldığı 7 Amerikalı savaş esiri, tutuldukları evin kapısını tekmeleyerek açan deniz piyadelerinin "Amerikalıysanız ayağa kalkın" diye bağırmasının, yaşadıkları en güzel an olduğunu söyledi. Hemen ayağa kalkan eski savaş esirleri, muayene için C - 130 nakliye uçağıyla Kuveyt'e götürülürken bile hâlâ özgür olduklarına inanamıyordu. Bağdat'ın artık Amerikan güçlerinin elinde olduğunu kurtarıldıkları sırada öğrenen James Riley, Shoshana Johnson, Edgar Hernandez, Joseph Hudson, Patrick Miller, Ronald Young Jr. ve David Williams, uçakta Washington Post gazetesine yaptıkları açıklamada yedi - sekiz farklı yere transfer edilerek geçirdikleri mahkûmiyetleri boyunca sürekli öldürüleceklerini düşündüklerini dile getirdi.
     
     'KÖYLÜLER DÖVDÜ'
     Apache helikopterleri 23 Mart'ta Bağdat'ın dışında düşürülen Williams ve Young, canlarını kurtarmak için kendilerini attıkları bir kanalda, saatlerce yüzdüklerini, ancak köylülere yakalanmaktan kurtulamadıklarını söyledi. Köylülerin sopalarla dövdüğü, bir kamyonete bindirerek "Bakın ne yakaladık" diye gezdirdiği" ikili, askerlere teslim edildikten iki gün sonra diğer beş Amerikalı savaş esirinin yanına getirildi. Diğer beş savaş esiri ise 507. Ordonat Birliği'nde görevliydi. Araçlarının 23 Mart'ta Nasıriye yakınlarında yanlış yöne sapmasının bedelini, dokuz arkadaşlarının ölümüne tanık olarak ve kendilerini Irak askerlerinin elinde bularak ödedi.
     
     'SU, PİLAV VERDİLER'
     Teslim olmuşlardı, çünkü silahları kum yüzünden çalışmıyordu. 15 dakika süren çatışmada tek bir kurşun bile atamamışlardı. Esaretlerinin ilk anları bol bol dayakla geçti. Amerikalı tek kadın esir olan Johnson ise, cinsiyetini ancak kimyasal silahtan korunma giysisini çıkardığında kanıtlayabildi. Bu sayede Irak askerleri ona daha iyi davrandı. İki mahkûm grubu yakalandıktan iki gün sonra kendilerini Bağdat'ta sandıkları bir karakolda buldu. Burada iki hafta kaldılar. Çizgili cezaevi forması giyiyorlardı. Başta her biri ayrı hücrelerde kalıyordu. Günde iki veya üç kez verilen, su, çay, pilav, sac ekmeği bazen de tavukla besleniyorlardı. Birbirleriyle konuşmalarına asla izin verilmiyordu.
     Irak askerleri, kaldıkları yeri bir hedef haline getirmek için bir uçaksavar topu yerleştirmişti. Düşen bir müttefik bombasının duvarında delik açtığı cezaevinden kaçmaya teşebbüs bile etmediler. Ortalık Cumhuriyet Muhafızı kaynıyordu. Ama sonunda şans yüzlerine güldü. Şimdi hepsi kendilerini dört gözle bekleyen ailelerine kavuşacak olmanın heyecanı içinde.
     


GÜNCEL


Amerikalı esirler de dost ateşiyle ölecekti
Bu kez çok yanıldı
'Good Bush'a 10 barış sorusu
Tezkere krizi Demir At'ı vurmuş
Müzede eser kalmadı
Bağdat elçiliğimize yağmacılar saldırdı
Saddam efsaneleri
ABD'liler seyyar laboratuvar buldu
Serin Duruş







Melih AŞIK
Talihsiz Irak...
Can DÜNDAR
Meczup


 2002 yılında neler oldu?
 2001 yılında Türkiye'de olan önemli olaylar
 Adım Adım Susurluk