|


23 Nisan'la tarihin tekerleği
Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı... Büyük Millet Meclisi'nin kurulduğu 23 Nisan 1920'den bugüne...
83 yıl geçmiş.
Bu topraklardaki uygarlık yürüyüşünün dönüm noktalarından biri... Çağdaşlığa, demokrasiye açılan yola, millet egemenliği taşını döşeyen büyük bir atılım...
Bana her seferinde Atatürk'le birlikte değişimi, reformu anımsatır.
Her seferinde Atatürk'ün şu sözlerinin altını çizerim:
"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum.
Benim manevi mirasım ilim ve akıldır. Benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü zorluklar karşısında, belki gayelere tamamen eremediğimizi, fakat asla taviz vermediğimizi, akıl ve ilmi rehber edindiğimizi tasdik edeceklerdir.
Zaman süratle ilerliyor.
Milletlerin, toplumların, kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur.
Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar."
Yine Atatürk'ün şu sözleri de bu topraklarda değişimin bayrağıdır:
"Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet şekli demektir. Biz Cumhuriyet'i kurduk. Cumhuriyet, demokrasinin bütün icaplarını sırası geldikçe tatbikata koymalıdır."
Atatürk'ün çekmiş olduğu çağdaş uygarlık çizgisi böyle.
Bu çizginin çekildiği başlangıç noktası, 23 Nisan 1920'de açılan Büyük Millet Meclisi'dir.
Egemenliğin kaynağını gökten yere indirip millete emanet eden bu devrimci atılımla birlikte Atatürk ve dava arkadaşları Anadolu'daki tarihi yürüyüşü hızlandırdılar. Toplum ve devlet düzenini yukarıdan aşağı radikal biçimde değiştirecek Cumhuriyet Devrimi için düğmeye bastılar.
Bir başka deyişle:
Yeni devletin yüzü bilinçli bir tercih ve kararlılıkla Doğu'dan Batı'ya çevrildi.
Millet egemenliği...
Laik Cumhuriyet...
Demokrasi...
Atatürk'ün çektiği bu çağdaş uygarlık çizgisinden Türkiye bugüne kadar sapmış değil.
Sapacağı da yok!
İnişli çıkışlı da olsa, bazen sancılar da yaşasa, Türkiye doğru yolda ilerlemeye devam ediyor.
Yani tarihi yürüyüş sürmekte.
Eksikler elbette var.
Demokrasi deyince var. Hukuk devleti deyince var. İnsan hakları deyince var. Çağdaş eğitim deyince var. Sosyal adalet, dayanışma, eşitlik, özgürlük deyince var bir sürü eksiğimiz...
Ancak bir nokta kesin:
Bu ülke kendini değiştirebilecek, yenileyebilecek iradeye sahip olduğunu yakın tarih içinde göstermiş durumda. Son 83 yılda geriye gitmiş değiliz.
Kuşkum yok:
Tarihimizin tekerleği iyiye, güzele doğru dönecek, iyimserim.
Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun.
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|

|