|


Kerbela ve Şiiler
BUGÜN sayıları milyonlarla ifade edilen Iraklı Şii Müslümanlar Kerbela'da buluşuyor. Böyle muazzam bir kitle hareketi, ancak Şiilik tarafından ve ancak "Kerbela" işaretiyle yapılabilirdi.
Tam 1323 yıl önce, Kerbela...
Hicret'in 61. yılı, Muharrem ayının 10. günü... Miladi tarihle 10 Ekim 680...
Hz. Ali'nin ikinci oğlu Hüseyin, az sayıdaki askerleriyle Kerbela'da... Emevi hükümdarı Yezid'in ordusu, İmam Hüseyin'i kuşatıp Fırat Nehri ile irtibatını kesiyor. Birçoğu susuzluktan kırılıyor.
Kurak Ortadoğu'da artık susuz kalan herkes Kerbala'yı anacaktır!
Hz. Hüseyin kahramanca çarpışıyor. Fakat kalleşçe fırlatılan bir mızrakla yaralanıp düşüyor. Başını kesip mızrağa takarak dolaştırıyorlar!
Kundaktaki oğlu Zeynel Abidin dışında hemen herkesi kılıçtan geçiriyorlar.
İmam Hüseyin'in, Kerbela'daki türbesine "Meşhed - ül Hüseyn" deniliyor.
***
Hz. ALİ de sabah namazına giderken Hariciler denilen anarşist grubun militanlarınca şehit edilmişti. Oğlu Hz. Hasan'ı da Emeviler zehirleyerek şehit etmişti.
Evet "Ehli Beyt" mazlumdur, mazlumların modelidir.
Ama ille de Hüseyin ve Kerbela...
Çünkü "Kerbela"da her kötülük var: Susuzluk var, kalleşlik var, zulüm var, istibdat var, işkence var, katliam var, hunharlık var...
Bunların karşısında ise İmam Hüseyin var: Zalime karşı başkaldıran mazlum, Peygamber torunu, şehit, mağdur, adil, alim... "İmam..."
Kur'an, "ulul emre itaat edin" diyor.
Şiilik "Yezid" örneğinde muhalif olduğu dünya iktidarlarını gayri meşru saydı, "istibdat" olarak vasfetti. "Ulul emr" Şiilikte Hz. Ali ile başlayıp Hasan ve Hüseyin'le, sonra Zeynel Abidin'le devam eden "12 İmam"ın ruhani otoritesidir.
Sünnilikte "ulul emr" kavramı 'yönetenler' (devlet) olarak anlaşılmıştır.
İslamın Şii damarı başkaldırıyı, Sünni damarı 'hukuk ve düzen'i temsil etti.
***
SÜNNİLERDE yüksek dereceli din adamlarına sadece "din alimi" olarak saygı gösterilir; çoğunlukla bunlar devlet görevlisidir zaten.
Şiilikte yüksek din adamları "İmam"ın naibi gibi görülür, "Hüccetül İslam, Ayetullah, Mercii Taklid" gibi ruhani ve ilmi sıfatları vardır. 'İçtihat' belki de bu sayede Şiilikte halen devam etmektedir.
Böylece Şii toplumu tarihen hem daha başkaldırıya yatkındır, hem din adamları etrafında oluşmuş bir 'örgütlü toplum'dur.
Onun için Sünni toplumlarda, hele de Osmanlı'nın devlet geleneğinin etkisiyle, dini ayaklanmalar görülmedi; aşiret, etnik ve sosyal isyanlar ayrı bir konu... 'İrticai ayaklanma' boş bir paranoyadır.
İslami ayaklanma Şii İran'da oldu. "İmam Humeyni" liderliğinde ve onun "velayeti fakih" doktrinini benimseyen Ayetullahların organizasyonuyla ayaklanan halk, "Yezid" olduğu fetvalarla ilan edilen "müstebit Şah"ı devirdi. Ayaklanan kitlelerin sloganı "bütün günler aşura, bütün yerler Kerbela!" idi.
Arap Şiiler "velayeti fakih" doktrinini benimsemiyor ama aynı Kerbela ruhuyla Amerika'ya direnişin başını çekiyorlar.
ABD'nin işi zor...
t.akyol@milliyet.com.tr
|
|

|